Yazar ve düşünür Slovaj Zizek, koronavirüs krizine ilişkin, “Komünist tedbirlere kalıcı olarak ihtiyaç olduğunun bilincine varacağız” yorumunu yaptı. Zizek, “Şu anda küresel bir sağlık sistemine acilen ihtiyaç duyduğumuzu kim inkâr edebilir?” diye sordu. 

Slovenyalı yazar ve düşünür Slovaj Zizek, ‘Koronavirüse karşı küresel komünizm’ önerisine dair Habertürk’ten Kübra Par’ın sorularını yanıtladı.

“Bugün ben komünizmin şimdi zafer kazanacağını düşünecek kadar naif değilim” diyen Zizek, “Fakat komünist tedbirlere kalıcı olarak ihtiyaç olduğunun bilincine varacağız. Şu anda küresel bir sağlık sistemine acilen ihtiyaç duyduğumuzu kim inkâr edebilir?” ifadelerini kullandı.

‘Koronavirüs krizi kapitalizmi nasıl dönüştürebilir’ sorusuna Zizek, “En olası gördüğüm ihtimal “insani gösterilen bir barbarlık” yani sistemin sürdürülebilmesi için hayatların kibar, medeni ama bilinçli olarak feda edilmesi ve yeni baskı araçlarının kitleler üzerinde kötüye kullanılması” yanıtını verdi.

Zizek’in Habertürk’ten Kübra Par’a verdiği yanıtlar şöyle:

Son günlerde koronaya karşı küresel komünizm ihtiyacı olarak dile getirdiğiniz yazılarınızdan aslında şuraya varıyoruz; bu salgın döneminde devletler üretkenlik, kâr ya da herhangi bir piyasa kuralını dikkate almadan vatandaşlarını korumak için her şeyi yapmalılar diyorsunuz. O halde soru şu; hayatımızı kontrol eden devletlerden bize yardımcı olmaları için üzerimizde daha fazla güç kullanmalarını istiyoruz. Bu bir paradoks değil mi?

Bunun bir paradoks olduğunu kesinlikle kabul ediyorum çünkü devletler şu an bu epidemi gibi gerçek bir problemi çözmek için daha fazla güç kullanmak zorundalar, tabii bilimin yardımıyla. Aslında belli ki devlet güçleri bunu yapabilmek için panik ve baskı altındalar.

Komünizmi bir yönetim şekli olarak değil insan hayatını korumak ve yüceltmek için bir perspektif olarak ortaya koyuyorsunuz. Boris Johnson’ı örnek göstererek milliyetçiliğe olan eğiliminden bahsediyorsunuz. Dolayısıyla muhafazakâr ya da sol, komünizm perspektifini kimin uygulayacağı önemli değil, öyle mi?

Hayır, bu sadece bir perspektif değil, uluslararası işbirliği, devletin piyasaya şimdikinden fazla doğrudan müdahalesi, binlerce kişinin mobilizasyonu gibi bir seri öneri ve önlemleri içeren bir perspektif. Bunu kimin yapacağının bir önemi yok, bu önlemlerin kendisinin bir politik anlamı var.

Elbette devletler küresel dayanışmayı desteklemek zorunda, ama ihtiyacımız olan şey işbirliğinden fazlası, bu eylemlerin direkt olarak koordine edilmesi gerekiyor. Bunun hangi şekilde yapılabileceğini bilmiyorum. Hatta yapılabilecek mi ondan bile emin değilim fakat uygarlığın hayatta kalabilmesi için bunun bir yolu olmalı.

Birleşmiş Milletler’e alternatif bir resmi yapının kurulmasını mı öneriyorsunuz yoksa herhangi bir kesin yapı yerine sadece uluslararası işbirliğini artırmayı mı? Eğer ikincisi ise, böylesi derin bir panik ve kriz döneminde devletlerin desteği olmadan bir küresel dayanışma sağlamak mümkün mü?

Devletler elbette küresel dayanışmayı desteklemeliler, ama şu an ihtiyacımız olan dayanışmanın çok ötesinde; atılan adımların doğrudan koordinasyonu şart. Bunun hangi şekilde yapılacağını bilmiyorum, hatta yapılabilecek mi ondan da emin değilim, fakat bunun insanlığın devam edebilmesi için şart olduğunu düşünüyorum.

Sizin komünizm alternatifiniz dışında bu kriz kapitalizmi nasıl dönüştürebilir?

Bu sorunuza da kesin bir cevabım yok. En olası gördüğüm ihtimal “insani gösterilen bir barbarlık” yani sistemin sürdürülebilmesi için hayatların kibar, medeni ama bilinçli olarak feda edilmesi ve yeni baskı araçlarının kitleler üzerinde kötüye kullanılması. Bugün yeni Julian Assange’lara her zamankinden fazla ihtiyacımız var! Bakın ben komünizmin şimdi zafer kazanacağını düşünecek kadar naif değilim, fakat komünist tedbirlere kalıcı olarak ihtiyaç olduğunun bilincine varacağız. Şu anda küresel bir sağlık sistemine acilen ihtiyaç duyduğumuzu kim inkâr edebilir?

Bu pandemi ortaya çıkıncaya kadar yüz yüze ilişkilerin azalmakta olmasından yakınıyorduk. Çocuklarımızın gerçek oyuncaklar yahut arkadaşlar yerine iPad’leriyle oynamaları bizi kaygılandırıyordu. Oysa şimdi sanki bir kara komedinin içindeyiz, aşırı derecede dijitalleştik. Bunun yaratacağı sonuçlar ne olabilir? Eğer bazı işverenler evden çalışmanın daha kârlı olduğunu düşünerek iş yerlerini kapatırlarsa ne olacak? Post-Korona döneminde kendimizi izole etmeye alışabilir miyiz?

Böyle bir ihtimalden korkmuyorum. Öncelikle bazılarımızın dijital self-izolasyonunu sürdürebilmesi için birilerinin gerçek iş yapması gerekiyor. Belki de başkalarıyla temas edebildiğimiz gerçek fiziksel çalışma çok daha kıymetli hale gelecek. Ayrıca bu zorunlu self-izolasyon gerçek bedenlerle temas etme arzumuzu daha da artıracak bence.

Haftanın Çevirisi | Koronavirüsten sonra dünya – Yuval Noah Harari