AKP Genel Başkanı Binali Yıldırım, 65. Hükümeti açıklamasının ardından. TBMM’deki AKP grubuna geldi. Yıldırım’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

"Türkiye’nin bağımsızlığı, toprak bütünlüğü için hayatını seve seve veren kahraman şehitlerimizi şükranla anıyor, gazilerimize acil şifalar diliyoruz. 

Bugün yeni hükümetimiz kuruldu, az önce ilan ettik. Ülkemize, milletimize hayırlı olsun. Cenabı mevlam da yeni dönemde güzel hizmetleri insanımıza, milletimize yapmayı bizlere nasip eylesin. Sizler bizim her şeyimizsiniz, sizler olmadan bizim ne günümüz olur. Milletimiz mutluysa, memnunsa biz ondan ancak ve ancak gurur duyarız, sorumluluğumuz daha da artar, daha da güzel hizmetleri yapmak için canla başla çalışırız. 

Sizlerle aynı yolda omuz omuza yürümek benim için şereflerin en onurlusudur. Türkiye’ye hizmet etmek en büyük gururdur. Sorumluluğu bize veren Rabbime hamdediyorum, şükrediyorum.

Partimizin ikinci genel başkanı, değerli yol arkadaşım Sayın Ahmet Davutoğlu’na bir kez daha bu vesileyle ülkemiz için, milletimiz için yaptığı güzel hizmetlerden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum. 

Anlamlı mesajıyla kongremizi onurlandıran AK Partimizin kurucusu, Genel Başkanımız, liderimiz, Türkiye’nin ilk seçilmiş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a buradan sevgilerimizi, saygılarımızı iletiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanım, buradan AK Parti grubu olarak diyoruz ki, yolun yolumuzdur, davan davamızdır, sevdan sevdamızdır. Bu dün de böyleydi, bugün de böyle, gelecekte de böyle olmaya devam edecek. 

15 yıl önce beraber çıktığımız bu yolda millet yolunda liderliğinizde ülkemize çok güzel hizmetleri kazandırdık. AK Parti yeri geldi vesayet odaklarının tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Partimizi kapatmaya kalktıklarında karşılarında Recep Tayyip Erdoğan ve yol arkadaşları vardı. Hükümetimize muhtıra verdiklerinde yine karşısında biz, milli iradeden başka hiçbir güç tanımayan kadroların başında Recep Tayyip Erdoğan vardı. 

Yine sesim arıza moduna geçiyor, onun için biraz bana müsaade edin, 10 dakika meramımı anlatayım, sonra istediğiniz kadar coşkuya serbestsiniz.  

AK Parti 15 yılda, Türkiye’yi nereden aldı, nereye götürdü bu salondaki arkadaşarımızın hepsi şahittir. 2001 kriziyle yerle bir olmuş bir Türkiye’de esnaf siftah yapmadan dükkan kapatıyordu. Başbakanlık önüne kasasını bırakan esnaf vardı. İşte böyle bir Türkiye’yi 2002 Kasım seçimlerinde AK Parti milletimizin teveccühüyle işbaşına geldi, kalkınma dedi, kriz sonrası bozulan ekonomiyi süratle düzeltti. 

Öylesine reformlar, dönüşümler gerçekleştirdik ki, IMF’ye borcumuz bitmişti. Bir ülke Türkiye gibi bir ülke, Ortadoğu’nun, Kafkasların, Balkanların istikrar merkezi Türkiye IMF’nin memurlarından talimat alacak konuma gelmişti. Bu, bu milletin onuruna dokunan işti. Bugün IMF’yi göndermekle kalmadık, IMF’ye dedik ki, ‘ihtiyacınız varsa kredi açmaya hazırız.’

