Öğretmen, din dersinde, öğrencilerinden birini kaldırıp, Kurban Bayramının öyküsünü anlatmasını istemiş.

Öğrencinin bilgisi yarım yamalak ama başlamış anlatmaya:

“Hazreti Davut’un çocuğu yokmuş. Günlerce Allah’a dua edip, yalvarmış. ‘Yarabbim bana bir kız çocuğu verirsen onu sana kurban ederim’ demiş. En sonunda duası tutmuş; bir kızı olmuş. Davut, kızının adını Ayşe koymuş. Gel zaman git zaman, çocuğun kurban edileceği zaman gelmiş. Hz. Davut kızı yatırmış, tam boğazını kesip kurban edecekken elinde bir keçiyle Azrail  gökten inmiş. ’Ey Davut, kızı bırak, al bu keçiyi kurban et’ demiş.”

Öğretmen, kızmış; “otur, 0” demiş.

Öğrenci, “yanlış bir şey mi söyledim?” diye öğretmenine sormuş.

Öğretmen dayanamamış:

Yahu çocuğum” demiş; “Anlattığın şeyin hiçbir tarafı doğru değil ki! Allah’a dua edip, yalvaran Hz. Davut değil, Hz. İbrahim. Dilediği evlat, kız değil erkek. Çocuğun ismi Ayşe değil İsmail. Gökten indirilen hayvan keçi değil, koç. Getiren de Azrail değil Cebrail.”

KİM İNANIR?

Hafta sonu sandık başına gideceğiz.

Gideceğiz gitmesine ama son virajda ağza alınmayacak pek çok söz söyleniyor.

AKP’nin İstanbul mitinginde konuşan Mehmet Ağar’ın dedikleriyle biyografisi arasındaki fark, insana yukarıdaki fıkrayı anlatıyor.

Tarım Bakanı Pakdemirli, muhalefeti kast ederek, “bu adilere sandıkta gereken cevabı vereceksiniz” diyor.

Cumhurbaşkanının, İçişleri Bakanının açıklamalarını zaten biliyorsunuz.

Bütün bunlar, var olduğu bilinen kararsız seçmeni kendi lehlerine kararlı hale dönüştürüp konsolide etmeyi amaçlıyor.

Kamuoyu araştırmaları, kararsız seçmeni, kararlı seçmen ile doğru orantılı dağıtıyor ama kararsızların çoğunluğunu, daha önce AKP’ye oy vermiş seçmenler oluşturuyor.

MANSUR, YAVAŞ YAVAŞ GELİYOR!

Sandığa gitmekte kararsız görünen seçmenin diğer seçmenlere oranı, örneğin Ankara’da, yüzde 12 civarındadır.

Henüz kararını verememiş Ankara seçmenin yüzde 60’ı, daha önce AKP’ye; yüzde 20’si CHP’ye oy vermiş seçmenden oluşuyor.

Geri kalan yüzde 20’siyse sol, sosyalist ve Kürt seçmenlerden oluşuyor.

Kararsız seçmen kararlı seçmenle doğru orantılı bir biçimde sandığa giderse veya aynı denge ile gitmezse Mansur Yavaş en az 7 puan farkla kazanıyor.

Daha önce AKP’ye oy vermiş seçmen sandığa gider, diğerleri gitmez ise birbirine yakın oranlarda ama gene Mansur Yavaş kazanıyor.

Sol, sosyal demokrat, sosyalist oylar sandığa gider, AKP’ye oy vermiş kararsızlar sandığa gitmezlerse Mansur Yavaş, bu kez de en az 10 puan farkla kazanıyor.

Benzer bir durum İstanbul’da da kendisini gösteriyor.

SONUN BAŞLANGICI!

Ancak Ankara, iktidarın yumuşak karnını oluşturuyor. Biliyorlar ki Ankara’yı Millet İttifakının adayı Mansur Yavaş alırsa kendileri için “sonun başlangıcı” olacak.

Buna İstanbul, Bursa, Adana, Mersin, Antalya, Denizli ve Balıkesir katılırsa bu süreç hızlanacak.

Bu gidişatı, “sahte senet” de durduramaz; CHP içi muhalefetin “özel sohbetlerini servis etmek” de!

Seçmen kararını vermiş bir kere; iktidar için geri dönülmesi zor bir süreç başlamış görünüyor.

Ne diyor şarkı?

Dönülmez akşamın ufkundayım, vakit çok geç.”