Cumartesi, Eylül 24, 2022

Türkiye’nin yüzü nereye dönüyor?

Arda Tunca
Arda Tunca
1988’de Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun oldu. 1992’de İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Bölümü’nü bitirdi. Aynı üniversitede, Para-Banka anabilim dalında yüksek lisansını 1993’te tamamladı. 1992-1996 arasında akademik alanda çalışmalar yaptı. Akademik çalışmalar amacıyla 1994-1996 arasında Berkeley (ABD)’de yaşadı. 1996’da, AIESEC bursu ile DuPont de Nemours International S.A. şirketinin Avrupa merkezi Cenevre’de (İsviçre) çalışmaya başladı. 1998’de Türkiye’ye dönerek bankacılık sektöründe çalışmaya başladı ve zaman içinde çeşitli finans ve reel sektör kuruluşlarında yönetici olarak görev aldı. Pazar araştırmaları, tedarik zincirleri yönetimi, pazar geliştirme, finans ve finansal danışmanlık alanlarında çalıştı. Profesyonel yaşamının yanı sıra, çeşitli televizyon kanallarında, ekonomi programlarında yorumcu olarak yer aldı, mesleki dergilerde yazarlık yaptı.

Türkiye ya şahsiyetli bir duruşu ABD, Rusya, Çin vd. tüm dünya ülkelerine gösterecek ya da “denge politikası” sloganı ile “politikasızlık” koşullarında yol almaya çalışacak. Bugününün tercihi, demokrasiyi özümseyememişlerle bir arada olmaktan yana.

Küresel uluslararası ilişkiler Soğuk Savaş döneminden sonraki en sert ayrışmanın içinde. Rusya-Ukrayna savaşı, bu ayrışmanın boyut atlaması oldu. Batı ile Rusya arasındaki ilişkiler, 3. Dünya Savaşı’nın çıkabileceği olasılığının dahi konuşulabildiği günlere getirdi dünyayı. Batı’nın ama özellikle ABD’nin karşındaki diğer bir güç olarak Çin duruyor. Nancy Pelosi’nin Tayvan ziyaretiyle ABD ve Çin arasındaki ilişkiler de gerginlikte boyut atladı.

Uluslararası ilişkilerde sertliğin bu kadar arttığı bir dünyada Türkiye nerede duruyor?

Türkiye, 20 yıllık AKP iktidarı boyunca demokrasiden, özgürlükten, hukuktan koptu. Düşünülenin aksine, ilk 10 yılında da kopmaya başladı. Bir NATO üyesi olarak NATO içinde de sorunlu bir ülke konumunda. İsveç ve Finlandiya’nın üyeliğine itirazlarında haklılık payı olsa da, kendi geliştirdiği demokratik ve özgürlükçü düzenle Batı’nın karşısında güçlü ve şahsiyetli bir duruş sergileyebilirdi. Ancak Türkiye, otokratikleşen siyasi ve toplumsal düzeniyle Batı’dan kopuyor.

Demokrasi ve özgürlük Batı dünyasında da hasarlar aldı. Ancak, Batı dünyasında demokrasiyi var eden, yaşatan kurumlar siyasi iktidarlardan bağımsız olarak yerinde duruyor. Türkiye ise siyasi iktidarlardan bağımsız kurumlarını kaybetti.

Demokrasinin kavramlar ve kurumlar itibarıyla kök saldığı toplumlarda dahi bazen onlarca yıllık travma dönemleri yaşanabiliyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde mutlak demokrasi yok. Ancak, göreceli olarak Batı’nın Doğu’dan çok daha demokratik temellere oturduğu kesin.

Türkiye, Şangay İşbirliği Örgütü’ne üyeliği düşünüyor. Örgüt, 1996’da Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan’ın katılımıyla kuruldu. Daha sonra, Hindistan, Pakistan ve İran da dahil oldu. Hepsi demokrasi ile ağır sorunu olan ülkeler.

