CHP Ankara Milletvekili TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkan Vekili Şenal Sarıhan “Türkiye’nin Hak İhlali Manzaraları” başlığıyla son dönemde yaşanan hak ihlallerini kamuoyuyla paylaştı. 

CHP’li Sarıhan iş cinayetlerinden, kadına şiddete, açlık grevi eylemcilerinin tutuklanmasından, Ankara’da İnsanlık Anıtı’nın göz altına alınmasına ve çevre-kent alanında yaşanan saldırılara kadar geniş hak ihlali uygulamalarını gözler önüne seriyor.

CHP’li Sarıhan açıklamasında şu ifadeleri kullandı:  Türkiye, açlık grevleri, doğumhane kapısından gözaltına alınan kadınlar, adaletin bir türlü yerini bulamadığı davalar, ayrımcılık, gözaltılar, tıpkı 12 Eylül döneminde olduğu “vatandaşlıktan çıkarma” ilanları, iş cinayetleri, erkek şiddeti, yeniden sokağa çıkma yasakları,  çevre ve kent talanının önünü açan düzenlemelerle dolu bir haftayı daha geride bıraktı.

 

CHP’li Şenal Sarıhan’ın verdiği bilgilerinden başlıkları ve detayları şunlar:

“İNSAN HAKLARI ASKIDA “

Adalet Bakanlığı, özgürlüklerin askıya alınmasını ‘darbe’ ile savunmaya çalıştı.  Adalet Bakanlığı, Cumhuriyet gazetesinin 7 aydır tutuklu bulunan Kitap Eki Yayın Yönetmeni Turhan Günay’ın Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuruya ilişkin gönderdiği görüşlerde Günay’ın tutukluluğu “darbe sonrası ortaya çıkan” koşullarla ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin bazı hükümlerinin askıya alınması ile savundu.  Türkiye’nin darbe girişiminden sonra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 15. maddesi gereğince Sözleşme’nin bazı hükümlerini uygulamayacağını (derogasyon) Avrupa Konseyi ve BM’ye bildirdiğini hatırlatıldı. Tutuklamanın “özgürlük ve güvenlik hakkına gerekli ve fiili durumla orantılı bir müdahale teşkil ettiği” ifadelerini kullandı.

AVRUPA’DAN BAKINCA…

Tüm bu yaşananların Avrupa’dan nasıl görüldüğünü ise kimi açıklamalar,  bazı raporlar ve alınan kararlar ortaya koydu.

Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker,  seçmenin konsolide edilmesi için kullanılan idam cezasının AB katılım müzakerelerinde aşılmaması gereken bir kırmızı çizgi olduğunu söyleyerek idamın gelmesi durumunda müzakerelerin tamamen sona ereceğini belirtti.

TÜRKİYE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ BAĞLAMINDA EN ÇOK GERİLEYEN ÜLKELER ARASINDA

Küresel Barış Endeksi’nin 2017 yılı raporu açıklandı. Buna göre Türkiye, 163 ülke arasında 146’ncı sırada yer aldı. Türkiye ayrıca ifade özgürlüğünde en çok gerileme yaşanan ülkeler arasında. Endekste, darbe girişiminin ‘hükümetin komplocu oldukları iddia edilenlere yönelik baskısıyla sonuçlandığı’ kaydedildi.

AİHM GAZETECİ DAVALARINA ÖNCELİK VERECEK

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), son yıllarda gazeteciler tarafından gündemine taşınan basın özgürlüğü şikayetleri nedeniyle iç tüzüğünün ele alınacak davaların sırasıyla ilgili maddesinde değişikliğe gitti.

Bu değişiklik kapsamında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde öngörülmüş bir hakkın kullanımıyla doğrudan bağlantılı olarak gözaltında ya da tutuklu olan bireyler tarafından yapılan başvuruları da bundan böyle “acil” koduyla işleme koyacak. Mahkeme bugüne kadar sadece davacıların yaşam veya sağlıklarıyla ilgili risk söz konusu olduğunda başvuruları “acil” koduyla işleme koymaktaydı.

