Bütçe görüşmeleri sırasında Meclis bir anda karıştı. CHP’li milletvekillerinin tank-palet fabrikasıyla ilgili yaptığı konuşmalar sonrası MHP ve AKP milletvekillerinden sesler yükseldi. Daha sonra milletvekilleri arasında itişmeler çıkmasıyla birleşime ara verildi. Verilen aranın ardından da itişmeler sürdü. 

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda AK Parti ile CHP’li milletvekilleri arasında tartışma çıktı. Söz konusu tartışma, kısa sürede arbedeye dönüştü. AKP İzmir Milletvekili Alpay Özalan’ın, tepki gösterdiği CHP’li vekile “Gel buradan bağır, gel! Arkaya kaçıyor, bağırıyor; gel, önden bağır” diye tepki gösterdiği görüldü.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında Adalet Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2020 bütçesini görüşmek üzere toplandı.

Genel Kurulda söz alan CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Sakarya’daki tank palet fabrikasının işletme hakkının devrine ilişkin eleştirilerde bulundu. Bunun üzerine kürsüye gelen AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan da CHP’lilere tepki gösterdi. Ardından Genel Kurul’da gerginlik çıktı.

Gizlenen Tank-Palet kararı ortaya çıktı: Tank Palet, hülleyle Katar ortaklı BMC’ye devrediliyor

TUTANAKLARA YANSIDI

CHP’li milletvekilleri kürsüden inerek yerine geçen AK Partili Turan’ın üzerine yürürken, AK Parti milletvekilleri de araya girerek, Turan’ı korumaya çalıştı. Bu sırada AK Parti ile CHP”li milletvekilleri birbirlerine hakarette bulundu. Yaşanan gerginlik nedeniyle Meclis Başkanvekili Bilgiç, oturuma ara verdi. Gerginlik verilen arada da devam etti.
Yaşananlar, Meclis tutanaklarına şöyle yansıdı:

CHP GRUBU ADINA SÜLEYMAN BÜLBÜL (Aydın) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığ’ının bütçe görüşmeleri için söz almış bulunmaktayım.

Değerli arkadaşlar, 2020 bütçesinin gerekçesinde özelleştirme hedeflerine yer verilmiş olup 2002’den bu yana yapılan özelleştirmeler başarı olarak nitelendirilmiştir. Şimdi burada bazı gerçekleri ortaya koyacağım 2002’den bu yana olan özelleştirmelerde neler olduğu  konusunda ama ben Milletvekili olarak çekinmiyorum, halkımın da çekinmesini istemiyorum; biliyorsunuz, Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Berat Albayrak ‘Birileri çıkacak isimlerinin başında ekonomist, profesör yazan ama bu ülkeye zarar vermeye çalışan, nereye hizmet etmeye çalıştığı, hangi tabloları çizerek, milleti korkutmaya, Türkiye aleyhinde bir algı oluşturmaya çalışan bu kişilerin, terör eylemlerinde gördüğümüz ekipten farkı yok’ demişti ya ‘terörist’ olarak nitelendirmeye kalkmıştı ya, şimdi ben burada konuşursam, eleştirirsem özelleştirmeyi… Sayın Adalet Bakanına soruyorum: Acaba TMK 7/2’den mi yargılanacağım ya da TCK 220’den mi yargılanacağım? Bunu sormak istiyorum çünkü gerçekleri söylemek istiyoruz. Dokunulmazlığı olan milletvekillerine gönderilen fezlekelerin haddi hesabı yok, konuşanlara karşı yapılanların haddi hesabı yok. Dışarıda konuşmaya başlıyoruz, polis çıkıyor; sesimizi çıkarmaya çalışıyoruz, cezaevi yolu gözüküyor. Bunun hesabını da yarın soracağız. Sizler gidiyorsunuz, yarın Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında bunların hesabını soracağız. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli milletvekilleri, bakınız ‘özelleştirme’ adı altında Türkiye’de yapılan vahşi kapitalizmi açıkça görünüz arkadaşlar. 1986’dan 2019’a kadar 70,3 milyar dolarlık özelleştirme yapılmış. Bunun 62,1 milyar doları ise AKP iktidarları tarafından yapılmış. Neler yapılmış? SEKA’dan başlanmış, şeker fabrikalarından devam edilmiş ve bu çerçevede milyonlarca işsiz, sendikasız işsizler, iş cinayetleri oluşmuş; insanlar ekmek derdine düşmüş; şeker fabrikasında çalışan işçilere ‘Özelleştirme yapıyoruz ama işten çıkarılmayacaksınız’ denmiş, kandırılmış; ondan sonra, evlerine ekmek dahi götüremez duruma sokulmuş.