Türkiye’de bugünkü iktidar siyasal rejimi İslami temellere giderek daha fazla dayandıran bir değişikliğe gidiyor. Bu rejim altında demokrasinin son derece kısıtlı olarak var olabileceği görülebiliyor. Dolayısıyla Türkiye, bir yaşam felsefesi tercihi ortaya koyuyor.

Yaşam tercihini ekonomideki kararlarda görüyoruz. Uluslararası ilişkilerde de ekonomik yansımaları olabilecek gelişmeler yaşanıyor. Rusya, kendisini uluslararası finansal sistemden izole eden Batı yaptırımlarının genişlemesini engellemeye çalışıyor. ABD ise bir Reuters haberine göre 15 Eylül’de Rusya’nın Mir adlı kart ödeme sisteminden sorumlu NSPK adlı bankanın genel müdürünü yaptırıma tabi tuttu. Buna karşın Rusya, bu ödeme sistemini kabul eden ülkelerde ödeme ağının genişletileceğini duyurdu.

Türkiye’de, Mir kart ile ödeme sisteminde Halkbank, Vakıfbank, Ziraat Bankası, Denizbank ve İş Bankası bulunuyordu. İş Bankası, 19 Eylül günü sistemin dışına çıkacağını açıkladı. Denizbank ise, Mir sistemi üzerinden işlemlerini durdurdu. Ukrayna, Rusya’nın uluslararası finansal sistemde yer almasına katkı sunan ülkeler ve kuruluşlara yaptırım uygulanmasını istiyor.

Türkiye, Mir kartlı ödeme sistemini kullanan kuruluşlar nezdinde yaptırımlarla karşılaşabilir mi? Bu sistemi kullanan bankalar yaptırım olasılığına karşı önlemler düşünüyorlar mı? Gelişmeleri izleyeceğiz.

Türkiye, ya demokrasinin, özgürlüklerin, insan haklarının evrensel değerlerine bağlı kalacak şahsiyetli bir duruşu ABD, Fransa, İngiltere, Almanya, Rusya, Çin, Hindistan, Pakistan ve diğer tüm dünya ülkelerine gösterecek ya da “denge politikası” sloganı ile nerede olduğu bilinmez bir arada kalmışlık yaşayarak ekonomide ve uluslararası ilişkilerde “politikasızlık” koşullarında yol almaya çalışacak. Bugününün tercihi, demokrasiyi özümseyememişlerle bir arada olmaktan yana.

PolitikYol'da yayınlanan yazılar her gün öğlen mailinizde!

Arda Tunca
Arda Tunca
1988’de Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun oldu. 1992’de İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Bölümü’nü bitirdi. Aynı üniversitede, Para-Banka anabilim dalında yüksek lisansını 1993’te tamamladı. 1992-1996 arasında akademik alanda çalışmalar yaptı. Akademik çalışmalar amacıyla 1994-1996 arasında Berkeley (ABD)’de yaşadı. 1996’da, AIESEC bursu ile DuPont de Nemours International S.A. şirketinin Avrupa merkezi Cenevre’de (İsviçre) çalışmaya başladı. 1998’de Türkiye’ye dönerek bankacılık sektöründe çalışmaya başladı ve zaman içinde çeşitli finans ve reel sektör kuruluşlarında yönetici olarak görev aldı. Pazar araştırmaları, tedarik zincirleri yönetimi, pazar geliştirme, finans ve finansal danışmanlık alanlarında çalıştı. Profesyonel yaşamının yanı sıra, çeşitli televizyon kanallarında, ekonomi programlarında yorumcu olarak yer aldı, mesleki dergilerde yazarlık yaptı.
spot_img
PolitiYol Telegram'da
PolitikYol.com Podcast

GÜNÜN YAZILARI

SÖYLEŞİLER

SOSYAL MEDYA

13,609BeğenenlerBeğen
10,160TakipçilerTakip Et
50,361TakipçilerTakip Et
9,354AboneAbone Ol

GÜNDEM

ÇEVİRİLER

Bir Cevap Yazın

YAZARIN DİĞER YAZILARI