15 Temmuz darbe girişimi sonrası kamu sektöründe işten çıkarılmalar nedeniyle Türkiye AİHM önünde 30 Nisan 2017 itibariyle hakkında en fazla dava başvurusu olan ülke konumuna geldi. Son verilere göre AİHM önünde şu anda Türkiye’ye karşı 23 bin dava başvurusu bulunuyor.

AKPM: ‘EVET’İNİZ ŞAİBELİ

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM), resmi gözlem raporunu açıkladı. Raporda OHAL’de temel hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı, bu yüzden referandumun demokratik şartlarda yapılmadığı, Yüsek Seçim Kurulu (YSK) kararının da yasaya aykırı olduğu belirtildi. Rapora göre Türkiye’deki seçmenler YSK ve diğer devlet otoriteleri tarafından referandumun içeriği konusunda ‘tarafsız biçimde bilgilendirilmedi’.

GÜLMEN VE ÖZAKÇA’NIN SAĞLIK DURUMLARI KÖTÜLEŞTİ

KHK ile ihraç edildikleri işlerine geri dönmek için açlık grevine başlayan ve tutuklandıktan sonra eylemlerini cezaevinde sürdüren Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın açlık grevi 90. Gününe girdi. Sağlık durumu kötüye giden Gülmen’in kas ağrılarının şiddetlendiği ve otururken bile ayağını yere basamadığı belirtildi.

Gülmen ve Özakça’ya cezaevi idaresince “hapishanede açlık grevi yapmaktan disiplin soruşturması” açıldı.

Hapishanede tutuklu emekçileri ziyarete eden CHP’li vekiller, Gülmen ve Özakça’nın sağlık durumlarının kötüleştiğini belirttiler.

Öte taraftan Ankara Yüksel Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı’nıda polis ablukana rağmen Gülmen ve Özakça’nın arkadaşları diğer KHK mağdurları direnişlerine devam ediyor.

“VELİ SAÇILIK’A YAPILAN İŞKENCEDİR”

Eylem yaptıkları her gün polislerin  orantısız güçle müdahalesine maruz kalan kamu emekçileri, bu hafta yine yerlerde sürüklendi, tekmelendi, gaza boğularak gözaltına alındı.  Tek kolu hayata dönüş operasyonunda koparılan Veli Saçılık’a onlarca polis plastik mermi sıktı.   İHD ve TİHV Saçılık ve diğer hak arayan emekçilere uygulanan polis şiddetinin işkence olduğunu söyleyerek BM’nin işkence yasağını hatırlattı.  Hak savunucuları işkenceye dair soruşturma başlatılıp kolluk görevlilerinin yargılanması gerektiğine işaret etti.

 AÇLIK GREVLERİ DIŞARIDA DA SÜRÜYOR

Semih Özakça’nın annesi  Sultan ve kendisi gibi KHK ile meslekten ihraç edilen eşi Esra Özakça’nın ve aşçı İsmail Erdoğan’ın açlık grevi  12. gününe girdi. 76 yaşındaki Şair Abdullah Nefes ve 73 yaşındaki Şair Selah Özakin’da, Gülmen ve Özakça’ya destek için  25 Mayıs’ta açlık grevine başladıklarını duyurmuştu.

112 GÜNLÜK DİRENİŞ: 97 KEZ GÖZALTI, 100 BİN TL PARA CEZASI

Malatya’da da KHK ile ihraç edilen ve  113 gündür “ işimi geri istiyorum” diyerek eylem yapan süren Erdoğan Canpolat, Cengiz Uğurlu, Özkan Karataş ve Umut Sertaç Ökdemir’e bugüne kadar 97 kez gözaltına alındı,Kabahatler Kanunu uyarınca kesilen cezaların toplamı 100 bin lirayı geçti.

“YALAN HABER ÜLKEDE YAŞANAN SÜRECE UYGUNDUR”

Açlık grevindeki emekçiler için bir haksız kararda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan geldi. Savcılık, ,iktidara yakın gazetelerin akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça için ‘terörist’ ifadesini kullanması hakkındaki suç duyurusuna takipsizlik kararı verdi.

