Tanrıkulu’nun açıklamasının tamamı şöyle: 

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 1984 yılında kabul ettiği "İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Onur Kırıcı Muamele ya da Cezaya Karşı Sözleşme”yi 1997 tarihinden itibaren “İşkence Görenlerle Dayanışma Günü” olarak ilan etmesi, işkence mağdurlarının ihtiyaç duyduğu dayanışmanın önemini vurgulamaktadır. 

26 Haziran İşkence Görenlerle Dayanışma Günü, insanlık onurunu hiçe sayan ve ayaklar altına alanların ifşa günüdür aynı zamanda. “İşkenceye sıfır tolerans” söylemiyle kamuoyunu aldatan, kürsüde hak-hukuk-adalet naraları atıp uygulamada da yurttaşlara işkence uygulayan AKP iktidarı, halihazırda tüm ülkeye, kendisine biat etmeyen tüm yurttaşlara aslında işkence uygulamaktadır. 

AKP dönemi boyunca işkence ve kötü muamele bir hükümet politikası olarak istikrarlı bir biçimde sürdürülmüştür ve sürdürülmeye devam edilmektedir. AKP’nin 2002-2015 tarihleri arasındaki işkence karnesi yıllara göre şöyledir: 

2002 Yılında İşkence:

En az 988 kişi işkence ve kötü muameleye maruz kalmıştır. Cezaevleri ve diğer yerlerde gerçekleşen işkence vakaları bu sayıya dâhil değildir. 

2003 Yılında İşkence:
En az 600 kişi işkence ve kötü muameleye maruz kalmıştır. Cezaevleri ve diğer yerlerde gerçekleşen işkence vakaları bu sayıya dâhil değildir. İşkence gören 600 kişinin 72’si çocuklardan oluşmaktadır. 

2004 Yılında İşkence:
En az 193 kişi işkence ve kötü muameleye maruz kalmıştır. Cezaevleri ve diğer yerlerde gerçekleşen işkence vakaları bu sayıya dâhil değildir. 

2005 Yılında İşkence 

En az 988 kişi işkence ve kötü muameleye maruz kalmıştır. Cezaevleri ve diğer yerlerde gerçekleşen işkence vakaları bu sayıya dâhil değildir. 

2006 Yılında İşkence: 

En az 339 kişi işkence ve kötü muameleye maruz kalmıştır. Cezaevleri ve diğer yerlerde gerçekleşen işkence vakaları bu sayıya dâhil değildir. 

2007 Yılında İşkence: 

En az 320 kişi işkence ve kötü muameleye maruz kalmıştır. Cezaevleri ve diğer yerlerde gerçekleşen işkence vakaları bu sayıya dâhil değildir. 

2008 Yılında İşkence: 

En az 269 kişi işkence ve kötü muameleye maruz kalmıştır. Cezaevleri ve diğer yerlerde gerçekleşen işkence vakaları bu sayıya dâhil değildir. 

2009 Yılında İşkence: 

En az 259 kişi işkence ve kötü muameleye maruz kalmıştır. Cezaevleri ve diğer yerlerde gerçekleşen işkence vakaları bu sayıya dâhil değildir. 

2010 Yılında İşkence: 

En az 228 kişi işkence ve kötü muameleye maruz kalmıştır. Cezaevleri ve diğer yerlerde gerçekleşen işkence vakaları bu sayıya dâhil değildir. 

2011 Yılında İşkence 

En az 243 kişi işkence ve kötü muameleye maruz kalmıştır. Cezaevleri ve diğer yerlerde gerçekleşen işkence vakaları bu sayıya dâhil değildir. 

2012 Yılında İşkence 

En az 323 kişi işkence ve kötü muameleye maruz kalmıştır. Cezaevleri ve diğer yerlerde gerçekleşen işkence vakaları bu sayıya dâhil değildir. 

2013 Yılında İşkence 

En az 228 kişi işkence ve kötü muameleye maruz kalmıştır. Cezaevleri ve diğer yerlerde gerçekleşen işkence vakaları bu sayıya dâhil değildir. 

2014 Yılında İşkence 

En az 1039 kişi işkence ve kötü muameleye maruz kalmıştır. Cezaevleri ve diğer yerlerde 491 işkence ve kötü muamele vakası yaşandığı bilgisine de yer verilmektedir. 

2015 Yılında İşkence 

En az 5671 kişi işkence ve kötü muameleye maruz kalmıştır. Cezaevleri ve diğer yerlerde gerçekleşen işkence vakaları bu sayıya dâhil değildir. 

Dikkat edilirse AKP son iki yılda işkence vakaları konusunda korkunç bir artışa sebebiyet veren politikalar yürütmüştür. AKP’nin iktidara geldiği dönemde 900 dolaylarında olan işkence vakaları 2015 yılında 5 bin 671 gibi korkunç bir rakama ulaşmıştır. Sırf bu bile, iktidarda kalmak için muhaliflere alenen işkence yapan AKP’nin gerçek yüzünü ortaya sermeye yetmektedir. AKP dönemi boyunca işkence istikrarlı bir biçimde sürerken, son iki-üç yıl içinde bu “istikrar” sıkıyönetim koşullarını bile aşmış durumdadır. Yukarıdaki vakaların cezaevleri ve diğer yerleri kapsamadığı düşünülürse, işkence mağdurlarının sayısı konusunda çok daha çarpıcı bir tabloyla karşı karşıya olduğumuz görülecektir. 

Diğer taraftan, işkence mağdurlarının rehabilitasyonu konusunda en etkin çalışmaları yürüten Türkiye İnsan Hakları Vakfı Başkanı Şebnem Korur Fincancı’nın bu yılki 26 Haziran’ı hukuksuz bir biçimde cezaevinde geçiriyor olması da son derece anlamlıdır. Sayın Fincancı’nın tutukluluğu, işkencecilere verilmiş bir mesaj, bir ödüldür. Bu hukuksuz tutuklamaya derhal son verilmesi gerekmektedir. 

İşkence, insanlık onuruna yönelik bir saldırıdır ve insan hakları hukuku bakımından, hiçbir istisnayı kabul etmeyecek bir biçimde yasaktır. İşkence bir insanlık suçudur ve bu suça göz yummak, insanlık onurunun ayaklar altına alınışına seyirci kalmaktır. AKP’nin işkenceyi olağanlaştırma girişimlerine asla meydan vermeden, her gün aynı sözü haykırıyoruz: “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek!” 

CHP PM üyesi ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu bir açıklama yaparak AKP iktidarı döneminde nasıl arttığını ortaya koydu. Tanrıkulu “AKP’nin iktidara geldiği dönemde 900 dolaylarında olan işkence vakaları 2015 yılında 5 bin 671 gibi korkunç bir rakama ulaşmıştır.” dedi.

PolitikYol