Yargıtay, Ergenekon davası için verilen kararı bozdu. Temyiz kararında, Danıştay saldırısı davası ve eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un davasının ayrılmasını istedi. Kararda, "Ergenekon örgütünün nerede, ne zaman kurulduğu ispatlanamamıştır" denildi. Kararla ilgili mahkemeyi yakından takip eden Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Alican Uludağ ile konuştuk. Uludağ, kararın ‘Ergenekon Örgütü vardır’ diyenleri mahkum eden bir karar olduğunu söyledi ve sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Yargıtayın kararı Ergenekon sürecini ve davasını tamamen çökerten bir görüş oldu. Yargıtay, delillerin hukuka aykırı elde edildiğini özellikle vurguluyor, mahkeme kararlarının hukuka aykırı deliller üzerinden verildiğine dikkat çekiyor, duruşmalarda savunma hakkının kısıtlandığına yönelik tespitleri var. 

Yargıtay’ın bozma kararı iki yöne dayanıyor; bir usül yönünden bir de esastan bozmalar var. Delillerin hukuka aykırı bir şekilde elde edilmesi ve savunma hakkının kısıtlandığı konuları usülden bozma nedenleri olarak anlatmış. Örneğin hukuka aykırı deliller nasıl elde edildi? Bütün arama ve el koyma işlemlerinin kolluk kuvvetlerine yaptırılması, burada elde edilen belgelerin aramayı yapan kolluk kuvvetlerince incelettirilmesini hukuka aykırı buluyor, duruşmalarda savunmaların ya da tutuklamaya itirazların sınırlandırılması da usüle yönelik aykırılıklar olarak kabul edilmiş. Yargıtay  bunlar için suç duyurusunda bulunmamış ama Ergenekon içinde yaşanan bu hukuksuzluklar muhtemelen bir süre sonra ayrı bir yargılama konusu olacak.

İkinci olarak esastan bozma nedenleri var. Yargıtay, örgütün varlığı hukuksuzca elde edilen bu  delillerle sabit değildir diyor. Çünkü delillerin bir kısmı hukuksuzca elde edilmiştir ve mevcut deliller de sanıkların bu örgüte üye olduklarına dair bir veri sunmuyor, zaten örgütün de nerede nasıl kurulduğu belli değil diyor.

Karar, danıştay saldırısı ile ilgili dosyanın da Ergenekon örgütü ile ilişkisi olmadığını ve dosyaların ayrılması gerektiğini vurguluyor. İlker Başbuğ’a yapılan suçlamaların da göreviyle ilgili olduğunu belirtip yargılamayı AYM’nin yapmasını belirtiyor.

Yargıtay’ın mahkemenin yapısına ilişkin de çok ciddi eleştiriler var. Normalde 3 kişi olması gerekirken 6 tane hakim olmasını hukuka aykırı buluyor. Mahkemenin oluşumunu hukuka aykırı buluyor. Ergenekon diye bir örgüt yoktur derken aynı zamanda ‘Ergenekon örgütü vardır’ diyenleri de mahkum eden bir karar bu. Yargıtay, 9 yıllık süreçte yaşanan hukuksuzlukları gözler önüne seriyor. Bu süreçte 6 yıla yakın bir çok insan cezaevinde yattı, seslerini duyurmaya çalıştılar, yapılan hukuksuzlukları anlatmaya çalıştılar. Geçen 9 yılın sonunda haklı oldukları ortaya çıktı."