Pazar, Şubat 5, 2023

Tabana ve devlete yayılan trollük

Alp Akiş
Alp Akiş
Alp Akiş, Medyascope’ta gazeteci, Koç Üniversitesi Küreselleşme ve Demokratik Yönetişim Merkezi’nde (GLODEM) araştırmacı. Daha önce Stanford İnternet Gözlemevi, Stanford Göç Politikaları Merkezi, Stockholm Üniversitesi ve Stanford Center on Democracy, Development and the Rule of Law’da (CDDRL) araştırma görevlisi olarak çalıştı. Lisansını Stanford Üniversitesi’nde siyaset bilimi ve felsefe departmanlarında yaptı. Türkiye’de seçim güvenliğini araştırdığı bir tez yazdı. Akademik ilgi alanları demokrasi, demokratik gerileme, siyaset teorisi ve politik ekonomi.

Soylu’nun trol şebekesi hakkında öğrendiklerimiz, bildiğimiz siyasal bir gerçekliği de hatırlatıyor bize: AKP-MHP iktidarından bahsederken yekpare ve kenetlenmiş bir yapıdan söz etmiyoruz. Elbette gruplaşmalar, kavgalar, çıkar çatışmaları ve güç rekabeti de iktidara dahil.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, 11 Ocak’ta düzenlediği basın toplantısında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “trol ordusu” yapılanmasını kamuoyuyla paylaştı. Başında İçişleri Bakanlığı’nda müşavir, aynı zamanda SM360 isimli bir sosyal medya şirketinin kurucusu ve yöneticisi olan Emin Şen’in olduğu yapı hakkında anlatılanların bir kısmı bilinenlerdi, bir kısmı tahmin edilenlerdi, bir kısmı artık şaşırtmayan yolsuzluk olaylarıydı, bir kısmı ise iktidarın trol şebekeleri ve devletin trolleşmesini daha iyi anlamamızı sağlayan bulgulardı.

Özel’in açıklamalarında benim en çok dikkatimi çeken üç konu şunlar oldu: trol yapılanmasının finansmanının bir sosyal medya şirketine verilen ihaleler üzerinden yapılması, bu şirketin aynı zamanda devlet kurumlarının resmi sosyal medya haspalarını yönetmesi ve iktidarın içinde birbirlerine rakip güç gruplarının kendi trol ordularını kurması.

Bir siyaset bilimi araştırmacısı olarak, bu olayı sadece vahim değil korkutucu bulmamın sebebi, devletin açıkça dahil edildiği yolsuzlukların, AKP rejimi için bir iktidar değişikliğinin ne kadar bedelli olacağına işaret etmesi.

İKTİDARIN TROL ŞEBEKESİ

Gezi Parkı Protestoları sonrası AKP iktidarının, Berat Albayrak’ın girişimiyle sosyal medya ekipleri kurarak propaganda ve trollük faaliyetlerine başladığını biliyoruz. Stanford İnternet Gözlemevi’nden benim de içinde bulunduğum bir grup araştırmacının 2020 tarihli raporu, trollerin sosyal medyada organize olma şekillerini ve Twitter üzerinden yürüttükleri faaliyetleri detaylandırdı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 30 Ocak 2021 tarihinde paylaştığı videoda trol şebekesinin genişlediği ve geliştiğine dair bilgiler paylaştı. Kılıçdaroğlu’na göre arkasında gerçek bir kişinin olduğu ve yüksek takipçili anonim trol hesaplarına bağlı küçük trol hesapları, yüksek takipçili hesapların yönlendirmesiyle paylaşımlarda bulunuyor.

Özel’in açıklamalarının, iktidarın trol şebekesini daha iyi anlamamıza en büyük katkısı, bu yapıların finansmanı hakkında oldu. Kılıçdaroğlu, trol şebekesi hakkında geçtiğimiz yıl yaptığı açıklamada “Sizin paranızı önce Hazine’ye alıyorlar, sonra bunlara aktarıyorlar” demişti ancak bu aktarımın nasıl yapıldığı bilinmiyordu.

