Cuma, Temmuz 1, 2022

Sivas’ın ötesinde seçim kanunu nasıl işler?

Roj Girasun
Araştırmacı. Sivil toplum örgütlerinin farklı kademelerinde yöneticilik yaptı. 2012’den bu yana farklı kuruluşlar bünyesinde yürütülen çeşitli araştırmalarda yer aldı. 2018'den bu yana Rawest Araştırma’nın genel müdürlüğünü yapmaktadır.

Muhalefet, 2019 yerel seçimlerinde her şehrin kendi dinamiklerini göz önüne alarak Cumhur İttifakı’na tarihi bir yenilgi yaşatmıştı. Yeni seçim kanunuyla iktidar farkında olmadan bu şansı muhalefete tekrar vermiş olabilir. 

AK Parti ve MHP’nin uzun zamandır üzerinde çalıştığı seçim kanunundaki değişikliklerle ilgili
düzenlemelerin kısa bir süre içinde kanun teklifi olarak AKP ve MHP tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunularak yasallaştı.

Uzun zamandır matematiğe hapsolan siyasetin sayısal hesaplar arasında bocalayıp siyasal projeksiyon çizmesini engelleyecek yeni bir bariyer oluşturması bu değişikliğin ilk muhtemel etkisi. Türkiye siyasal tarihinde seçim kanunlarındaki değişikliklerinin kahir ekseriyeti o dönem iktidarda olan partilerin muhalefete çelme takma isteği üzerine kurulu olduğundan bu değişiklik de bir anlık şok hali yaratsa da buna kısa sürede alışıldı. Çok partili dönemin başlangıcında CHP’nin, sonrasında 12 eylül yönetiminin ve devamında ANAP ve DYP iktidarlarının benzer düzenlemeleri hatırlanası. Cumhur İttifakı’nın oy maksimizasyonunu sağlamayı hedefleyen bu yeni düzenlemesinde ilk göze çarpan değişiklikler: İttifakın toplam oyuyla/artık oylarla vekil seçilebilme olanağının ortadan kaldırılması, seçim barajının yüzde 7’ye düşürülmesi, seçimlere katılabilmek için mecliste grup kurma şartının yeterli sayılmaması görünüyor.

Bu düzenleme muhalefetin irili ufaklı bütün gruplarını tek listeden milletvekili adayları çıkarmaya zorluyor. Böyle bir durumda Millet İttifakı içindeki sağ seçmenin kerhen de olsa CHP’ye oy vermeyeceği, oluşturulacak ortak listelerin muhalefet partilerindeki rekabeti ve tartışmayı artıracağı ve teşkilatların motivasyonunun sarsılacağı, muhalefet içi yükselen gerilim ve liste pazarlığının ittifakları zehirleme ihtimali de önemli bir risk olarak beliriyor. Değişiklikle beraber ittifak içerisinde küçük partileri önemsizleştiren bir ittifak türüne kapı açılması, küçük partilerin adaylarının büyük partilerin listesinden aday gösterilmesi ihtimalinin güçlenmesi kadar; artık oyların ittifakların vekil sayısını etkileyeme şansının ortadan kalkması sebebiyle Deva-Gelecek-SAADET Partilerinin 3. bir sağ ittifak kurma ihtimali de güçleniyor. İttifak sayısının artmasının ortak cumhurbaşkanı adayı belirlemeyi zora sokması da hesap edildiğinde, bunun da bir önemli bir handikap barındırdığı görülüyor.

Yüzde 10 barajının indirilmesi ve mecliste parti grubu kurulmasının seçime girmek için yeterli şartı sağlamasının kaldırılması daha çok HDP’yi ilgilendiren maddeler olarak görünüyor. Barajın yüzde 7 seviyesine çekilmesiyle HDP’ye barajı geçme motivasyonuyla gelen oyları etkileme isteği ve HDP’nin kapatılma durumunda, DBP’nin grup kurabilmek için yapacağı vekil transferlerini, etkisiz kılma hesabı yattığı da görülüyor.

Yukarıda bahsi geçen genel risk ve handikaplar ile alakalı çokça şey yazılıp çizilirken, yeni seçim kanununun pek konuşulmayan diğer bir boyutuysa, ittifakları anlamsızlaştırmaktan ziyade, onları genişletebilme şansı da sunması. Genelde yürütülecek ittifak stratejisi, yerelde bir takım esnek ittifakların önünü açabilir. Güneydoğu’daki bazı illerde DEVA, Saadet, HDP, Gelecek Partisi ve CHP koordinasyonu yeni ittifak zeminleri kurarak avantajlar sağlayabilir. Örneğin HDP’nin daha evvel 4. vekili kıl payı AK Parti’ye kaptırdığı Şırnak ile 3. vekili küçük farklarla yine AK Parti’ye kaptırdığı Hakkari gibi illerde muhalefet ile işbirliği yapılabilir. HDP’nin vekil çıkarma şansının zayıf olduğu ama vekil belirleyecek gücünün olduğu Ardahan gibi bölge illeriyle, batıda iddiasız olduğu illerde, baraj altında kalma riskinin de ortadan kalkmasıyla seçmenlerini muhalefetin güçlü partisinin adaylarına yönlendirebilir. Bu durumda esasen 2019 yerel seçimleri gibi il il örülmesi gereken seçim stratejileri üzerinden ortaklaşmayı olanaklı hale getirebilir.

Muhalefet, 2019 yerel seçimlerinde her şehrin kendi dinamiklerini göz önüne alarak Cumhur İttifakı’na tarihi bir yenilgi yaşatmıştı. İktidar, yeni seçim kanunuyla farkında olmadan bu şansı muhalefete tekrar vermiş olabilir. Tabii muhalefet egolarından arınmış bir ittifak bilinciyle karşı seçim mühendislikleri geliştirip bu hamleye cevap verebilirse…

PolitikYol'da yayınlanan yazılar her gün öğlen mailinizde!

Roj Girasun
Araştırmacı. Sivil toplum örgütlerinin farklı kademelerinde yöneticilik yaptı. 2012’den bu yana farklı kuruluşlar bünyesinde yürütülen çeşitli araştırmalarda yer aldı. 2018'den bu yana Rawest Araştırma’nın genel müdürlüğünü yapmaktadır.
spot_img
PolitiYol Telegram'da
PolitikYol.com Podcast

GÜNÜN YAZILARI

SÖYLEŞİLER

SOSYAL MEDYA

13,609BeğenenlerBeğen
10,160TakipçilerTakip Et
48,141TakipçilerTakip Et
9,354AbonelerAbone

GÜNDEM

ÇEVİRİLER

Bir Cevap Yazın

YAZARIN DİĞER YAZILARI