AK Parti bütün bunları yaparken bazıları da boş durmadı. Yeri geldi, Cumhurbaşkanlığı seçimi yapacağız bir icat çıkardılar. Hukuk icadı 367 garabeti. Bugüne kadar Cumhuriyet tarihinde Cumhurbaşkanının nasıl seçileceği belli. Defalarca uygulaması var. Bütün bunlar bir kenara bırakıldı, yeni bir içtihat,  bir hukuki formül gerçekleştirildi. Bu vesayetin başka bir şekliydi. Milli irade gücünü arkasına alan AK Parti’nin gücünü engelleyen bir girişimdi. Madem öyle işte böyle işte sandık dedik ve AK Parti gerçek sahibine gitti, sandığa gitti. Bizim sandıktan, milletten başka dayanağımız yok. Biz hatırlı çevrelere boyun eğen, istikamet belirleyen bir parti değiliz. 

AK Parti 2007 seçimlerinde tekrar güçlenerek çıktı. Davamız haklı, yolumuz doğruydu. Yolumuz milletin yoluydu. Bu sefer Cumhurbaşkanının seçimi kilitlenince çözüm millettir dedik. Millet kararını verdi, ‘Cumhurbaşkanını ben seçeceğim’ dedi. Cumhurbaşkanımız Türkiye’nin, Cumhuriyet tarihinde ilk defa milyonlarca vatandaşımızın oylarıyla seçilmiş Cumhurbaşkanımızdır. Bu gerçeği bazıları kabul etmese de, dost düşman bunu böyle kabul ediyor. 

Şimdi diyorlar ki, ‘Cumhurbaşkanı memleket meselelerine karışıyor. Eskiler gibi otursun orada, merasimlere gitsin, protokol işlerini yapsın, temsili olsun.’ 21 milyon vatandaşın oyunu alan bir Cumhurbaşkanı ne yapacak? Millete karşı sorumluluğu var. Ben ‘Sorumsuzum’ diyemez. Siyasi sorumluluğu var, Cumhurbaşkanımız da bu sorumluluğunu yapıyor. Barış için, kardeşlik için, her türlü inisiyatifi kullanıyor, bundan sonra da kullanmaya devam edecek.

Kongre konuşmamda da bahsettim. Önümüzde önemli konular var. Birinci konu terördür. Ülkemizin enerjisini tüketen, milletimizin barışını, huzurunu, güvenliğini tehdit eden terör en önemli konularımızın başında geliyor. Buradan bir kez daha ilan ediyorum. Milletim rahat olsun. Türkiye’yi bu terör belasından mutlaka kurtaracağız. Şimdi bana soruyorlar. ‘Bu operasyonlar ne zaman bitecek?’ Cevap çok kısa ve net. Kanlı terör örgütü sivillerimize karşı, silahlı saldırıları tamamen sonlandırıncaya kadar devam edecek. İki, kanlı terör örgütü güvenlik güçlerimize silahlı saldırısını durduruncaya kadar devam edecek. Üç mutlak suretle vatandaşımızın can ve mal güvenliği sağlanıncaya kadar devam edecek. Silahların yok olup kaldırılmasına kadar devam edecek. Özellikle bölgede yaşayan vatandaşlarıma sesleniyorum. PKK’nın sizin gibi derdi sorunu yok. O bölgedeki sorun PKK ve terör örgütüdür. Bu sorunu aramızdan çıkarmaya ahdettik, yemin ettik. 2023 hedeflerine, muasır medeniyetler seviyesine kararlı adımlarla yürüyüşümüzü devam ettireceğiz.  

Bugün 65. Hükümet kuruldu, açıklandı. Hayırlı olsun. Mevlam güzel hizmetleri yapmayı nasip etsin. Grup toplantısından sonra sayın Başbakanımızı ziyaret edeceğim, bayrak değişimini gerçekleştireceğiz. Yoğun bir gündemimiz var. Saat 15.00’te Meclisimiz açılacak, 65. Hükümetin programını okuyacağız, güvenoyu sürecini başlatmış olacağız. MKYK toplantımızı da gerçekleştirdik ve bugün de yakın çalışma arkadaşlarımızı belirledik, onu da kamuoyuna duyuracağız. Yoğun bir gündemimiz var. 