Hatta benim de parçası olduğum birçok kişi, trol ordularına aktarılan paranın bir çeşit gizli ödenek üzerinden, masa altı bir usul ile yapıldığını tahmin ediyordu. Gerçek, çok daha endişe verici: iktidar ve iktidarın parçası olan grupların dar çıkarları için çalışan trollerin finansmanı ayan beyan bir şekilde, iktidardakilerin yakınlarının sahibi olduğu sosyal medya şirketlerine verilen ihalelerle yapılıyor!

TROLLERİN FİNANSMANI VE İKTİDARI KAYBETMENİN BEDELİ

Devlet imkanlarının parti ve kişi çıkarları etrafında kullanılması, yaşadığımız bu otoriter iklimde pek fazla kişiyi şaşırtmamıştır. Ancak bunun bu kadar resmi kanallar üzerinden, ciddi ayak izleri bırakarak yapılması, bunu yapanların eylemlerini gizlemek için asgari bir telaşlarının bile olmaması gerçekten korkutucu. Özgür Özel’in açıklamaları sonrası, Soylu’nun trol ordusunun başında olan ve özel sosyal medya şirketine devlet ihaleleri alan Emin Şen’in, İçişleri Bakanlığı sitesinde yer alan sayfasındaki “bakan danışmanı” ibaresinin kaldırılması kadar basit bir “üstünü örtme” operasyonu yeterli görüldü…

Bir siyaset bilimi araştırmacısı olarak, bu olayı sadece vahim değil korkutucu bulmamın sebebi, devletin açıkça dahil edildiği yolsuzlukların, AKP rejimi için bir iktidar değişikliğinin ne kadar bedelli olacağına işaret etmesi. Açık kaynak araştırmaları üzerinden ortaya çıkarılabilen bu tarz faaliyetler mevcutken, daha demokratik ve şeffaf bir yönetimin iktidara geldiği gün ortaya çıkacaklar, şimdiki rejim ve kâr ortakları açısından ciddi yasal sonuçlar doğuracaktır. Bunu öngörebilen iktidar mensuplarının, iktidarı bırakmamak için ellerinden geleni yapacaklarını tahmin ediyorduysak da “iktidarı kaybetmenin bedelinin” her geçen gün arttığına şahit oluyoruz.

TABANA YAYILAN TROLLÜK

Soylu’nun danışmanı Emin Şen’in ve ona bağlı olan şirketlerin faaliyetleri arasında “sosyal medya eğitimi” vermek de mevcut. Şen’in kendi paylaşımları bu eğitimlerin il il gezerek AKP teşkilatlarına verildiğini gösteriyor. İşin bu kısmı, “maaşlı troller” anlatısına yeni bir boyut da ekliyor. AKP’nin teşkilatına verdiği eğitimlerle trollük faaliyetlerini tabana yaydığını anlıyoruz. Parçası olduğu siyasi partinin sosyal medya mecralarında propagandasını yapan herkesi trollükle itham etmek doğru olmaz, bu ayrımı yaparken maddi motivasyonlara dikkat etmek gerek.

PolitikYol’da yayımlanan başka bir yazımda trol ve aktivizm arasındaki farkı yazmıştım, özet olarak, ayırt etmek açısından şuna bakılabilir: “…mesela kişiler paylaşımlarda bulunmadığı takdirde AKP teşkilatında bulunmanın getirdiği maddi faydalardan mahrum bırakılacak veya yaptıkları paylaşımlar için maddi olarak ödüllendirilecekler ise bu kişilerin teşkilatın parçası olan gerçek kişiler olarak sosyal medyada bulunmaları trol olmadıkları anlamına gelmez.”

Özgür Özel, Erdoğan ile Soylu arasında çıkacak bir gerilimde bu trol şebekesinin Erdoğan’ı hedef alabileceğini iddia ediyor, ki bu tamamen mümkün. Dolayısıyla iktidara yakın trollerden bahsederken, bu olgunun parçası olan çeşitli şebekelerin de iktidar içi hesaplaşmalarda da silahlaştırıldığını gözetmek gerek.

