Yeni Şafak Gazetesi yazarı Yusuf Kaplan bugünkü köşe yazısında laikliğin bu ülkenin boynuna geçirilmiş bir tasma olduğunu söyledi. Bu ülkede bütün cinayetlerin laiklik adına işlendiğini öne süren Kaplan, "laikliğin özgürlük olduğu iddası tam anlamıyla bir efsanedir" dedi. Laikliğin Tanrı fikrini yok ettiğini söyleyen Kaplan’ın yazısının bir kısmı şöyle: 

"Laikliğin özgürlük olduğu iddiası da tam anlamıyla efsanedir, masaldır. 

Batılılar, “laikliği, uygarlığı, demokrasiyi, insan hakları” söylemlerini dillerinden düşürmüyorlar ama öte yandan da diktatörlüklerle iş tutuyorlar, istedikleri ülkeleri işgal etmekten çekinmiyorlar ve dünyaya 5 zorba devletle “orman kanunları”na göre çeki düzen veriyorlar! Öyle değil mi? 

Özgürlük, bütün bunların neresinde, peki? 

Kaldı ki, Batı’da laiklik, özgürlük olarak algılanmaz. Sözgelişi, çağımızın iki büyük tarihçisinden biri, Fernand Braudel, laikliğin, “özgürlükler değil, imtiyazlar, çıkarlar üzerine doğduğunu” söyler

Meselenin felsefî boyutu daha da hayatîdir: Laiklik, Tanrı fikrini, hakikat fikrini yok etmiş, insanı tanrılaştırmıştır. Ortaya çıkan manzarayı, parlak filozoflardan Luc Ferry şöyle özetler: “Modernler, ikame dinler, Tanrısız maneviyatlar.. ideolojiler icat ettiler. Bunlar bilim gibi, devrim gibi, ulusçuluk gibi laik putlardı…” 

Ve şöyle devam eder, Luc Ferry: “Bunlar sahte dinlerdi… İnsanlık, fikriyat ve maneviyat alanında, hiç bu denli altüst olmamış, çaresiz bir durumda kalmamıştır”. 

Dikkat buyurusun lütfen: Bu sözleri söyleyen filozof, ateist bir filozoftur! 

Başka alıntı yapmayacağım Batılı düşünürlerden. Sadece şu kadarını söylemekle yetineceğim: 

Batı’da laiklik ateist düşünürler tarafından bile çatır çatır tartışılırken, bizde bırakın laik, sosyalist kesimleri, İslâmî kesimler tarafından bile neredeyse tartışılmaz mutlak ve evrensel özgürlük ilkesi olarak benimsenebiliyor! 

Bu nasıl bir travmadır, nasıl bir savrulmadır, insanın nutku kesiliyor, gerçekten!"