Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, gündemdeki ittifak yasası, Saadet Partisi’nin olası 2019 adayı ve “dinde güncelleme” tartışmaları hakkındaki sorularımızı cevapladı.

2019 için kesinlikle bir aday çıkaracaklarını ifade eden Karamollaoğlu; “Seçimlerde muhakkak kendi adayımızı çıkaracağız, diğer siyasi partilerin de kendi adaylarını çıkarmasını isteriz, bu hem kamplaşmanın hem kutuplaşmanın önüne geçecektir. Tabi bizim adayımıza gelince, biz herhangi bir aday belirleme sürecine girmedik.” dedi.

Abdullah Gül’ün adaylığı hakkında açıklama yapan Karamollaoğlu, adaylık konusunun Gül’ün kendi takdiri olduğunu ifade etti.

  • AKP-MHP’nin Cumhur İttifakı’nı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu çerçevede son ittifak yasasına dönük düşünceniz nedir?

AK Parti ve MHP arasında yaşanan ittifak iki partinin kendi kararı, kendi takdiridir.
İttifak yasalarına dair görüşlerimize gelince biz bunu fırsat bulduğumuz her ortamda dile getirdik lakin Meclis’ten alelacele yangından mal kaçırır gibi bu yasalar geçirildi. Bunlarla alakalı bir takım endişelerimiz var. Seçim güvenliği adı altında yapılan bu düzenlemeler tam tersine seçim güvenliği ortadan kaldırmıştır. Mühürsüz oylar, yasal düzenleme ile belki kanuni hala getirilmiş olabilir. Ama bir şeyin kanuni olması, hukuki olduğu anlamına gelmez. Gözüken o ki, bu düzenlemelerde tamamen keyfilik söz konusudur.
Acı bir gerçek olarak söylüyorum; maalesef iktidar, valileri ve kaymakamları AK Parti’nin il başkanları gibi görüyor. Onlardan tarafsızlık değil, tarafgirlik bekliyor.

Şimdi uyum yasalarındaki düzenlemelerle hâkimlerde olması gereken yetki valiye veriliyor. Bunlar doğru değil. Ama atalarımız boşuna dememiş: “Keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner.” Bu yanlış hesaplar gün gelir, bu hesabı yapanların ayağına dolanır.

  • Parti olarak sizin bir ittifak düşünceniz var mı? Kimlerle ittifak kurmaktan yanasınız? AK Parti kurmaylarının “Saadet Partisi yönetimi bizimle ittifak kurmayabilir ama tabanı bizimle ittifak kuracaktır” sözünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Malumunuz olduğu üzere biz CHP’yi, BBP,’yi, İYİ Parti’yi, Demokrat Parti’yi ve AK Partiyi ziyaret ettik bu ziyaretlerde muhataplarımıza Afrin, Zeytindalı harekatı, OHAL uygulamaları, uyum yasaları gibi konularda görüş ve düşüncelerimizi aktardık.

Bu görüşmelerimizden özellikle ittifak konusuyla ilgili farklı yorumlar çıkarmaya kalkanlar oldu? Bir kere şunu peşinen ifade edeyim; Türkiye’de şu anda alınmış bir seçim kararı var mı, yok. Ama sürekli bir ittifak tartışması var. Biz bunun için henüz erken olduğunu düşünüyoruz. Çünkü bu mesele üzerinden toplum kutuplaştırılıyor. Bu ülkenin kamplaşmasına, kutuplaşmasına yol açacak herhangi bir girişimin içinde yer almayız.
Elbette zamanı geldiğinde bizimde çalışmalarımız olacak. tabanımızla, teşkilatlarımızla istişareler, değerlendirmeler yapacağız. Ve bir karar vereceğiz.

Yalnız şunu bilmenizi isterim; Saadet Partisi mutlaka bir aday çıkaracak ve bu adayı öyle aday göstermiş olmak için değil kazanmak için çıkaracak.

AK Parti’nin, ittifak olmasa da Saadet tabanı bize oy verir beklentisi, daha önce de bir yerde söyledim, aç tavuğun rüyasında darı ambarı görmesidir.