Bakınız arkadaşlar, 2004 yılında TEKEL’in içki bölümü Nurol-Limak-Özaltın-TÜTSAB ortak girişimi olan Mey İçkiye 292 milyon dolara satılmış. Daha sonra bu ortaklık Mey İçkiyi 810 milyon dolara Amerikalılara satmış ve son olarak Amerikalılar da Mey İçkiyi 2 milyar 100 milyon dolara İngilizlere satmış. Ülkemizin zararı 1 milyar 800 milyon dolar. Biz buna millet malının yandaşlara peşkeş çekilmesi demeyelim de ne diyelim arkadaşlar? (CHP sıralarından alkışlar)

Bakınız arkadaşlar, örnek veriyorum -AKP’nin kâr elde eden kuruluşlara karşı bakışı şaşı- ÇAYKUR. Burada Karadenizli milletvekillerimiz var. Dünyada en çok çay tüketilen ülke sıralamasında 1’inci sıradayız. AKP ne yaptı? ÇAYKUR’u 2017 yılında Varlık Fonu’na devretti. ÇAYKUR Varlık Fonu’na devredilmeden önce 82 milyon TL kâr ediyordu, Varlık Fonuna devredilmesiyle birlikte 2018’de 657 milyon TL  zarar ederken 2019’un ilk altı ayında 369 milyon TL zarar etti. Neden zarar etti? Kâhin olmaya gerek yok, zarara uğratacaksınız sonra ‘zarar oluşturuyor’ diye satacaksınız; bedavaya satacaksınız, olay bu. (CHP sıralarından alkışlar)

Bakınız arkadaşlar, BOTAŞ’ta ne oldu? 2016 yılında 7 milyon TL kâr elde ediyordu, Varlık Fonuna devredildi, 2,5 milyon zarar etti.

SALİH CORA (Trabzon) – Sen hiç çay bahçesine girdin mi?

SÜLEYMAN BÜLBÜL (Devamla) – PTT ne oldu? 2016 yılında 471 milyon kâr ediyordu, 2018’de sadece 168 milyon kâr etti. Ama bundan daha kötüsü, arkadaşlar, ülkemiz için stratejik öneme sahip, iletişimin altyapısı olan TÜRK TELEKOM’u özelleştirecek kadar millîlikten, yerlilikten çıktınız, Katarlılara ve Suudilere peşkeş çektirdiniz, arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar) Bakınız, TÜRK TELEKOM’da ne oldu arkadaşlar: Lübnanlı Hariri ve Suudilere Türk TELEKOM’u peşkeş çektirdikten sonra onlar da devlete olan özelleştirme borçlarını ödemediler, bir. İki, TELEKOM’un içini boşalttılar. Üç, milyarlarca dolarlık batık krediyi yüklediler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SALİH CORA (Trabzon) – TÜRK TELEKOM’un borsadaki değerini biliyor musun?

BAŞKAN – Sayın Bülbül, sözlerinizi tamamlayın.

SÜLEYMAN BÜLBÜL (Devamla) – Tamam.

Dört, 60 bin işçi çalıştıran TELEKOM’u, 2017’de 23 bin işçiye düşürdüler; işçi kıyımı, ekmek kıyımı yaptılar, milletin malını peşkeş çektirdiler. Bunların da hesabını soracağız arkadaşlar.

