“Ne olacak bu CHP’nin hali? Neden iktidar olamıyoruz?” sorularına kesin ve kalıcı cevaplar bulmak uğruna yollara düştük.

Elbette ilk durağımız Avrupa olacaktı. Sol düşüncenin anavatanı Avrupa ülkelerinin hemen hepsinde güçlü sol partiler sık sık iktidara geliyor, kesintili de olsa ülke kaderini şekillendirecek güce ulaşıyor. Hepsinden önemlisi Avrupa Parlementosu’nda çok güçlü bir sosyalist grup vardı.

Doğal olarak işe sosyalistlerin ilk deneyimi olan 100 gününü tamamlayamayan Paris Komünü’nü incelemekte başlayalım dedik.

Istanbul Atatürk Havalimanından Air France uçuşu ile Parise sabahın ilk ışıklarında indik. Buradaki CHP’li dostlarımızın da yardımıyla ülkedeki politik atmosferi ve sol partilerin durumuna yakından bakabilecektik. Ama daha ilk durak ilk temasta projemiz yerle bir oldu.

Pasaport polisine neden geldiğimizi anlatmaya çalışırken çok sert bir cevap aldık:

“Olmaz kardeşim oooolllmaaaz. Aradığın sorunun cevabını burada bulamazsın. Hala akıllanmadınız mı? 150 yıldır Avrupa solunu anlamaya, taklit etmeye çalışıyorsunuz. Olmuyor, olmaz. Çünkü siz farklısınız kabul edin artık. Marx 200 sene önce Doğu sorunu dedi siz hala kendinizi Avrupalı, Batılı gibi tanımlamakta ısrar ediyorsunuz. O yüzden olmaz. Git kardeşim git, Latin Amerika’ya git. Bak orası size daha çok benziyor. Orada da sol iktidarlar var. Orayı daha kolay anlarsınız. Onlar size daha çok benziyor” dedi.

Adam bildiğin Türkiye ve sol uzmanı çıktı… Ee ne yapacağız Venezuelaya mı gidelim Maduro mudur kaderimiz? Allahım niye daha keyifli yazmıyorsun?

Bizim Fransız kasıntı polisimizden cevap;

“Bak aslında Venezuela’dan alacağınız çok ders var ama sen madem sol partiler ve iktidar sorularına cevap arıyorsun Emiliano Zapata, Panço Villa’dan başla”

-Yani Meksika’ya mı gideyim?

“Evet alın bunu götürün Meksika uçağına bindirin” diye de yanındakilere emir çaktı.

Ey kader, ey tarih ey dirok… El mahkum hayatımızın sırrını çözmek için Meksika’ya gidecektim. Arkadan bağırarak konuşuyordu hala bizim Mösyö Police “Onlar İngilizce konuşan gringoları sevmez. Meksika tehlikeli bir yerdir. Hiç değilse üç beş kelime İspanyolca öğren uçakta. Lazım olur.”

Pek bir yardımsever pasaport polisimiz herseyi kolaylaştırıyordu da uçaktaki üç beş kelime İspanyolca yeter miydi ki bize?

Zapatos zapatistleri anlayacağız önce. Bu kolaymış. Ayakkabı demekmiş “Zapatos”. “Shoes” gibi çoğul kullanılıyor. Ayaktakımı anlamında “zapatistler” mi demişler adamlara. Yol notları ve Meksika egzersizleri yoğunlaştıkça adamın ne kadar haklı olduğu ortaya çıkıyordu.

PRI yani Partido Revolucionario Institucional, Meksika’da 1929 yılında kurulan merkez eğilimli ve Sosyalist Enternasyonal üyesi Kurumsal Devrimci Parti (PRI). 2000 yılına kadar kesintisiz 71 yıl iktidarda kalmış. Bu neredeyse Sovyetler kadar etkileyici bir deneyim. Bunu gerçekten anlamak lazım.

Ve işte gidiyoruz. Meksikadan notlarla dönmek umuduyla Hasta Luego!!!

(Yeniden Görüşmek Üzere)