Silopi’de gece yarısı uyudukları eve giren panzerin altında can veren Yıldırım kardeşlerin ölümüne ilişkin hazırlanan bilirkişi raporları, araç sürücüsü polis Ömer Y.’nin “Araç arızalandı” savunmasını çürütüyor. Raporlarda, araçta teknik bir soruna rastlanmazken, Ömer Y.’nin yetkisiz, tecrübesiz ve kusurlu olduğu kaydedildi.

Şırnak’ın Silopi ilçesine bağlı Karşıyaka Mahallesi’nde 4 Mayıs’ta polis panzerinin evlerine girmesi sonucu yaşamını yitiren Muhammet (7) ve Furkan Yıldırım (6) kardeşlerin ölümüne ilişkin Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın ayrıntılarına ulaşıldı.

Soruşturma dosyasında yer alan görüntülere göre, 1994 yılında ABD’den alınan 73 A 0133 plakalı Dragon-1 markalı panzer MHP ilçe binası önünden saat 00.28’de hareket ediyor. Saat 00.29’da geri dönen panzer çok az bir süre burada kaldıktan sonra tekrardan hareket ederek evin bulunduğu sokağa doğru ilerliyor.

Dihaber’den Gökhan Altay ve Cihan Ölmez’in haberine göre, dosyada yer alan polis telsizlerine göre panzeri kullanan polis Ömer Y. saat 00.31’de merkeze kaza yapıldığına dair anons geçiyor. Anons sonrası olay yerine gelen polisler öncelikle Ömer Y.’yi zırhlı araç ile hastaneye götürürken, ezilen Yıldırım kardeşler için ambulans çağırıyor.

SAVCI GELMEDEN “PANZERİ KALDIRIN” TALİMATI VERİLDİ

Kısa bir süre sonra olay yerine gelen ambulanslarla Yıldırım kardeşler Silopi Devlet Hastanesi’ne kaldırılırken, olay yerine gelen İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden görevli, savcının gelmesini beklemeden evin içine dalan panzerin kaldırılması talimatını veriyor. Panzer kullanma yetkisi olan bir polis tarafından, panzer evin içerisinden kaldırılarak ilk olarak TOKİ polis lojmanlarına götürülüyor.

POLİS: STOP ETTİM, FRENLER ÇALIŞMADI

Panzeri süren polis Ömer Y. ise hastanedeki tedavisinin ardından gözaltına alınıyor. Daha sonra savcılık tarafından ifadesi alınan Ömer Y.’nin savunmasında şu ifadeler yer aldı:

“Park etmeye çalıştığım sırada araç birden stop etmesiyle birlikte rampa aşağı öne doğru 52’inci caddenin devamı 715’inci sokağa doğru gitmeye başladı. Aracın freninde ayağımı sürekli basılı tuttum. Fakat araç stop ettiği için fren sistemi çalışmadı. Araç sonra hızlandı. Bu sırada aracın farlarının söndüğünü görmem üzerine ana güç kaynağı olan şarteli kapatıp yeniden açtım. Motoru çalıştırmak için tekrardan düğmeye bastım. Fakat motoru çalıştıramadım. Lambalar tekrardan söndü. Aracı park konumuna getirdim fakat o da devreye girmedi. Aracın stop etmesiyle birlikte çarpma noktasına kadar yaklaşık 70 metrelik mesafede bu işlemleri tekrarladım. Fakat araç çalışmadı. Bu süre zarfında da aracın direksiyonu kilitlendi. Fren tertibatı işlemedi. Araç kontrolüm dışında eve çarptı.”

TUTUKLANAN POLİS: KUSURUM YOK

Ömer Y. savunmasında, çarpma sonucu olay yerine gelen polis ekipleri ile birlikte enkaz altında kalan çocukları birlikte çıkarttığını da ileri sürdü. İfadesinde üzgün, suçsuz ve kusursuz olduğunu savunan Ömer Y. olay gününde alkol kullanmadığını belirtti ve tutuksuz yargılanma talebinde bulundu.

İfadesinin ardından tutuklanma istemiyle Silopi Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilen Ömer Y. “taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebep olma” suçundan tutuklanarak Şırnak T Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

“HERHANGİ BİR ARIZA YOK”

Araç sürüsü Ömer Y.’nin anlatımlarının aksine panzeri evin içinde alarak TOKİ polis lojmanlarına götüren görevli polis ise, savcılıkta verdiği ifade de araçta herhangi bir teknik arazının olmadığını belirtiyor.