Bir de arkadaşlar, AKP’nin yerli ve millîlikten o kadar uzak olduğunu gösteren en önemli olay şu: Bu milletin dişinden tırnağından, çocuklarının rızkından artırdığı bağışlarla kurulan Tank Palet Fabrikasını Katarlılara peşkeş çektiler ve çekiyorlar arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar, AK Parti sıralarından gürültüler)

Ama değerli arkadaşlar, doymadılar. Güllük, Tekirdağ, Gökçeada Kuzu, Fenerbahçe Kalamış Yat Limanları ve Taşucu Limanı’nı da satacaklar. Şeker fabrikalarını sattılar, Sümerbanka ait yerleri özelleştirdiler. Şimdi de gayrimenkullere göz koydular. (AK Parti sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Arkadaşlar, lütfen…

SÜLEYMAN BÜLBÜL (Devamla) – Değerli arkadaşlar, sizin özellikle…

Bitiriyorum Başkanım.

BAŞKAN – Sizin süreniz bitti zaten.

Buyurun.

SÜLEYMAN BÜLBÜL (Devamla) – Kapatıyorum Başkanım.

Değerli arkadaşlar, sizin özelleştirme dediğiniz yandaşlarınız için bir güzelleştirmedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SÜLEYMAN BÜLBÜL (Devamla) –  Özelleştirme dediğiniz haram, hırsızlık, halkın hakkını çalıp 5 yandaşa peşkeş çekmektir. (CHP sıralarından alkışlar, AK Parti sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Bülbül.

SÜLEYMAN BÜLBÜL (Devamla) – Bitireyim Başkan.

BAŞKAN – Ek süreyi verdim Sayın Bülbül, süre tamamlandı.

Teşekkür ederim.

SÜLEYMAN BÜLBÜL (Devamla) – Sizlerin derdi, devlet küçülsün, sarayınız büyüsün. Sizin milliliğiniz de yerliliğiniz de saray yoludur.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar, AK Parti sıralarından gürültüler)

BEKİR KUVVET ERİM (Aydın) – Aydın Tekstili park yapıyorsunuz.

SÜLEYMAN BÜLBÜL (Aydın) Gel, konuş burada. Aydın Tekstilin hesabını vereceksiniz.

BAŞKAN – Şimdi, diğer söz, Balıkesir milletvekili Sayın Ensar Aytekin. (CHP sıralarından alkışlar)

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Sayın Başkan…

BAŞKAN – Sayın Aytekin, bir dakikanızı rica edeceğim.

Buyurun Sayın Turan. (CHP sıralarından gürültüler)

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Sayın konuşmacı, ısrarla, partimizi itham ederek…

BAŞKAN –  Arkadaşlar, lütfen… Duyamıyorum.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) –  Sayın konuşmacı, ısrarla, partimizi itham ederek “Yolsuzluk yapıldı.” “Peşkeş çekildi.” “Hesap soracağız.” tarzı tehditlerde bulundu. Cevap vermek istiyoruz.

BAŞKAN – Doğru.

Buyurun, kürsüden. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bütçenin mehabetine uygun şekilde görüşmeler olsun diye birçok konuyu bile âdeta duymazlıktan gelerek, zaten günün sonunda yürütme üyesi arkadaşlarımızın, bakanlarımızın cevap vereceğini bilerek aslında söz almamaya çalışıyoruz.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) –  Bakanlar orada, onlar cevap verir.

BÜLENT TURAN (Devamla) – Fakat bazen beş dakikanın içerisinde sanki Sultanahmet’te miting yapıyormuş edasıyla bağıran, çağıran arkadaşların aslında, ne kadar komik olduğunu, ne kadar konunun dışında olduğunu keyifle görüyoruz. (AK Parti sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)

SÜLEYMAN BÜLBÜL (Aydın) – Ne demek “komik!”

NESLİHAN HANCIOĞLU (Samsun) – Ne demek “komik!”

BAŞKAN – Arkadaşlar, lütfen…

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – “Komik” ne demek!

BAŞKAN – Haydar Bey, yerinize oturun lütfen.

BÜLENT TURAN (Devamla) – Bir de sabahtan beri CHP’den 15 konuşmacı her şeyi söyledi. Bakanlarımıza söyledi, bize söyledi. Daha ilk defa söz alıp, onuncu saniyede bağırırsanız demokrasinden ne kadar uzak olduğunuzu, aslında basında, Hürriyet’te konuştuklarınızın ne kadar iki yüzlü olduğunu, ne kadar sahte olduğunu göstermiş olursunuz.

