CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Hayır’ın Yol Haritası için bir yazı kaleme aldı

Demokrasi üzerine farklı tanımların yapılageldiği bir rejimdir. Bugün için demokrasi; ortak aklın, katılımcılığın, uzlaşmanın kısacası birlikte karar almanın ve yaşama geçirmenin zemini olarak görülmekte ve bu çerçevede tanımlanmaktadır. Ülkemiz pratiğinde demokratik rejimin önemli bir birikimi söz konusudur. En son 2013 yılındaki Gezi Direnişinde ve Referandumdaki Hayır örgütlenmesinde bu birikim açığa çıkmıştır. Çok farklı yapıların, siyasetlerin, partilerin, düşünce, anlayış ve yaşam tarzlarının buluşması olan Gezi ve Hayır süreci bu ülkeyi yeniden kuracak ruhu temsil etmektedir.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak hem Gezi’de hem de Referandum’daki Hayır örgütlenmesinde asla bir parti hegemonyası kurma çabası içinde olmadık. Bizim kurucu ruhumuz, kongrelerle, müzakerelerle bu ülkeyi yeniden inşa etti bugün de aynı anlayış ve ruhla hareket etmeye devam ediyoruz. Biz sadece iktidarı hedefleyen, devleti ele geçirip dönüştürmeyi amaçlayan dar, sığ bir siyaseti reddetmiyoruz. Aynı zamanda başka bir siyasetin mümkün olduğunu da pratikte yaşama geçiriyoruz.

Referandum sürecinde en fazla sivil toplum örgütlerine, meslek odalarına, sendikalara, hemşeri derneklerine ulaşan parti biz olduk. Hangi görüşte olursa olsun herkesin kapısını çaldık ve herkese kapımızı açtık. Kimseyi dışlamadık, fikrinden ya da kullanacağı oydan dolayı terörist ilan etmedik. Herkesi demokrasi ortak paydasında buluşmaya davet ettik. Milyonlarca yurttaşımızı temsil eden kurum ve kuruluşlar ile kanaat önderleri demokrasiye sahip çıktılar, Cumhuriyete sahip çıktılar ve özgürlüklere sahip çıktılar. AKP’nin devlet zoru ve YSK marifetiyle meşru olmayan bir sonucu elde etmesi kimseyi yıldırmamalıdır. Bu halk her koşulda iradesine sahip çıkmayı başarmış bir halktır ve bundan sonrada sahip çıkmaya devam edecektir.

Referandumda Hayır’ı örgütlerken kullandığımız siyaset tarzını sürdüreceğiz. Bu tarz, kimseye kendi doğrularını dayatmadan, ortak akılla ortak yararı bulup onun üzerinden bir siyaset kurmayı anlatmaktadır. Referandumdan önce nasıl milyonlarca insanımızı temsil eden kurum ve kişilerle buluştuysak 2019’a da aynı yöntem, samimiyet ve kararlılıkla gideceğiz. Elbette referandumda Hayır’ın kazandığına inanıyoruz. Ama 2019 seçimlerinde kazanılan zaferi kimseye teslim etmeyeceğiz. Referandumda ne kadar çalıştıysak daha fazla bir çaba ve emeği ortaya koyacağız. AKP’nin devletin bütün imkanlarını kullanmasına karşın biz de bundan sonra çok daha büyük bir örgütlülük ve azimle çalışacağız. 2019’a çok büyük bir demokrasi ağı kurarak hazırlanacağız. Demokrasi ortak paydasına buluşan bütün kesimleri yan yana getireceğiz. AKP’nin dışlayıcı, baskıcı, ceberut, bölücü siyasetine karşın birlik, beraberlik siyasetini inşa edeceğiz. AKP’nin sürekli yalan üreten, algı operasyonları yapan propaganda makinesine karşı gerçekleri anlatan bir iletişim ağı kuracağız. AKP’nin OHAL’i kullanarak yarattığı düzene karşı büyük bir örgütlenme ağı kuracağız. Demokrasi Ağı, İletişim Ağı ve Örgütlenme Ağı ile her kesimden, her görüşten insanı bir araya getirip, çağın ve iletişim teknolojilerinin imkanlarını kullanarak yeniden demokrasiyi, yeniden özgürlüğü, bağımsızlığı ve eşitliği bu ülkede inşa edeceğiz.