Cumartesi, Ekim 1, 2022

Yönetim krizi

Arda Tunca
Arda Tunca
1988’de Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun oldu. 1992’de İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Bölümü’nü bitirdi. Aynı üniversitede, Para-Banka anabilim dalında yüksek lisansını 1993’te tamamladı. 1992-1996 arasında akademik alanda çalışmalar yaptı. Akademik çalışmalar amacıyla 1994-1996 arasında Berkeley (ABD)’de yaşadı. 1996’da, AIESEC bursu ile DuPont de Nemours International S.A. şirketinin Avrupa merkezi Cenevre’de (İsviçre) çalışmaya başladı. 1998’de Türkiye’ye dönerek bankacılık sektöründe çalışmaya başladı ve zaman içinde çeşitli finans ve reel sektör kuruluşlarında yönetici olarak görev aldı. Pazar araştırmaları, tedarik zincirleri yönetimi, pazar geliştirme, finans ve finansal danışmanlık alanlarında çalıştı. Profesyonel yaşamının yanı sıra, çeşitli televizyon kanallarında, ekonomi programlarında yorumcu olarak yer aldı, mesleki dergilerde yazarlık yaptı.

Türkiye’nin cumhurbaşkanlığı sistemi altında yaşadığı yönetim krizi ve toplumsal travma ekonomide de sonuçları ağır olan yansımalar buldu. Halen güçlü dolarizasyon koşulları söz konusu.

Yıllardır hiçbir yılın enflasyon hedefini tutturamayan bir merkez bankası ciddiye alınabilir mi? Aynı yıl içinde yıl sonu enflasyon tahminini %42.8’den %60.4’e yükselten bir merkez bankası ciddiye alınabilir mi? Bu merkez bankasının para piyasası kurulu toplantıları sonrasında ilan ettiği metinleri okumanın bir gereği var mıdır?

Bir merkez bankası başkanı 10 ay içinde başında bulunduğu kurumu yok etmiş ve para politikasını çalışmaz hale getirmişse, başında bulunduğu kurumun “sert tedbirler” aldığından nasıl söz edebilir? Üstelik, aynı merkez bankası TÜİK verilerine göre Eylül 2021’de %19.58 olan enflasyonu Haziran 2022’de %78.62’ye getirmişse.

Yine aynı merkez bankası başkanı faizlerin politika faizine yakınsamasından söz ediyor. Aynı merkez bankasının Eylül 2021’den bu yana ortaya koyduğu faiz uygulamasının piyasada faizi yükselten etkilerinden haberi yok mu? Bu faiz artışının nedeni Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK). Kurumlar arasında nasıl bir koordinasyonsuzluk olduğunu Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) enflasyon raporundan daha iyi hiçbir şey anlatmıyor.

BDDK, para politikasının yerine geçerek Türkiye’nin en büyük kredi genişlemesi süreçlerinden birinin önüne geçmeye çalışıyor. Piyasa dinamikleri değil, baskı usulleri çalışıyor. 2022’nin başında 2.8 trilyon TL büyüklüğünde olan TL cinsinden krediler 22 Temmuz 2022’ye ait verilere göre 3.9 trilyon TL seviyesine ulaştı. Artış, 1.1 trilyon TL tutarında.

Türkiye’nin cumhurbaşkanlığı sistemi altında yaşadığı yönetim krizi ve toplumsal travma ekonomide de sonuçları ağır olan yansımalar buldu. “Politika” nitelemesinde bulunulamayacak uygulamalarla kurlardaki yükseliş durdurulamadı. Her ne kadar kur korumalı mevduata (KKM) piyasa koşulları dışında zorla yönlendirme yapıldıysa da, “Liralaşma” gibi tutarlı bir politika temeli olmayan zorlama bir kavramın altı da doldurulamadı. KKM hesaplarında 22 Temmuz 2022’ye ait BDDK verilerine göre 1.1 trilyon TL birikti. KKM hesapları hariç tutulduğunda dahi bankacılık sistemindeki toplam 7.3 trilyon TL’lik toplam mevduatın %56’sı halen yabancı para cinsinden mevduat hesaplarından oluşuyor. Yani, halen güçlü dolarizasyon koşulları söz konusu.