VELİ AĞBABA (Malatya) – Yalan mı!

BÜLENT TURAN (Devamla) – Sabredin, bir şey söylemeyeceğim fakat özellikle Tank Palet Fabrikası meselesinde binlerce kez anlatmamıza rağmen aynı şeyi söylüyor olmanız başka bir niyete, başka bir anlayışa hizmet ettiğini gösteriyor. (CHP sıralarından gürültüler)

VELİ AĞBABA (Malatya) – Tank paleti Katarlılara verdiniz mi vermediniz mi?

BAŞKAN – Sayın Ağbaba, lütfen…

BÜLENT TURAN (Devamla) – Metinler elimde, eğer bu Tank Fabrikasını Koç alsaydı ağzınızı açmayacaktınız. (AK Parti sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar)

TURAN AYDOĞAN (İstanbul) – Bizim haberimiz yok ki! Meclistekilerin haberi yok!

BÜLENT TURAN (Devamla) – Ama ihale yapılmış, Koç dâhil, Otokar dâhil, hepsi yarışmış…

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Hakikaten bilmiyorsun; o, tank ihalesi; tank ihalesi o.

BÜLENT TURAN (Devamla) – …o yarışmanın sonunda, o ihalenin sonunda kamu hakkı adına en güzel rakamı veren şirket bunu almış. (CHP sıralarından gürültüler)

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Bülent Turan, o, tank ihalesi, tank, senin dediğin.

BÜLENT TURAN (Devamla) – Ama bağırarak anlayamazsınız. Gözünüzü kapatırsanız sadece kendinize gece yaparsınız.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Fabrika değil; tank ihalesi, tank.

TURAN AYDOĞAN (İstanbul) – Sizin haberiniz yok, haberiniz!

BAŞKAN – Sayın Akar…

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Bilmiyorsun Bülent, çalış dersine!

BÜLENT TURAN (Devamla) – “Hak, hukuk, adalet” diyenlerin asla bu konuda…

HAYDAR AKAR (Kocaeli) – Tank ihalesi o.

BAŞKAN – Haydar Bey…

BÜLENT TURAN (Devamla) – …asla bu konuda laf söyleme hakkı olmaz.

BAŞKAN – Sayın Özel…

BÜLENT TURAN (Devamla) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; bir de…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

FEHMİ ALPAY ÖZALAN (İzmir) – Efendim, böyle bir usul var mı? Bu nasıl bir üslup!

BÜLENT TURAN (Devamla) – Bir dakika daha istiyorum Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Tamamlayın sözlerinizi lütfen.

VELİ AĞBABA (Malatya) – Ayıp!

FEHMİ ALPAY ÖZALAN (İzmir) – Gel buradan bağır, gel! Arkaya kaçıyor, bağırıyor; gel, önden bağır!

BÜLENT TURAN (Devamla) – Bir de ısrarla sayın konuşmacı AK Parti Grubuna dönerek “Hesap soracağız.” dedi. Sizden korkan namert olsun! (AK Parti sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar; CHP sıralarından gürültüler)

Değerli arkadaşlar, ben on yedi yıldan beri AK Parti’nin içerisindeyim. Her gün bu lafı söylediniz, her gün ısrarla “Hesap soracağız.” dediniz çünkü siz, eski yıllardaki istiklal mahkemelerini var zannediyorsunuz; siz yargıyı milletin değil, CHP’nin emrinde zannediyorsunuz. (CHP sıralarından gürültüler) Bu yargı, milletin yargısı; bu yargı, CHP’nin yargısı değil. O yüzden, ne derseniz deyin, halktan korkmuyoruz, hesabı halka vereceğiz. (CHP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Arkadaşlar, herkes yerine otursun.

BÜLENT TURAN (Devamla) – On yedi yıldan beri nasıl ki 15 defa seçime gitmişsek, halk hesap sormuşsa, halkın dediği baş tacı. Halk bize de size de hesap soracak.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN – Değerli arkadaşlar…

(AK Parti ve CHP milletvekillerinin birbirlerinin üzerine yürümeleri, gürültüler)

Arkadaşlar, lütfen herkes yerine otursun.

Birleşime on dakika ara veriyorum.