Serkan Üstün

Akademik Lisans Üstü Eğitim Sınavı (ALES), Yabancı Dil Sınavı (YDS) ve Kamu Persolenli Seçme Sınavı’na (KPSS) giren öğrencilerin ödemeleri gereken ücret her geçen yıl daha da artıyor. Son 6 yılda ALES ve YDS yüzde 140 oranında zamlanırken KPSS ücreti ise son 5 yılda bir oturum için yüzde 50 arttı.

Akademik alanda ilerlemek için zorunlu olan sınavlar olan YDS ve ALES, aynı zamanda pek çok kişi için mesleki kariyer konusunda da olmazsa olmaz konumunda. Kamu Personeli Seçme Sınavı ise pek çok işsiz üniversite mezunu genç için bir umut kapısı. Ancak öğrencilerin ya da yeni mezunların bu sınavlara gitmek için katlanması gereken maliyetler günden güne artıyor.

2014 yılında bir adayın ALES ve YDS için vermesi gereken ücret 50 TL iken 2019 yılında bir adayın ÖSYM tarafından belirlenen tarifeye göre 6 yıl öncesinden yüzde 140 zamla her bir sınav için 120 TL ödemesi gerekiyor. 2018 yılında YDS İlkbahar sınavına 130 bin aday başvurdu. Devletin tek bir sınavdan elde ettiği gelirin 15 milyon 600 bin TL olduğu hesaplandığında bu sınavların devlet için bir gelir kapısı olduğu eleştirileri de öğrenciler tarafından dillendiriliyor.

KPSS’de ise durum daha da vahim. Öğrencilerin Genel Kültür-Genel Yetenek Sınavı için ödediği ücret son 5 yılda yüzde 50 arttı. Ancak KPSS adayının katlanması gereken maliyet bununla da sınırlı kalmıyor. Öğretmen adayları veya Alan Bilgisi Testi’ne katılan adaylar aynı zamanda her bir oturum için ayrı ücret ödemek zorunda kalıyor. 2018 yılında bir öğretmen adayının en az ödediği ücret 180 TL oldu. KPSS’ye giren gençlerin pek çoğunun işsiz olduğu ya da bir kısmının dershanelere gitmek zorunda olduğu düşünüldüğünde katlanılması gereken maliyetin fazlalığı da adaylar için oldukça can yakıcı olabiliyor.