15 TEMMUZ SONRASI PANZER KULLANICILARI GÖREVDEN ALINDI

Yaklaşık 400 sayfalık soruşturma dosyasındaki bilgilere göre, olayın hemen ardından Cumhuriyet Başsavcılığının İlçe Emniyet Müdürlüğüne gönderdiği talimatta verilen cevapta, Ömer Y.’nin panzer aracını kullanma yetki belgesinin olmadığı ve buna ilişkin bir kurstan geçirilmediği belirtildi. Yine verilen cevapta, 15 Temmuz darbe kalkışması sonrası panzer kullanma yetkisine sahip polislerin çoğunluğunun görevden alındığından dolayı Ömer Y.’nin geçici olarak panzerde görevlendirildiği aktarılıyor. Yaklaşık 11 ton ağırlığında olan panzerin kullanılması için gereken D-1 sürücü belgesi bulunmayan Ömer Y. sadece B sınıfı sürücü belgesine sahip olduğu ortaya çıktı.

“FREN VE DİREKSİYON SİSTEMİNDE SIKINTI YOK”

Savcılığın olaya ilişkin görevlendirdiği Trafik, Elektrik, Makine ile Kamera ve Fotoğraf bilirkişileri hazırladıkları raporlar da aracın arızalandığı yönünde kendisini savunan Ömer Y.’yi yalanlıyor. Birbiri ile örtüşen bilirkişi raporlarında, “Aracın fren, direksiyon, elektrik ve yağ sistemlerinde herhangi bir olumsuz bir duruma rastlanmamıştır. Kullanıcı personelin yeterli eğitime sahip olmamasından dolayı kaçırma durumunda paniklemesinden fren pedalına basmaktan refleks olarak gecikmiş olabileceği, aracı da çalıştırmaması söz konusu olabileceğinden fren sisteminin gayri faal olacağından araca hakim olamadığı kanaatindeyim” tespitlerine yer verildi.

“TECRÜBELİ OLSAYDI KAZA ENGELLENEBİLİRDİ”

Makine bilirkişinin yaptığı, “Aracı kullanan personel daha tecrübeli ve eğitimli birisi olsaydı bu aracı ani fren ile durdurabileceği, kullanan personelin tecrübesiz olduğu” tespiti ise olayın oluş sebebini gözler önüne seriyor.

JANDARMA BİLİRKİŞİ: ARAÇ SÜRÜCÜSÜ DE İDARE DE KUSURLU

Olay yeri incelemesini tutan jandarma görevlileri ise raporlarında, kazanın oluşumunda hem idarenin hem de araç sürücüsünün eşit derecede kusurluğu olduğu vurgulayıp gerekçesini şöyle aktarıyor:

Personelin Kara Yolları Trafik Kanunun 42. ve 76. Maddesi gereğince “Motorlu Sürücü Sertifikası”nın bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple personelin bahse konu aracın özelliklerini tam olarak bilmediği, beyanında belirttiği (iddia) ettiği çabalarına rağmen aracı durduramamasının ve yeniden çalıştıramamasının araçla ilgili yeterli bilgiye sahip olmamasından kaynaklandığı, yine aynı yönetmenliğin 117. Maddesinin B Fıkrası gereğince duraklama esnasında alınması gereken tedbirleri almadığı, Karayolları Trafik Kanunun B Fıkrası gereğince aracın hızını yük ve teknik özelliklerine göre durumun gerektirdiği şartlara uydurmadığı yapılan görgü, tespit, inceleme ve alınan beyanlardan anlaşılmıştır.

Emniyet Genel Müdürlüğün (E.G.M.) motorlu araç sürücüsü ihtiyacını karşılamak üzere belirli eğitim programı çerçevesinde yönetmelikte belirten esas ve şartlara uygun olarak, ileride emniyet müdürünün teklifi ve valinin onayı, merkez teşkilatı için Trafik Hizmeti Başkanının teklifi E.G.M.’nin onayı ile E.G.M. personeli ve bağlı eğitim ve öğretim görenlere sürücü belgesine dönüştürülmek üzere “Motorlu Taşıt Sürücü Sertifikası” verilir. Bunların sınavları ve nitelikleri E.G.M.’ce belirlenen sınav sorumluları tarafından yapılır.

Araç muayenesi tutanağında da yapılan test sonuçlarında fren sisteminde herhangi bir kusura rastlanmadığı belirtildi.

Savcıya 26 Mayıs’ta ifade veren Yıldırım kardeşlerin ailesi olay hakkında şikayetçi olduklarını ve sorumluların cezalandırılmasını istedi.