Savcılık, “Mevzuatımızda yalan haber yapılmasının doğrudan suç olarak kabul eden bir düzenleme söz konusu değildir” dedi. Haberlerin ‘ülkede yaşanan sürece uygun düştüğü, kötü niyetle hareket edilmediği’ savunulan kararda, onlarca gazetecinin yaptıkları haberler nedeniyle hapiste olduğu  gerçeği görmezden gelinerek “Türkiye Cumhuriyetinin ruhu, insan haklarına saygılı, hukukun üstünlüğüne bağlı, demokrasi ile beslenen çok sesliliktir” denildi.

 29 VEKİLİN DOKUNULMAZLIK DOSYALARI MECLİS BAŞKANLIĞI’NDA

CHP’li ve HDP’li 29 vekilin dokunulmazlıklarının kaldırılması istendi. Dosyalardan 24’ü HDP’li, dördü CHP’li vekillere biri de bağımsız vekile ait. Dosyalarda HDP’nin tutuklu eş başkanı Selahattin Demirtaş ile CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun da isimleri bulunuyor.

“25 YILDA OLAMADIĞIMI AKP İKTİDARI SAYESİNDE OLDUM”

Hakkında fezleke düzenlenen vekillerden CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Meclis’te yaptığı konuşmada “25 yıl boyunca avukatlık yaptım, serbest avukatlık yaptım örgüt üyesi olamadım, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bu iktidarı döneminde örgüt üyesi oldum” diyerek tepki gösterdi.  seslendi.

 130 KİŞİ İÇİN VATANDAŞLIKTAN ÇIKARMA İLANI

Haklarında soruşturma yürütülen ve firari durumda olan, aralarında ‘FETÖ’ lideri Fetullah Gülen, HDP Milletvekilleri Faysal Sarıyıldız ve Tuğba Hezer ile eski HDP milletvekili Özdal Üçer’in de bulunduğu 130 isim için vatandaşlıktan çıkarma ilanı yayımlandı.  İsmi listede yazılı olanlar 3 ay içinde Türkiye’ye dönmezlerse vatandaşlıktan çıkarılacaklar. 1980 darbesinin ardından 14.000 kişi vatandaşlıktan çıkarılmıştı.

 DOĞUMDAN SORGUYA

Doğum yapan annelere yönelik hastanelerdeki polis operasyonları devam ediyor. Bursa’da özel bir hastanede erken doğum yapan Din Kültürü öğretmeni Elif Aslaner, tahliye edildikten sonra gözaltına alındı. Başka bir hastanede gözaltı haberi de Ankara’dan geldi. Eşi Çorum’da tutuklu olan Nazlı N. Mert, doğum yaptığı günün ertesinde bebeği ile birlikte gözaltına alındı.

Doğumun akabinde gözaltına alınma olaylarından bir diğeri de Batman’da yaşandı. Fen bilgisi öğretmeni Esra Demir doğumhanedeyken polisler bütün gün hastane kapısında bekledi. Doğumun ardından taburcu edilen Demir gözaltına alındı.

Öte taraftan cezaevinde anneleriyle birlikte kalan çocuklarının sayısı ise 560’a ulaştı. Bu çoxcuklardan 128’i bir, 114’ü iki, 81’i üç, 70’i dört,31 ise beş yaşında.

GAZETECİ DOĞAN’IN HAPİS CEZASI ONANDI

Nusaybin’de haber takibi yaptığı için gözaltına alınıp tutuklanan ve 141 gün cezaevinde kalan gazeteci Zehra Doğan’a verilen 2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası, İstinaf Mahkemesi tarafından onandı.

Mardin’in Nusaybin ilçesinde 23 Temmuz 2016 tarihinde gözaltına alınıp, gizli tanık beyanlarına dayanarak “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” iddialarıyla tutuklanan Zehra Doğan, 9 Aralık 2016’da Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmasında tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmişti.

2 Mart 2017 tarihinde görülen duruşmada Doğan’a, Nusaybin’de çizdiği resimleri sosyal medyada paylaştığı ve 10 yaşındaki Elif Akboğa’nın notlarını haberleştirdiği için 2 yıl 9 ay 22 gün hapis ceza verilmişti.

