OHAL KHK’sı ile ihraç edilen ve işlerine geri dönmek için Ankara Yüksel Caddedi’nde İnsan Hakları Anıtı önünde açlık grevi yaptıkları gerekçesiyle tutuklanan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’nın gözaltında şiddet görmelerine dair yaptıkları suç duyurusuna takipsizlik kararı verildi.

Kararda mevzuat gereği yapılması gereken işlemler sırasında direnç gösteren Özakça ve Gülmen’in gözaltına alındığı süre boyunca 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu’nun verdiği yetkinin dışında kötü muameleye maruz kaldığına dair kendi iddialarından başka delil bulunmadığı savunuldu.

Karara giren Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün savunmasında, iki ismin “örgütsel tavır takınarak direnç gösterdiği” öne sürüldü.

Cumhuriyet’te yer alan habere göre Emniyet, kendisini şöyle savundu:

“Şüpheli Nuriye Gülmen’in mevzuat gereği yapılması gereken işlemler sırasında direnç gösterdiği, şahsın direncini kıracak ölçüde bedeni kuvvet kullanmak suretiyle belirtilen işlemlerin gerçekleştirildiğini, başta DHKP/C olmak üzere sol terör örgütlerine yönelik olarak yapılan operasyonlarda yakalanan şüphelilerin örgütsel tavır takınarak kolluk kuvvetlerine karşı direnç gösterdikleri, nezarethanelerde açlık grevi yaptıklarını, kendilerine karşı işkence uygulandığı iddiasında bulunduklarını, bu tür mesnetsiz iddialarla Emniyet güçlerince gerçekleştirilen başarılı operasyonları sekteye uğratmaya, personelin azmini olumsuz etkilemeye ve görevli kolluk kuvvetlerinin açık kimlik bilgilerini deşifre ederek örgütün hedefi haline getirmeye çalıştıklarını belirterek yaptıkları işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olduğu.”