Türkiye’nin birçok sorunu var. Bölgesel sorunlarımız var, AB, Kıbrıs, Kafkaslar’da yaşanan karışıklıklar Türkiye’nin bölgedeki konum ve önemini daha da artırıyor. Bunun bilincindeyiz, bu bilinçle ne yapacağız? Yapacağımız çok basit, dostlarımızın sayısını artıracağız, düşmanlarımızın sayını azaltacağız. Biz tarih boyunca mazlumların yanında yer almış bir milletiz. Tarih bize bölgede bugün çok önemli sorumluluklar veriyor. Bu sorumluluğu ya bugün yaparız, ya da yaşanacak hayal kırıklığının vebalini tarih boyunca gönlümüzde hissederiz.

Suriye’de yaşanan 4 yılı aşan bu anlamsız savaş, yüzbinlerce din kardeşimizin hayatına mal oldu. Kimisi de hayatını tehlikeye attı ve denizlerde bebekten yaşlısına kadar birçok insan hayatını kaybetti. Türkiye, geleneksel misafir severliğiyle bağrını, kucağını ölümden kaçan mazlum çileli insanlara açtı. 3 milyon insanı bağrımıza bastık, kardeş bildik, ekmeğimizi paylaştık. Ekmeğimizi paylaşırız, ekmeğimizi böleriz Türkiye’yi böldürtmeyiz. Yolları böleriz, Türkiye’yi böldürtmeyiz.

Devlet içinde devlet kurmaya heveslenen, güvenlik güçlerimizin, eğitim camialarımızın, cemaatlerimizin içine sızarak paralel bir yapılanma oluşturan, paralel örgüte karşı da mücadelemiz hiç ama hiç kararlılıktan, taviz vermeden devam edecek. Şunu herkes bilsin, kimse Türkiye Cumhuriyeti’yle bilek güreşine tutuşamaz. Tek devlet vardır, tek vatan vardır, tek bayrak vardır, tek millet vardır. Gerisi pasaryadır. 

Türkiye demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti. Amenna, buna yürekten inanıyoruz. Bundan hiçbirimizin kafasında tereddüt yok. Ancak Cumhurbaşkanımızın halk tarafından seçilmesiyle birlikte darbe ürünü vesayet anayasası fiili durumun ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktır. Bütün partiler seçime giderken vaatlerinin başına yeni anayasayı koyuyor. Seçim bitiyor, biri sağa, biri sola, biri yukarı, biri aşağı Kandil’e doğru gidiyor. Vaat vermek çocuk oyuncağı değil. Millete vaat veriyorsun. 79 milyona vaat veriyosun, onlarla akit, sözleşme yapıyorsun. Bunun gereğini yapmazsanız işte her seçimde aşağı doğru gitmeye devam edersiniz. Önümüzde tarihi bir fırsat var. Bir şeyi açık olarak sizlerle ve milletimle paylaşmak istiyorum. Artık Cumhurbaşkanımızın fiili durumu, seçimle işbaşına geçmiş Cumhurbaşkanımızın milletiyle ilişkindeki fiili durumu anayasaya uygun hale getirmek biz AK Parti grubunun en önemli işidir, boynunun borcudur. Bu sadece Cumhurbaşkanımızın meselesi değil, Türkiye Cumhuriyetinin gelecek meselesidir. 60, 80 darbeleriyle oluşan bu yeni Türkiye artık 2023 hedeflerine gidemez. Bu elbise, bu bedene dar geliyor. Biz başkanlık sistemi dahil yeni anayasayı gerçekleştirmek için gerekli çalışmaları hemen başlatacağız. Milletin beklentisi olan, sizlerin her seçimdeki vaadiniz olan yeni anayasayı hep birlikte yapalım, bu şerefe, bu onura siz de ortak olun. Eğer her zamanki gibi ipe un sererseniz biz ne yapacağımızı biliyoruz."