 SOKAĞA ÇIKMA YASAKLARININ BİLANÇOSU

Güvenlik güçlerinin yaptığı operasyonlar nedeniyle yeniden başlayan sokağa çıkma yasakları bu haftada devam etti.  Diyarbakır ve Bingöl’de yasaklar devam ederken Türkiye İnsan Hakları Vakfı,     16 Ağustos 2015-1 Haziran 2017 tarihlerindeki yasak bilançosunu raporladı.

Buna göre 10 kentte ve 43 ilçede süresiz veya gün boyu sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Yasaklamaların toplam sayısı 218’i buldu.

Raporda, “Yasaklar başlamadan önceki 2014 nüfus sayımına göre ilgili ilçelerde yaşadığı bilinen en az 1 milyon 809 bin kişi başta en temel yaşam ve sağlık hakları ihlal edilerek bu yasaklardan etkilenmiştir” dendi.

İHD’nin ‘2016 yılı Türkiye İnsan Hakları İhlalleri: Fiili Otoriter Başkanlık Dönemi’ raporunda da 300 bin öğrencinin yasaklar nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiği, 500 bin kişinin zorunlu göçe tabi tutulduğu belirtilmişti.

BM: TÜRKİYE’NİN GÜNEYDOĞUSUNDA HALA İNCELEME YAPAMADIK

BM  Yüksek Komiser Zeid Al Hüssein Cizre ve Sur gibi kentlerde yaşanan yıkım ve insan hakları ihlallerinin yerinde incelenmesi için BM’nin yaptığı girişimlere hala yanıt verilmediğini söyledi.  El Hussein,: “Eylül 2016 tarihinde burada yaptığım konuşmadan günümüze kadarki süreçte maalesef bir gelişme kat edemedik. Herhangi bir değişikliğin olmadığını üzülerek belirtmem gerekiyor. Türkiye’nin Güneydoğu’sunda yaşanan ciddi insan hakları ihlallerini soruşturma çabamız sürekli olarak reddediliyor. Ve Türkiye’de her geçen gün adil bir yargılanmayı bekleyen insanların sayısı artıyor ve sayı arttıkça bu konuda adil bir yargılanmanın olacağını hayal etmek güçleşmektedir” dedi.

ERDOĞAN  REKTÖR, REKTÖR DE  KARISINI ATADI!

Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Bilim Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Çavlan Çiftçi, İstanbul Kültür Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Erhan Güzel, Türk Hava Kurumu Üniversitesi Rektörlüğüne ise Prof. Dr. Ahmet Erman Akbulut’u  atadı.

Denizli’de Pamukkale Üniversitesi Rektörü Profesör Doktor Hüseyin Bağ, lisans öğrencisi eşini enstitü sekreteri olarak atadı. “Bunu yapmalıyım” diyerek eşini göreve getirdiğini söyleyen Rektör, eşinin yetkin olduğunu düşündüğünü açıkladı.

Darbe girişiminin ardından görevden alınan rektörün yerine, vekaleten atanan Bağ’ın,  19 Nisan’da da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ataması yapılmıştı.

 BARIŞ İMZACILARININ “CEZASI” BİTMİYOR: DOÇENTLİK BAŞVURULARI DURDURULDU

Barış İçin Akademisyenler’in hazırladığı “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisinde imzası olan akademisyenlerin tutuklanma, soruşturma, görevden uzaklaştırma, pasaportlarına el koyma gibi “cezalandırmalara” bir yenisi daha eklendi. İmzacı akademisyenlerden doçentlik başvurusu yapanların, işlemlerinin durdurulduğu ortaya çıktı.

ÇOCUKLARINI KAYBEDEN AİLELERE ŞİKAYETİNİ GERİ ÇEKMELERİ İÇİN 30 BİNER LİRA TEKLİF EDİLMİŞ

11’i çocuk 12 kişinin hayatını kaybettiği Aladağ yurt faciasıyla ilgili davanın ilk duruşması görüldü. Faciada kızını kaybeden ailelelerden bazıları “tarikat üyelerinin şikâyetten vazgeçmeleri için kendilerine para teklif ettiğini” söylediği duruşmadan birkaç gün sonra sanıklardan biri, Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği’nin yönetim kurulu üyesi Ramazan Dede tahliye edildi.