Saadet Partisi teşkilatları, Türkiye’nin en disiplinli en çalışkan teşkilatlarıdır. İstişarelerini, değerlendirmelerini yapar ve nihai kararı bütün tabanıyla, teşkilatlarıyla birlikte uyar. O yüzden kimse boş hayale kapılmasın.

  • AKP ve MHP dışındaki farklı siyasetlerden partilerin ortaklaşması mümkün mü?

Bu olur mu olmaz mı zaman gösterecek. Türkiye herhangi bir seçim sathı mahalinin içinde değil, bu tür durumlar seçimler gündeme gelince ortaya çıkacaktır. Biz her kesimin bir araya gelmesini bir masada oturup konuşabilmesini isteriz, İster AKP’li, ister CHP’li, ister İYİ Parti’liler olarak bir araya gelelim dertlerimizi, sıkıntılarımızı konuşalım bu ülkenin konuşularak çözülmeyecek bir sıkıntısı yok.

Biz bu bu yüzden bir ittifaktan ziyade, platformdan bahsediyoruz. İlkelerin belirleneceği, sorunlara yönelik çözüm önerilerinin konuşulacağı bir platform…İlkeler platformu… Herkes olsun burada. Çünkü Türkiye’nin gerçekten konuşulması, hep birlikte ele alınması gereken çok ciddi sorunları var.

  • Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda muhalefetteki her partinin kendi adayını çıkarması tartışılıyor. Buna dönük yaklaşımınız nedir? Sizin adayınız olacak mı? Eğer olacaksa Saadet partisi nasıl bir adayla halka hitap etmeyi planlıyor? Bu çerçevede sayın Abdullah Gül ismi sizin gönlünüzden geçen aday mıdır?

Biz daha öncede belirttik, seçimlerde muhakkak kendi adayımızı çıkaracağız, diğer siyasi partilerin de kendi adaylarını çıkarmasını isteriz, bu hem kamplaşmanın hem kutuplaşmanın önüne geçecektir. Tabi bizim adayımıza gelince, biz herhangi bir aday belirleme sürecine girmedik. Bu sürece girince başta teşkilatlarımız olmak üzere geniş kapsamlı yoklamalar ve istişareler yapacağız. Biz istiyoruz ki ortaya 5-6 kadar aday adayı çıksın bunlardan en uygun olanı da adayımız olsun. Şu isim olur veya bu isim olmaz diyemem bunun için çok erken. Lakin bizim kıstaslarımız ilkelerimiz belli bunlar çerçevesinde bir aday çıkaracağız.

Abdullah Gül beyefendi ile geçmişte birlikte çalıştık, aday olup olmaması konusunda bizim bir şey dememiz uygun olmaz, bu konu kendisinin takdiridir. Belirttiğim gibi bizim gündemimizde herhangi bir isim şu an yok, zamanı geldiğinde isimler üzerinde de konuşulur.

  • Son olarak gündemdeki “Dinde güncelleme” tartışmalarına yorumunuz nedir?

Geçtiğimiz günlerde de belirttim; ülkemizde adalet problemli, ekonomi problemli, sağlık problemli, eğitim Problemli, dış politika problemli. Bunca problem arasında işi gücü bırakıp bir de güncelleme işine girildi.

Biz inanıyoruz ki, İslamın ve Kur’anın güncellenmesine değil, doğru anlaşılmasına ihtiyaç vardır. Bu sebeplere tabii olarak ülkede herkes ayağı kalktı ve konu tavzih edilmeye çalışıldı.

Neticede Mecellenin “Ezmanın tagayyuru ile ahkâm tagayyur eder” (Yani zamanın değişmesi ile hükümler değişir) düsturuna sığınılarak ifade tevil edildi. Buradan açık olarak söylüyorum ki: Türkiye’de güncellenmesi gereken bir şey varsa o da AK Parti’nin bizatihi kendisidir, daha doğrusu politikaları ve uygulamalarıdır.

Zira, İslam adil olmayı emreder; ama bugün adalet yok. Bunun güncellenmesi gerekir.
İslam işi ehline vermeyi ve liyakati emreder. Ama bugün adam kayırma ve iltimas var. Bunun güncellenmesi gerekir.

İslam yolsuzluğu, israfı yasaklar. Ama bugün her ikisi de almış başını gidiyor. Bunun güncellenmesi gerekir.