Galile’yi hatırlıyor musunuz?

Yaptığı çalışmalarla “modern fiziğin babası” unvanını almış bir bilim insanı.

Hatırlıyorsanız, “dünya, güneşin etrafında dönüyor” dediği için Engizisyon Mahkemesi’nde yargılanır.

Yargılama sırasında, “dünyanın hareket ettiği” fikrinden vazgeçmeye ve bu görüşlerini lanetlenmeye zorlanır.

Engizisyonnun şartlarını kabul eder ama gene de hapse atılır.

Hapisteyken gözlerini kaybeder.

Sonra O’nu ev hapsine mahkum ederler; ömrünün sonuna kadar evde yaşamak zorunda kalır.

Çünkü adaletsizliği engelleyecek güce sahip değildir.

Bir iddiaya göre mahkemede pişman olduğunu itiraf ettikten hemen sonra yakınında bulunanlara, bir başka iddiaya göre de ölmeden az önce “eppur si muove” diye fısıldar.

Yani “gene de dönüyor dünya!

Almanların, “adalet yoksa memleket yıkılır” şeklinde bir sözleri vardır.

Nitekim bilimsel gerçeklere gözlerini kapatan ve adil yargılanma hakkını ortadan kaldıran Kilise Düzeni, bilimsel bilginin ışığı karşısında çaresiz kalır ve yıkılır.

Modern Avrupa’nın kuruluş süreci, işte böyle meşakkatli bir mücadele sürecinin sonunda gerçekleşir.

O gün bugündür, engizisyon, bütün “kötülüklerin simgesi” olarak anılırken, Galile, “modern bilimin babası” olarak bilinmektedir.

Demek ki neymiş?

Mücadele edenler her zaman kazanamayabilir ama kazananlar, yalnızca mücadele edenlerdir.”

El verin, omuz verin; adalet olsun.

Adalet olursa Türkiye kazanır!