DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası 1 Mayıs öncesinde hazırladığı raporşa Türkiye’deki emeğin durumunu gözler önüne serdi. İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü yaklaşırken yayımlanan raporda, Türkiye’de çalışma çağındaki nüfusun yarısı umudunu kaybettiği, işsizlik oranının yüzde 10.2’ye yükseldiği ve 3.5 milyon işçinin kayıt dışı çalıştırıldığı verileri yer aldı.

OECD ve ILO istatistikleri çerçevesinde istihdam, işgücüne katılma, işsizlik, sendikalaşma, toplu sözleşme kapsamındaki işçi oranları ile iş kazaları ve meslek hastalıkları karşılaştırmalı olarak incelenerek Türkiye’de işçi sınıfının sorunları ele alınmaya çalışıldığı rapor, TÜİK, SGK, Maliye Bakanlığı BUMKO, ÇSGB, İşçi Sağlığı ve Güvenliği Meclisi verileri dikkate alınarak hazırlandı.
Genel İş, bu raporu, "1977’de Taksim’de yaşamını yitiren işçilere, 1 Mayıs’ı armağan eden ve hayatın her alanında mücadele etmek zorunda kalan emekçilere" adadı.

Çarpıcı verilerin yer aldığı rapordan satır başları şöyle:
Gençlerin umudu yok: Türkiye’de çalışma çağındaki nüfusun yarısı umudunu kaybetmiştir. İsveç’te işgücüne katılma oranı % 71,9, Almanya’da % 60,4, Fransa’da % 56,5, Hollanda’da % 64,4’dür. OECD ortalaması ise % 62,1’dir. Türkiye’de ise bu oran %50,5 ile oldukça düşüktür.
İşsizlik yükseldi: Türkiye’de işsizliğin, özellikle de kadınlar için işsizlik oranının oldukça yüksek olduğu görülmektedir. 2015 yılında OECD ülkelerinde işsizlik ortalaması % 6,7 ve AB ortalaması % 9,2’dir. Ülkemizde ise bu oran % 10,2’dir. DİSK-AR tarafından yapılan araştırmaya göre 2014 yılında umudu olmadığı için ya da diğer nedenlerle son 3 aydır iş arama kanallarını kullanmayan ve işe başlamaya hazır olduğu halde işsiz sayılmayanlar (umutsuzlar) da dâhil edildiğinde gerçek işsizlik oranının yüzde 16 ila 18 oranında değiştiği görülmektedir.
3.5 milyon kayıtdışı: TÜİK 2015 verilerine göre Türkiye’de toplam istihdamın %33,47’si kayıt dışı istihdamdır. Ücretli, yevmiyeli veya maaşlı çalışanlar içerisinde ise %18,33’ü kayıt dışı çalışmaktadır. Yani 17 milyon 827 bin ücretli yevmiyeli veya maaşlı çalışanın içerisinde 3 milyon 269 bin işçi kayıt dışı.
İş cinayetleri artıyor: İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisinin raporuna göre 2015 yılında en az 1730 işçi hayatını kaybetmiştir. Bu durum gösteriyor ki Türkiye’de işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda yeterince ilerleme sağlanamamıştır.

Kamuda işçinin adı yok: 2010-2015 dönemleri arasında kamu sektöründeki işlerde güvenceli istihdam biçimleri zayıflamıştır. 2010 yılında kamu sektöründeki işçi sayısı (kadrolu-geçici) 420 bin 444 iken 2015 yılında yüzde 13,2 düşerek 364 bin 593 olmuştur. Aynı yıllarda sadece kadrolu işçi sayısındaki düşüş oranı ise yüzde 17,1’dir. Buna karşın geçici ve düzensiz çalışma biçimi olan geçici işçilikte ise yüzde 50’lik bir artış olmuştur. Memur sayısı ise % 34 artarak 2 milyon 894 bin olmuştur.

İstihdam çok düşük: AB ortalamasında istihdama katılım oranı % 65,7, OECD ortalamasında ise % 66,3’dür. Birçok ülke örneğinde de istihdama katılım oranları yüksektir. Örneğin İsveç, Hollanda, Avusturya, Japonya ve Almanya gibi ülkelerde istihdama katılım oranları % 70’in üzerindedir. Yine Şili, Belçika, Fransa, Portekiz ve Macaristan gibi ülkelerde ise % 60’ın üzerindedir. Türkiye’de ise bu oran AB ve OECD ortalamalarından düşük olup % 50, 4’dür. Özel sektörde istihdam, kamu sektöründeki istihdama göre yaklaşık 7 kat daha artmıştır.

Çalışma süreleri çok fazla: Bugün birçok ülkede haftalık çalışma süreleri 35 saate kadar inmiştir. OECD ortalaması ise 36,7’dir. Türkiye’de haftalık çalışma süresi yasal olarak 45 saat olmasına karşın ortalama çalışma süresi 49 saatten fazladır. Türkiye’deki haftalık çalışma sürelerini daha ayrıntılı incelediğimizde ise toplam istihdam içerisinde yer alan 17 milyon 828 bin ücretli, maaşlı ve yevmiyeli çalışanın %36’sının (6 milyon 578 bin kişi) haftalık 50 saatten fazla çalıştığı görülmüştür. Yine ücretli, maaşlı ve yevmiyeli çalışanların %65’i (11 milyon 619 bin kişi) ise 41 saat ve üzeri çalışmaktadırlar.

Sendikalaşma oranı: Türkiye’de sendikalaşma oranı düşük, toplu sözleşme kapsamındaki işçi oranı ise daha da düşüktür. Ocak 2016 verilerine göre gerçek sendikalaşma oranı %9,9 iken toplu sözleşme kapsamındaki işçi oranı %6’dır. OECD örnek ülkelerinin hepsinde (Türkiye hariç) toplu sözleşme kapsamındaki işçi oranları sendikalaşma oranlarından fazladır. Örneğin, Fransa’da sendikalaşma oranı %7,7 iken toplu sözleşme kapsamındaki işçi oranı ise %96,9’dur.