HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, gündeme ilişkin yaptığı açıklamada, Suriye’ye yönelik operasyon, yerel seçimler ve Demirtaş davasıyla ilgili konuştu.

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Muş’ta yurttaşlarla bir araya gelerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Temelli, şöyle konuştu:

Erdoğan diyor ki “bu ülkede artık çözüm beklemesinler, çözüm mözüm yok.” Biz de diyoruz ki senden zaten çözüm beklemiyoruz, senden gelecek hayır Allah’tan gelsin. Sen gölge yapma yeter. Senin veya seninle beraber hareket edenlerin siyaseti bu ülkede tükendi. Bu siyasetin bu ülkeye vereceği bir şey kalmadı. Şiddet, zulüm, baskı ve tükenmiş siyasetle karşı karşıyayız. Yakında bu ülke bu siyasetten kurtulacak. Yeni bir siyaset başlıyor. O yeni siyaset filizlendi, büyüyor. Bu siyaset yerellerden başlıyor ve iktidara geliyor.

YEREL SEÇİMLER

Biz buraya 2014’te geldiğimizde “bijî bijî HDP” şarkısı çalıyordu. Bu bizim 2014 yerel seçim şarkımızdı. Şimdi 5 yıl geçti, yeniden yerel seçimlere gidiyoruz. Bu seçimlerde de tıpkı 2014’te olduğu gibi büyük bir başarıya imza atacağız. İşte o yeni siyaset, yeni yaşam yerellerde iktidara gelecek. Bu sadece belediyeleri kazanmak değildir. Büyük bir dönüşümün adımlarıdır. Tekçi anlayışa karşı çoğulcu bir toplumu, demokratik cumhuriyeti inşa etme yolundaki en güçlü adımı olacaktır. Bu güçlü adımı Türkiye’nin her yerinde hep birlikte atacağız. Atacağız, hukuksuzluk son bulsun diye; atacağız, insan haklarını yok sayan anlayış son bulsun diye; atacağız AİHM kararlarını tanımayan bu iktidar gitsin diye.

DEMİRTAŞ DAVASI

Bugün binlerce arkadaşımız cezaevinde, çünkü onların bir sevdası var. Barış içinde yaşama sevdaları var. Barış mücadelesi verdikleri için bugün tutsaklar. Tüm bu hukuksuzluğa rağmen, tüm bu yargı şiddetine rağmen hukuk mücadelesine devam ediyorlar. Ve nihayet AİHM 2 yıl sonra bir karar verdi. Geç ama doğru bir karar verdi. Hatta Türkiye’yi 18. maddeden suçlu bularak siyaset yapma hakkının gasp edildiğini ortaya koydu. Cumhurbaşkanı Erdoğan da mahkemelere talimat verdi. Mahkemeler gereğini yaptı. Selahattin Demirtaş’ın tahliyesine engel oldunuz diye, Selahattin Demirtaş barış mücadelesinden ve davasından vaz mı geçti? Asla.

FIRAT’IN DOĞUSUNA MÜDAHALE

Bu savaşa dur diyelim. Çünkü bu savaş bu ülkeyi yıkımın eşiğine getirdi. Bu yıkıma dur demenin yolu savaşa ve bu iktidara dur demekten geçiyor. Savaşa hayır demek bu ülkeye sahip çıkmaktır. Bu ülkeyi bu yıkımdan kurtarmaktır. Şimdi savaşa hayır deme zamanı.

Bakın Rojava’ya yönelik saldırılardan medet umanlar ülkeyi bir kez daha içinden çıkılmaz bir yere sürükleyecekler. İktidarın bu tuzaklarına düşmeyelim. Bu ülkede bir arada yaşama iradesine sahip çıkmak Orta Doğu’ya barış getirecek adımdır.

Ben burada Avrupa’ya da sesleniyorum. AB müktesebatı, Kopenhag kriterlerine dayanır. Kopenhag kriterleri çerçevesinde kurun ilişkilerinizi. Yoksa “ben kendi huzuruma bakarım iktisadi çıkarlar çerçevesinde hareket ederim” derseniz bu savaş gelir sizin de kapınızı çalar. Bu iktidarla, Erdoğan’la pazarlık yapanlar kendilerini koruduklarını sanıyorlar. Oysa hem Suriye hem Türkiye halklarının hem de Avrupa halklarının aleyhine olan bu duruma gözlerini kapatarak büyük bir insanlık dramına neden oluyorlar. İnsanlar birbirine düşman oluyor.

YEREL SEÇİMLER

İnsanları yoksulluğa mahkum ettiniz. En fazla nasibini alan illerin başında yine Muş geliyor. Çünkü bu iktidarın Kürt düşmanlığının bir izini de bu ekonomide görürsünüz. Bu iktidarın Kürt illerine yönelik tek icraati kayyum atamaktır. O zaman da Kürt illerinde yaşayan bizler 31 Mart’ta kayyumları süpürüp Saray’a postalacağız.

Az kaldı. 3 buçuk ay var. 3 buçuk ay boyunca 7 gün 24 saat çalışacağız. Bu kayyumlardan illerimizi ilçelerimizi hep birlikte kurtaracağız. Sadece Muş’u, Ağrı’yı kurtarmayacağız, tüm Türkiye’yi kayyum utancından kurtaracağız. 2014’te aldığımız 102 belediyeden çok daha fazlasını alacağız. Bununla da yetinmeyeceğiz tek başımıza kazanamayacağımız yerlerde demokrasi güçleriyle yan yana geleceğiz. İlkelerimizi koruyarak belediyeleri bu iktidardan kurtaracağız. Bize düşen sorumluluk budur. Bu fedakarlığı yapacağız. Bu sayede sadece belediyeleri almakla kalmayacağız. Büyük bir dönüşüm için güçlü bir adım atacağız. Bir arada yaşama irademiz yaşama geçsin diye, Türkiye’ye, Orta Doğu’ya barış gelsin diye…