TROLLEŞEN DEVLET KURUMLARI

Özgür Özel’in açıklamalarının birçok kişiye göre en can alıcı tarafı, jandarma ve emniyet teşkilatının sosyal medya hesaplarının da Emin Şen tarafından yönetiliyor olması. Özel, Emin Şen’in kişisel telefonundan bu hesaplara erişip paylaşım yaptığını iddia etti, bu hususta, Şen’in hacklenmesi riskinin altını çizdi.

Bu tabii ki düşünülmesi gereken bir risk, ancak olası senaryoların yanı sıra durumun kendisi başlı başına kaygı verici. Türkiye’nin otoriterleşmesi sürecinde devlet kurumlarının da partizanlaşması ve kişiselleşmesi epeydir konuşuluyor. Ancak emniyet ve jandarma teşkilatları dahil olmak üzere birçok devlet kurumunun sosyal medyasını yöneten kişinin faaliyetleri ve ilişkileri, geldiğimiz noktanın vahametini gözler önüne seriyor.

Türk Polis Teşkilatı hesabından direkt olarak Kemal Kılıçdaroğlu’na sataşan tweetler atması, içinde bulunduğumuz olağanüstü durumun ne kadar olağanlaştığını da gösteriyor..

İKTİDAR İÇİNDEKİ GÜÇ KAVGALARI

Soylu’nun trol şebekesi hakkında öğrendiklerimiz, bildiğimiz siyasal bir gerçekliği de hatırlatıyor bize: AKP-MHP iktidarından bahsederken yekpare ve kenetlenmiş bir yapıdan söz etmiyoruz. Elbette gruplaşmalar, kavgalar, çıkar çatışmaları ve güç rekabeti de iktidara dahil. İktidarın trolleri konusunda da tek bir amaçla çalışan tek bir şebekeden bahsetmiyoruz. Özgür Özel de bu konuya değiniyor konuşmasına ve Soylu’ya bağlı olan bu trol şebekesinin spesifik olarak Soylu yararına çalıştığını, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı destekleyen çalışmalara nadiren yer verdiğini anlatıyor.

Özel, Erdoğan ile Soylu arasında çıkacak bir gerilimde bu trol şebekesinin Erdoğan’ı hedef alabileceğini iddia ediyor, ki bu tamamen mümkün. Dolayısıyla iktidara yakın trollerden bahsederken, bu olgunun parçası olan çeşitli şebekelerin de iktidar içi hesaplaşmalarda da silahlaştırıldığını gözetmek gerek.

Özel’in açıklamalarını genel olarak önemli bulduğumdan, vakti olan herkesin söz konusu basın toplantısını izlemesini tavsiye ederim. Bu açıklamalardaki kritik bazı konuları Özlem Gürses’in konuğu olarak değerlendirmiştim, isteyenler göz atabilir… Ayrıca, Özgür Özel’in iddialarının doğruluğunun açık kaynaklar üzerinden değerlendirmesi de Teyit mecrasında mevcut.

PolitikYol'da yayınlanan yazılar her gün öğlen mailinizde!

Alp Akiş
Alp Akiş
Alp Akiş, Medyascope’ta gazeteci, Koç Üniversitesi Küreselleşme ve Demokratik Yönetişim Merkezi’nde (GLODEM) araştırmacı. Daha önce Stanford İnternet Gözlemevi, Stanford Göç Politikaları Merkezi, Stockholm Üniversitesi ve Stanford Center on Democracy, Development and the Rule of Law’da (CDDRL) araştırma görevlisi olarak çalıştı. Lisansını Stanford Üniversitesi’nde siyaset bilimi ve felsefe departmanlarında yaptı. Türkiye’de seçim güvenliğini araştırdığı bir tez yazdı. Akademik ilgi alanları demokrasi, demokratik gerileme, siyaset teorisi ve politik ekonomi.
spot_img
PolitiYol Telegram'da
PolitikYol.com Podcast

GÜNÜN YAZILARI

SÖYLEŞİLER

SOSYAL MEDYA

13,609BeğenenlerBeğen
10,160TakipçilerTakip Et
53,999TakipçilerTakip Et
9,354AboneAbone Ol

GÜNDEM

ÇEVİRİLER

Bir Cevap Yazın

YAZARIN DİĞER YAZILARI