Ödemeler dengesi, Mayıs 2022 itibarıyla, Mayıs 2021’e göre büyüyen bir açıkla karşı karşıya. Yeni Ekonomi Modeli açıklamalarının yapıldığı günlerde toplumdan 6 ay sabır isteyen hükümet, aradan geçen 8 aya rağmen, şimdi de 2023’e işaret ediyor.

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülke merkez bankalarından arka arkaya faiz artırımı kararları çıkarken, yine aynı merkez bankası başkanı para politikasının olmadığı bir ülkenin CDS primleri yükselişini “dış mihrak” bahanesine yükleyecek açıklamalarda bulunuyor.

Türkiye büyük bir transformasyon sürecinde. Bunun temelinde derin ideolojik fay hatları yer alıyor. Piyasa fiyatlarını Allah’ın belirlediğine dair açıklamalar hatlardaki kırılmaları ifade ediyor. Seçimi beklemekten başka çare kalmadı.

Türkiye, çok büyük bir transformasyon sürecinde. Dış politikadaki yalpalamalar ile, ekonomideki politikasızlık ve koordinasyonsuzluk koşulları ile. Bu büyük transformasyonun temelinde derin ideolojik fay hatları yer alıyor. Piyasa fiyatlarını Allah’ın belirlediğine dair açıklamalar bu derin ideolojik fay hatlarındaki kırılmaları ifade ediyor.

Toplumda yaşanan kutuplaşma adeta bir medeniyetler ayrılığına işaret ediyor. Bu medeniyetler ayrılığının dış politikadaki etkisi uluslararası arenada Türkiye’nin nerede konumlandığının anlaşılmaması olarak görülüyor. Ekonomide, faiz özelinde ortaya çıkıyor.

Seçimi beklemekten başka hiçbir çare kalmadı. Yazıya devam etsem, ekonomideki tutarsızlıkları anlatmakla bitiremem. Sayfalar dolusu analizlerle yazıya devam edebilirim.

Seçime kadar sadece hasar tespitleriyle yazmaya ve konuşmaya devam edeceğiz.

PolitikYol'da yayınlanan yazılar her gün öğlen mailinizde!

Arda Tunca
Arda Tunca
1988’de Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun oldu. 1992’de İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Bölümü’nü bitirdi. Aynı üniversitede, Para-Banka anabilim dalında yüksek lisansını 1993’te tamamladı. 1992-1996 arasında akademik alanda çalışmalar yaptı. Akademik çalışmalar amacıyla 1994-1996 arasında Berkeley (ABD)’de yaşadı. 1996’da, AIESEC bursu ile DuPont de Nemours International S.A. şirketinin Avrupa merkezi Cenevre’de (İsviçre) çalışmaya başladı. 1998’de Türkiye’ye dönerek bankacılık sektöründe çalışmaya başladı ve zaman içinde çeşitli finans ve reel sektör kuruluşlarında yönetici olarak görev aldı. Pazar araştırmaları, tedarik zincirleri yönetimi, pazar geliştirme, finans ve finansal danışmanlık alanlarında çalıştı. Profesyonel yaşamının yanı sıra, çeşitli televizyon kanallarında, ekonomi programlarında yorumcu olarak yer aldı, mesleki dergilerde yazarlık yaptı.
spot_img
PolitiYol Telegram'da
PolitikYol.com Podcast

GÜNÜN YAZILARI

SÖYLEŞİLER

SOSYAL MEDYA

13,609BeğenenlerBeğen
10,160TakipçilerTakip Et
50,763TakipçilerTakip Et
9,354AboneAbone Ol

GÜNDEM

ÇEVİRİLER

Bir Cevap Yazın

YAZARIN DİĞER YAZILARI