Cuma, Eylül 23, 2022

Selçuk Özdağ: ‘Esad, Yazıcıoğlu’na dedi ki, içsavaş ihtimaline karşı plebisit ile Suriye’yi Türkiye’nin bir vilayeti yaparım’

Bilgehan Uçak
Bilgehan Uçak
İstanbul, Kadıköy’de 1989’da doğdu. Çok çeşitli gazete ve dergide yazılar yazdı. Yüksek lisansını Bilgi Üniversitesi Kültürel İncelemeler programında yaptı. Söyleşilerinin derlendiği ilk kitabı “Futbol mu? Yok daha neler!” 2012’de çıktı. Reşat Nuri Güntekin’in eserlerindeki siyasi görüşleri incelediği ikinci kitabı “Operada Mücella Suzan” ise 2019’da Everest Yayınları tarafından yayımlandı. İlk romanı “Akşamlar Artık Serin”, Kasım 2020'de, ikinci romanı "Biraz Ses Olsun" ise Ocak 2021'de yayımlandı.

Sessiz İstila filmini ve Ümit Özdağ’ın Zafer Partisinin sığınmacı sorununu ele alış şeklini eleştirdiğim son yazımdaki bir bölüme Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’dan itiraz geldi.

Sessiz İstila filmini ve Ümit Özdağ’ın Zafer Partisi’nin sığınmacı sorununu ele alış şeklini eleştirdiğim son yazımdaki bir bölüme Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’dan itiraz geldi.

1961 tarihli Cenevre Sözleşmesi ile Türkiye’nin sadece batısından mülteci kabul edebileceğini hatırlatırken buradaki temel maksadın Kürt nüfusunun artmasını engellemek olduğuna bir yorum yapmıştım.

Selçuk Özdağ arayıp “doğudan alamayız” sözündeki maksadın benim iddiamdan farklı olduğunu söyledi.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra sınırların dışında kalan Türklerin neredeyse tamamının Türkiye’ye gelmek istediğini belirten Selçuk Özdağ, bu kararın esasında Türklerin yerlerinde kalmaları için verildiğini ifade etti.

“Örneğin, İran’da nüfusun yüzde 23’ü Türk’tür,” diyen Özdağ, şayet Türkler oradan çekilirse yerlerinin başka milletler tarafından doldurulacağını, bunun da ne Türkiye’nin ne de orada yaşayan Türklerin lehine olacağını söyledi.

Yazıdaki bu kısma dönük eleştirisinden sonra biraz da sığınmacı meselesine değindik, bu konu hakkındaki görüşlerini sordum.

Malum Selçuk Özdağ, uzun yıllar Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte siyaset yapmış, milliyetçi kesimin önemli bir siyasetçisi.

Şimdilerde Ümit Özdağ’ın başını çektiği ırkçılığa ise mesafeli, zira “benim milliyetçiliğim demokratça” diyerek kendini farklı bir yerde konumlandırıyor.

Suriye’den dünyanın çeşitli yerleri 10 milyonu aşkın insanın gittiğini, şartlar sağlanırsa bu insanların büyük çoğunluğunun geri döneceğini ifade eden Selçuk Özdağ, “Suriye, Suriyelilerindir,” diyerek onların dönüşü için şartların sağlanması gerektiğini belirtti.

“Gelenler ne o partinin dediği gibi ‘işgalci’ ne de hükümetin dediği gibi ‘kardeşimiz’, başka bir ülkenin vatandaşları,” diyen Selçuk Özdağ, Türkiye’nin asla demokrasi ihraç etmek gibi bir misyonunun olmadığını, demokrasiyi öncelikle içerde kurumsallaştırmak gerektiğini, ardından zaten bölgedeki diğer ülkelerin bizi örnek almaya başlayacağını ifade etti.