ONUR YASER VE ANNESİNİN ÖLÜMÜNE SEBEP OLANLAR EVRAKTA SAHTECİLİKTEN BİLE HALA CEZA ALMADI

2010 yılında, ODTÜ mezunu mimar Onur Yaser Can’ın (28) İstanbul Narkotik Şube’de gördüğü işkence sonrası intiharının ardından gözaltı kayıtlarını değiştirerek ‘evrakta sahtecilik’ suçunu işleyen 2 polisin   yargılanmasına devam edildi.  Onur Yaser’i alıkoyan ve ifadesine giren polisler hakkında ‘işkence, görevi kötüye kullanma ve cinsel saldırı’dan suç duyurusunda bulunulsa da, sadece evrakta sahtecilikten dava açıldı. 7 yıldır süren dava 1 Aralık’a ertelendi.

Onur, esrar satın aldığı gerekçesiyle 2 Haziran 2010’da Harbiye’de gözaltına alındı. İkinci kez Emniyet’e çağrıldı ve ifadesi değiştirildi. Onur, üçüncü kez ifadeye çağrıldığı günün akşamında ise canına kıydı. Dosyadaki ifadelere göre, Onur, Emniyet’te çırılçıplak soyuldu, yüzü duvara dönük uzun süre bekletildi, yere çökertildi, öksürtüldü. Hakarete uğradı. Savcılık, işkence suçundan yapılan suç duyurusuna takipsizlik kararı verdi. Anne Hatice Can da üç buçuk yıl hukuk mücadelesi vermesinin ardından oğlunun acısına dayanamayarak intihar etmişti.

AYVALITAŞ DAVASINDA 16. CELSE YİNE SANIKSIZ GEÇTİ

Gezi Parkı eylemlerine destek amaçlı Ümraniye’de TEM otoyolu üzerinde gerçekleşen yürüyüş sırasında bir aracın çarpması sonucu yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş’ın ölümüne ilişkin davanın 16. celsesi de sanıksız görüldü. Bugüne dek sadece bir duruşmaya gelen tutuksuz sanık Cengiz Aktaş’ın gerekli güvenlik önlemi alınarak önümüzdeki duruşmada hazır edilmesine karar verildi.

ÇEVRE VE KENT HAKKI

Doğayı koruma kriterlerine göre 180 ülke içinde 177. Sırada yer alan Türkiye, AKP iktidarının yeni yasa tasarıları ve düzenlemeleriyle rant odaklı doğa katliamlarının önünü açmaya devam ediyor.

ZETİNLİK KIYIMI

Türkiye’deki zeytinliklerin sanayileşmeye açılmasına neden olacak ‘Üretim Reform Tasarısı’ Meclis Komisyonu’nda kabul edildi. 3 gündür devam eden görüşmelerin ardından hükümet zeytinliklerin turistik tesis ve konut inşaatına açılmasından yana geri adım atmış olsa da madencilik ve endüstriyel tesisler yapılabilmesi yönünde bir değişikliğe gitmemiş oldu. Tasarının yasalaşması durumunda zeytinlik sahalarında “Alternatif alan bulunmaması halinde” maden ocağı ve sanayi tesisi yapılabilecek.

AKP PROJELERİ İÇİN ACELE KAMULAŞTIRMA

İstanbul, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Amasya ve Kırklareli’de bazı taşınmazlar çeşitli projeler kapsamında acele kamulaştırılacak.  Resmi Gazete’de yayımlanan  , 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27’nci maddesine göre, İstanbul’un Üsküdar ilçesinde bulunan bazı taşınmazların Mimar Sinan Meydan Projesi kapsamında Üsküdar Belediyesi Başkanlığı tarafından acele kamulaştırılmasına karar verildi.

Diyarbakır’ın Kulp, Bingöl’ün Solhan, Kırklareli’nin Vize ilçeleri ile Muş ve Amasya merkezlerinde tesis edilecek santrallerin yapımı amacıyla bazı taşınmazların da Hazine adına tescil edilmek üzere Maliye Bakanlığı tarafından acele kamulaştırılması kararlaştırıldı.

KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN DOZU ARTTI

Kilis’te bir Haşish R. isimli erkek,  eşine fiziksel işkence yaptı. Hastaneye kaldırılan kadının tedavisi sürerken Eşini levyeyle darp edip kolunu kıran ardından da dişlerini söken Haşish, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Bir erkek şiddeti vakası da Gaziantep’te yaşandı.  33 yaşındaki Mustafa Öztürkmen evini ateşe verip eşi 28 yaşındaki Fatma Öztürkmeni bıçaklayarak öldürdü. Ailenin çocukları 6 yaşındaki İlknur ve 1 yaşındaki Mervenur ise dumandan zehirlerek yaşamını yitirdi.

30 GÜNDE 39 KADIN CİNAYETİ

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun Mayıs 2017 raporuna göre erkekler 39 kadını öldürdü, 17 kadına cinsel şiddet uyguladı. 38 çocuk da istismara uğradı. Raporda mayıs ayında öldürülen kadınların yüzde 74’ünün katilinin tanıdıkları olduğu belirtilirken, 15 kadın ise bu hafta Denizli Adliyesi’nde,  boşanma davası sonrası öldürülen Şengül Sezgince gibi, boşanmak istediği için katledildi.

“OHAL İSTİSMARI”

Çocuk İstismarıyla Mücadele Derneği’nin (ÇİMDER) Şakran Çocuk Cezaevi raporunun kamuoyu ile paylaşılması, Adalet Bakanlığı tarafından, OHAL gerekçesiyle yasaklandı.

6 YAŞINDAKİ ÇOCUK EVLENEBİLİR” DEMEK İFADE ÖZGÜRLÜĞÜYMÜŞ

Milli Gazete yazarı ve Sosyal Doku Vakfı Başkanı Nureddin Yıldız’ın “çocukların altı yaşından itibaren evlenebileceğine” ilişkin fetvasını haberleştiren Oda TV Haber Müdürü Barış Terkoğlu hakkında hazırlanan iddianamede,  6 yaşındaki çocuğun evlenebileceğini söylemek ifade özgürlüğü, bunu “sapıklık” olduğunu eleştirmek ise “hakaret suçu” olarak değerlendirildi.

CERRAHPAŞA’DAN TRANSEKSÜELLERE AYRIMCILIK

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin, son dönemde, cinsiyet geçişi davalarında mahkemece zorunlu tutulan sterilizasyon ameliyatını (kısırlaştırma) yapmama kararı aldığı ortaya çıktı. Gerekçe ise geri dönüşümü olmayan organ kaybı, erkek görünümlü hastaların kadın doğum servislerinde yatırılmasının başka hastalara rahatsızlık vermesi, üniversite kampüsünün taşınacak olması olarak gösterildi.  İnsan hakkı savunucuları, kısırlaştırmaya karşı olsalar da gerekçenin hukuka aykırı olduğunu belirtiyorlar.

MAYIS AYINDA 146 İŞÇİ YAŞAMINI YİTİRDİ

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 2017’nin Mayıs ayına ilişkin iş cinayetleri raporunu yayımladı. Rapora göre Mayıs ayında iş cinayetlerinde yaşamlarını yitiren işçilerin sayısı en az 146.

2017 yılının ilk beş ayında ise en az 741 iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi.

EYLEMDEKİ İŞÇİLERİN DAĞITTIKLARI LOKMAYI YİYENLER DE İŞTEN ÇIKARILDI

Aydın’ın Söke ilçesinde Yüksel Seramik Fabrikası’nda sendikalı oldukları gerekçesiyle işten çıkartılan 19 işçinin yaptıkları eylemde, dağıttıkları lokmayı yiyen 3 işçi de işten çıkarıldı.

ŞİŞE-CAM İŞÇİLERİ DİRENİYOR

Kristal-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu Şişecam’a bağlı 9 fabrikada, 5 bin 700 işçiyi kapsayan 25. dönem sözleşmesi görüşmelerinde uzlaşma sağlanamaması üzerine gidilecek grevin Bakanlar Kurulu kararıyla yasaklanmasından sonra fabrikalarda sürdürülen fiili direniş ikinci haftasına girdi.