Siyasetin nabzının yükseldiği, seçim öncesi zamanlarda olup bitenler, aklıma Sokrates’in, başarmak isteyen bir gence vermiş olduğu dersi getirir.

Bilge olmak için yanıp tutuşan bir genç, Sokrates’e sormuş:

“Sizin gibi bir bilge olmak istiyorum, bunu nasıl başarabilirim?”

Sokrates ayağa kalkmış ve “gel benimle” demiş.

Yakındaki ırmağın kenarına gitmişler.

“Eğil” demiş, Sokrates, genç de eğilmiş.

Tam o an Sokrates, genç adamın kafasını suya batırmış.

Çırpınması fayda etmemiş.

Yeterince zaman geçtiğine kanaat getiren Sokrates bir süre sonra genci bırakmış.

Zavallı genç, şaşkın bir biçimde derin derin nefes alıp veriyormuş.

LİDERLİK, KARARLILIK GEREKTİRİR!

Sokrates sormuş:

“Suyun altındayken ne hissettin?”

“Beni boğmak istediğinizi sandım.”

“Peki” demiş, Sokrates, “O sırada tam olarak istediğin şey neydi?”

“Aklımdan geçen tek şey” demiş, genç adam; “nefes almak için bir an önce kurtulmaktı.”

Bunun üzerine Sokrates şunları söylemiş:

“Başarının sırrı da bu! Suyun altındayken nasıl bir an önce nefes almak istiyorduysan, bilgelik için de kararlılık göstermelisin.”

Yerel seçimlere iki ay kala en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, Sokrates’in verdiği dersteki kararlılık bilincine sahip olmaktır.

SİYASETİN TURNUSOLU!

Siyasette başarı için mucizeye değil, kararlılığa, tutarlılığa ve bütünselliğe ihtiyaç var.

Siyaset becerisinin turnusolu yerel seçimlerdir.

Siyasetle iştigal edenler, kendi aralarında, “İl Başkanlığı yapmadan, siyaset yaptım denemez; yerel seçim yaşamadan da il başkanlığı yaptım denemez” diye bir söz kullanırlar.

Yaklaşık bir yıl önce CHP İstanbul İl Başkanlığına seçilen Canan Kaftancıoğlu, önceki gün bu sözün doğruluğunu bir kez daha kanıtladı.

Kulislere bakılırsa şiddetle karşı olduğu bazı şahsiyetleri adları İstanbul’un önemli bazı ilçeleri için başkan olarak önerilince istifa ettiğini açıklamış.

Hem de bir tweetle!

İSTANBUL VAR, İSTANBUL’DAN ÖTE!

Hep dediğimiz gibi, “İstanbul, İstanbul’dan ötedir”.

İstanbul’daki en küçük bir sarsıntı, Türkiye için deprem demektir.

CHP de bunun farkında olmalı ki Kaftancıoğlu’nu ikna etmiş.

Şu tweetler, ikna edildiğinin göstergesi:

“Yerel seçim sürecinde CHP İstanbul örgütünün sesini partimizin karar mekanizmalarına yeterince yansıtamadığımı düşündüğüm için, vicdani kararımla il başkanlığından ayrılarak bundan sonraki sürece partimizin bir neferi olarak devam etme kararı almıştım.

İl yönetimindeki arkadaşlarımın ve örgütümüzün yoğun baskısıyla, partimize, örgütümüze, seçmenimize ve İstanbul’a olan sorumluluğum gereği görevime ve mücadeleme devam ediyorum.”

AZİM, ÇABA, SABIR!

Yerel seçim süreci stresli bir süreç ve her biri kendi alanında öne çıkmış pek çok isimden birinde karar kılmak, diğerlerinin tepkisine yol açabilir ancak liderlik, ikircik kaldırmaz.

Hak etmediği düşünülen ve hatta adı şaibelere karışmış bir ismin aradan sıyrılma riski her zaman vardır. Bunu önlemek de bir liderlik maharetidir; bunun için daha işin başında bir ilkeler manzumesi ortaya koymak ve herkesin buna göre pozisyon almasını sağlamak gerekir.

İlkeler manzumesi baştan ortaya konulmuş olmasına rağmen çeşitli güç odakları tarafından ihlal edilme, işlemez hale getirilme riski olduğu da muhakkaktır.  Bu tarz durumlarda çıkış yolu, çekip gitmek değil, mücadeleye daha da sıkı sarılmaktır. Çünkü bir liderin kararı, kişisel değildir.

Atılan adım, liderin kendisiyle birlikte anlamlı bir topluluğu ilgilendirmektedir. Bu nedenle karar almadan önce enine boyuna düşünülmeli ve ona göre bir değerlendirme yapılmalıdır. İstifa etmek ciddi bir karardır; bu kararı aldıktan birkaç saat sonra geri adım atmak, liderlik açısından zafiyet göstergesidir.

Şöyle bir söz var; “sorun yaşanmayan bir işi yönetmek için özel bir beceriye ihtiyaç yoktur.”

Yani Kaftancıoğlu’nun liderliğini göstermesi gerekirken, yaratacağı “deprem etkisi”nin arkasına sığınmış olması kabul edilemez.

“Lideri, sıradan insanlardan ayıran da zorlukların üstesinden gelebilmek için özel bir çaba, büyük bir kararlılık, taş çatlatan bir sabır gösterebilmektir.”

“Özel bir çaba, büyük bir kararlılık ve taş çatlatan bir sabır” için ilkeli olmak gerekir.