CHP heyetinin 7 işçinin ölümüyle sonuçlanan maden faciasıyla ilgili incelemesi sürüyor. Heyette bulunan CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, ilkel koşullarda, iş güvenliği olmadan üretim yapılan bölgede 10 yılda 150’ye yakın işçinin öldüğünü söyledi.

Şırnak’taki maden faciasında 7 işçinin ölümü üzerine CHP, bölgeye incelemede bulunmak üzere heyet gönderdi. CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet ile il yöneticilerinin yer aldığı heyet önce göçükte hayatını kaybeden aileleri ziyaret ederek taziyede bulundu. Heyet, hastanede tedavi gören ve durumunun ağır olduğu açıklanan işçiyi de ziyaret etti.

CHP heyeti en son göçük alanına da inerek burada inceleme yaptı. Duvar’ın haberine göre Şırnak valisi olmak üzere yetkililerle görüşen heyetin yaptığı incelemede tespitlerini Tanrıkulu şöyle paylaştı:

ÇALIŞMA İZNİ YOK

Burada 25 bin hektarlık kömür üretim alanı var. 2013 yılından sonra iş güvenliği olmadığı için bütün alan üretime kapatılmış ve çalışma izinleri iptal edilmiş. Alanın ruhsatlı olduğu ama kimseye çalışma izni verilmediği ifade ediliyor. 3 ay önce bir firmaya yeniden ihale yapıldığı yönünde bilgi aldık ama henüz teyit edemedik. Valinin açıklamasına göre kimseye çalışma izni verilmedi.

KAÇAK SİGARA DEĞİL Kİ CEPTE TAŞINSIN

2013 yılında her ne kadar ürteime kapatılsa da burada kaçak üretim yapıldığı tüm Şırnaklıların bildiği bir şey. Bu kaçak sigara değil, kaçak kömür. Alıp cebinizde taşıyamazsınız. Kamyonlarla taşınan, pazarlanan bir madenden bahsediyoruz. Kaçak üretimin yapıldığı yerden pazarlama alanlarına gidene kadar buradaki denetim noktaları göz önünde bulundurulduğunda belli bir aşamadan sonra legal hale gelmiş gibi davranıldığı kesin.

10 YILDA 150 İŞÇİ ÖLDÜ

Sorun aslında şu. Şırnak kömüre mahkum. 5-10 kişinin çalıştığı 3-5 işletme dışında istihdam alanı yok. Buna mahkum kent. Siyasi tercihlerin sonunda, özelleştirme, taşeronlaştırma, güvencesiz ortamda çalışma ve rant ile anlatılabilecek bir yer. Türkiye Kömür İşletmeleri bilinçli olarak zarar ettirildi. Ardından özelleştirme sonrası yandaşlara rant sağlayan alana dönüştürülmüş. Daha fazla rant için de emek sömürüsü yapılmış. Son 10 yılda 150’ye yakın işçi çeşitli şekillerde hayatını kaybetmiş. Çok ilkel koşullarda üretim yapılmaya devam ediliyor.

ÇALIŞMA İZNİ YOK ELEKTRİK VERİLMİŞ

Facianın yaşandığı yerde yıllardır çıkarılan kömür nedeniyle bir vadi oluşmuş ve bunun ortasında gölet gibi büyük bir su birikintisi var. Üretim yapılması için bu suyun tahliye edilmesi gerek. Bunun için de kesik olan elektrik hizmeti yeniden verilmiş. Çalışma izni yokken alanın üretime açılması için bunun yapılmaması gerekirdi. Çalışma izni olmadan kesik olan elektriğin trafolara yeniden bağlanması iş güvencesiz bir çalışma ortamına zemin hazırlamış durumda. İhmal olduğu açık.

İŞ GÜVENLİĞİ SAĞLANARAK ÜRTEİMİN YAPILMASI ŞART

Ölen gençler çalışmaya mecbur Şırnaklılar. “Niye gidip bu koşullarda çalıştılar” denilemez. Çünkü başka iş yok. Burada insanlar açlığa mahkum edilmiş. Önemli olan can güvenliği, iş güvenliği sağlayarak üretimin yapılmasını sağlamak.

NE FITRAT NE KADER, BU CİNAYET

Bütün bu kazalar siyasal bir tercihin sonucu yaşanıyor. Özelleştirme, taşeronlaştırma ve denetimsizlik bu kazalara zemin hazırlıyor. Soma’da “fıtrat” dediler, burada da “kader” derler belki ama bunlar ne fıtrat ne kader, doğrudan doğruya cinayet.

İŞ CİNAYETİ UMUTSUZLUĞU ARTTIRDI

Şırnak çok acılar, travmalar yaşamış bir kent. 6 mahalle tamamen yıkılmış durumda. Şırnak’ın dokusuna uygun olmayan 11 katlı konutlar yapılıyor. Gerçek anlamda Şırnak’ın esas sorunları var. Yurttaşlar kendini dışlanmış, yalnız bırakılmış hissediyor. Son 2 yılda yaşanan travmanın ardından gelen bu iş cinayeti herkeste büyük bir moral bozukluğu ve mutsuzluk yaratmış durumda.