Kayseri Kitap Fuarında saldırıya uğrayan İhsan Eliaçık, Artı TV canlı yayınında saldırıyı anlattı. Eliaçık, “Belediye tarafından tutulmuş 30-40 kişilik grubun bana saldırmalarına bilerek göz yumuldu. Sarayın gözüne girerek, bu benim için iyi saldırıyor muhaliflerime, bunu orada tutayım o zaman falan diyecek diye bir beklentiye girdi herhalde.” diye konuştu.

Canlı yayında saldırıyı anlatan Eliaçık, “Oranın Belediye Başkanının ve daha önce oranın Belediye Başkalığını yapmış şu anda Bakan olan Mehmet Özhaseki’nin de FETÖ’cülükten şüphe var üzerinde. Onların da istifa ettirilmesi topun ucunda, o yüzden sarayın gözüne girmeye çalışıyorlar” dedi.

Eliaçık’ın konuşmasının satırbaşları şöyle

“Bunun bir kaç nedeni var, bizim yaptığımız muhalefetten çekiniyorlar. Çünkü biz onları ciğerlerinden yakalıyoruz. Onların konuştuğu dili konuşuyoruz, dini temelli bir muhalefet yapıyoruz. Bizimki diğerlerine benzemiyor ve çok fena rahatsız oluyorlar. Ve bunun olmasını istemiyorlar, bundan dolayı öfke dolular. Bir de ben Kayseriliyim  daha önce cemaatlerinin içinde bulunmuş bir kişiyim, bu Belediye Başkanını da tanırım, 28 Şubat 90’lı yıllardan tanıdığım birisidir. Yani bu bizim içimizden çıktı ihanet ediyor filan, Gezi’ye katıldı filan diye böyle yapıyorlar.

SARAYIN GÖZÜNE GİRMEYE ÇALIŞIYORLAR

Daha önce aramızda yaşanmış herhangi bir polemik olmadı. Eskiden tanıdığım şahsi meselemin olmadığı birisi. Aynı çevrelerin içinde olduğumuz uzaktan uzağa birbirimizi tanıdığımız bir insandı. Ama şimdi benim tahminim bu Belediye Başkanlarının istifa etmelerinin sürecinde, Kayseri de şüpheleri üzerine çeken bir belediye. Oranın Belediye Başkanının ve daha önce oranın Belediye Başkalığını yapmış şu anda Bakan olan Mehmet Özhaseki’nin de FETÖ’cülükten şüphe var üzerinde. Onların da istifa ettirilmesi topun ucunda. Bunun için korkuyorlar telaşa kapılıyorlar, sarayın gözüne girmek için, saraya muhalif olan, üstelik kendi içlerinden çıkmış birisine böyle tavır koyarak, bunu dışlayarak sarayın gözüne girmeye çalışıyorlar. Bunun başka bir izahı yok. Sarayın gözüne girerek, bu benim için iyi saldırıyor muhaliflerime, bunu orada tutayım o zaman falan diyecek diye bir beklentiye girdi herhalde. Benim aklıma başka bir şey gelmiyor. Yoksa beni niye engelliyor ki benim kitaplarımı engellemenin ne anlamı olacak başka hiç bir izahı yok. 

KAYSERİ’Yİ DÜNYAYA REZİL ETTİLER

Bu olay bir taraftan dini şiddeti de körüklüyor, öbür taraftan biz dinin hoşgörü dini olduğunu, hiç bir şekilde saldırının dinde caiz olmadığını günah olduğunu söylüyoruz. Orada bir dine karşı din söz konusu. Zulme alet edilen kitle adaletin hizmetinde olan dinin karşı karşıya gelmesi söz konusu. Yoksa ben bunları onların iddia ettiği gibi dinsizlik adına filan yapmıyorum. Ben Kuran-ı Kerim tefsiri yazmış bir insanım ve  mevcut hükümete muhalifim. Onların yaptığı yanlışları 10 yıldır neredeyse sürekli olarak anlatıyorum.  Kapitalizme abdest aldırdıklarını söylüyorum. Kapitalizme teslim olduklarını söylüyorum. Onlar benim asıl söylemlerimi bırakıp böyle eften püften şeylerle halkın gözünde beni düşüreceklerini zannediyorlar. Kayseri’den çıkmış 26 kitabı olan bir insana, hayatını yazarlığa vermiş bir düşünce  adamına, kelimesinden kaleminden başka bir gücü olmayan bir insana bir güruhu üzerine salarak  ve kapının önünde bekleyip onu içeri sokmayarak Kayseriyi Dünyaya rezil etmişlerdir. Aslında kendileri rezil olmuştur. Kayseri rezil olmamıştır. Kayseri ve  halk bizi destekliyor. Ben orada oturma eylemi yapacaktım. Gerilim olmasın diye, benim yüzümden bir kişinin burnu kanamasın diye vazgeçtim. Bir açıklama yaparak oradan ayrıldım. Fuarın biraz ilerisinde oturduğum kafeye onlarca insan geldi, milletvekilleri aradı, yarın Pazar günü 1000 kişi ile beraber fuara yürüyelim dediler ama ben ret ettim. Ben dedim yarın annem ve babamın mezarını ziyaret edeceğim ve Pazartesi günü İstanbul’a geri döneceğim. Onlar da bu rezillikleri ile kalsınlar. Onları şu anda teşhir etmek en iyi mücadele yöntemi olacaktır. Onların ekmeklerine yağ sürmeyelim dedim.”