Selçuk Özdağ, Müslüman coğrafyanın AKP’yi uzun yıllar böyle gördüğünü, Türkiye’nin gidilen yerlerde krallar gibi karşılandığını söylerken sığınmacı meselesine dair hükümeti çok sert sözlerle eleştirdi.

“Türkiye’ye taşıyamayacağı kadar insan getirilmiştir. Bakın, ‘gelmiştir’ demiyorum, altını çizerek ‘getirilmiştir’ diyorum. Neden? İşte İçişleri Bakanı itiraf etti. Ucuz işgücü diye. Oysa onun görevi kayıt dışı çalışmayı engellemek olmalı. Kevgire dönen sınırlardan kimlerin geçtiğini bilmiyoruz. Bu insanların kan grubu nedir, ne iş yaparlar, sicilleri nedir… Hiçbir şey bilmiyoruz. Parmak izlerini dahi alamadık. Zaten geldikleri ülkede bir otorite kalmadı, soracak bir yer yok. Burada da sınırlar kevgir… Oysa, yapılması gereken kamplar kurmaktı. Gelenler kamplarda kalacaklar. Gidenler de kamplardan gidecekler. Böyle kayıtsız kuyutsuz iş olmaz.”

Selçuk Özdağ, bakanın “itirafını” ise şöyle yorumladı.

“Madem ara eleman yok, madem bu işleri yaptırmak için sığınmacılara mecbursun; o zaman bu kadar İmam Hatip Lisesi açacağına Endüstri Meslek Lisesi aç. Ara eleman yetiştir. Örneğini görmek isteyen Manisa’ya gelsin görsün. İhtiyaç olmayan okulu açmak israftır. Gerekiyorsa İmam Hatip Lisesi de aç ama şu anda böyle bir ihtiyaç yok. Sığınmacıların kayıtsız çalışmasına göz yumacağına Endüstri Meslek Liselerinden kendi elemanlarını yetiştir.”

Selçuk Özdağ, Suriye Devlet Başkanı Esad ile Muhsin Yazıcıoğlu arasında yapılan son görüşmeye dair çok önemli bir iddia ortaya attı.

Esad, Yazıcıoğlu’na Irak’tan sonra sıranın kendilerine geleceğini, ardından da Amerika’nın Türkiye ve İran’a yöneleceğini belirtirken, ülkesinin karıştırılmaya başlanması ve bir iç savaş çıkma ihtimali durumunda plebisit ilan ederek halkın desteğiyle Suriye’yi Türkiye’nin bir vilayeti yapacağını söylemiş.

Suriyelilerin Suriye’yi Türkiye’nin bir vilayeti görmek isteyeceğine hiç ihtimal vermiyorum ama…

İddia böyle, ben aktarmış olayım.

PolitikYol'da yayınlanan yazılar her gün öğlen mailinizde!

Bilgehan Uçak
Bilgehan Uçak
İstanbul, Kadıköy’de 1989’da doğdu. Çok çeşitli gazete ve dergide yazılar yazdı. Yüksek lisansını Bilgi Üniversitesi Kültürel İncelemeler programında yaptı. Söyleşilerinin derlendiği ilk kitabı “Futbol mu? Yok daha neler!” 2012’de çıktı. Reşat Nuri Güntekin’in eserlerindeki siyasi görüşleri incelediği ikinci kitabı “Operada Mücella Suzan” ise 2019’da Everest Yayınları tarafından yayımlandı. İlk romanı “Akşamlar Artık Serin”, Kasım 2020'de, ikinci romanı "Biraz Ses Olsun" ise Ocak 2021'de yayımlandı.
spot_img
PolitiYol Telegram'da
PolitikYol.com Podcast

GÜNÜN YAZILARI

SÖYLEŞİLER

SOSYAL MEDYA

13,609BeğenenlerBeğen
10,160TakipçilerTakip Et
50,265TakipçilerTakip Et
9,354AboneAbone Ol

GÜNDEM

ÇEVİRİLER

Bir Cevap Yazın

YAZARIN DİĞER YAZILARI