Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ‘Üzerimizde metal yorgunluğu var’ sözünü değerlendiren Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Metal yorgunluğunun farkına varılmış olması sevindirici bİr durumdur. Ancak metal yorgunluğu demek, artık o metalin kullanılamaz hale gelmesi demektir. Eğer o metal değiştirilmezse, zihniyet değiştirilmezse, zihinlerdeki metal yorgunluğu giderilmezse, sadece kadrolarda yapılan birtakım değişiklikler ile çözülmez” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, parti genel merkezinde haftalık olağan basın toplantısını gerçekleştirdi. Karamollaoğlu, ülke ve dünya gündemi ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu.

BAŞARI GÖSTEREN FUTBOL TAKIMLARIMIZI TEBRİK EDİYORUM

Karamollaoğlu, basın toplantısına Beşiktaş futbol takımının şampiyonluğunu kutlayarak başladı. Beşiktaş taraftarlarına teknik heyetine ve futbolcularını tebrik eden Karamollaoğlu, disiplinli çalışmanın mükâfatını aldıklarını dile getirdi. Ayrıca süper lig’e çıkan memleketi olan Sivasspor’u ve Malatyaspor’u da tebrik etti.

DÜNYA YENİ BİR FETHE MUHTAÇTIR

Karamollaoğlu, 11 ayın sultanı Ramazan ayının ve İstanbul’un Fethi’nin 564. Yıldönümünün kutlandığı bu manevi günlerin kardeşliğimizi pekiştirip, birliğimizi arttırmasına ve yeniden Fetih şuuru ile şuurlanmamıza vesile olmasını ifade etti.

Bugün dünyanın durumuna bakıldığı zaman yeni bir fethe ihtiyaç duyulduğuna dikkat çeken Karamollaoğlu, “Yapılan araştırmalara göre terör olayları son beş yılda üç kat artmış. BM kayıtlarına göre dünyada 193 ülke var. Bu ülkelerin 183’ünde problemler yaşanıyor. Ancak bizi en çok üzen ve ilgilendiren ise İslam ülkelerinin içinde bulunduğu şartlar. En büyük problemler İslam dünyasında yaşanıyor. Suriye nüfusunu çoğunluğu değiştirdi. Irak’ta da yine aynı şekilde insanlar katledildi veya göç etti. Yemen’de, Libya’da ve daha niceleri de bu durumdan farksız. Son yıllarda yaşanan savaşlar ile yerlerinden olup göç eden Müslümanların sayısı dünyadaki 60 ülkenin nüfusundan fazladır. İşte dünyanın ve İslam âleminin durumu budur” açıklamalarında bulundu.

SORUNLARIMIZ İLE DERTLENEN YÖNETİCİLERİMİZ YOK

Dünyanın her yerinde yaşanan kaosların çatışama ve savaşların doğmasına sebebiyet verdiğini ve bu durumdan sadece kaosları çıkartanların fayda gördüğüne değinen Karamollaoğlu, “İslam ülkelerinin elçileri ile iftar yemeği buluştuk. Orada onlara da bunu söyledim. Yaşanan çatışmalara ve savaşlara sebebiyet veren kaosları çıkartanların hedefleri ve çıkarları var. Bunun içinde uğraşıyorlar. Ancak bu krizlere maruz kalan bizdeki yöneticilerin ise bunun son bulması için hiçbir çabaları yok. Bunun ile dertlenmiyorlar. Ne bir araya geliyorlar, nede meselelerini çözmek için çare arıyorlar. Sadece esen rüzgârın karşısında savruluyorlar. O yüzden önce dönüp kendimize bakmalıyız” dedi.

KADROLARI DEĞİŞTİREREK METAL YORGUNLUĞUNU ATAMAZSINIZ

Türkiye’nin referandumdan sonra ile yeni bir döneme girdiğini ve bu yeni döneme uymak için Ak Parti’de hızlı değişikliklere gidildiğini söyledi. Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın grup toplantısında sarf ettiği ‘teşkilatlarda metal yorgunluğu var. Bunun içinde değişikliğe gideceğiz’ sözlerine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Karamollaoğlu, “Metal yorgunluğunun farkına varılmış olması sevindirici bur durumdur. Ancak metal yorgunluğu demek, artık o metalin kullanılamaz hale gelmesi demektir. Eğer o metal değiştirilmezse, zihniyet değiştirilmezse, zihinlerde ki metal yorgunluğu giderilmezse, sadece kadrolarda yapılan birtakım değişiklikler ile çözülmez” diye konuştu.

ÜST PERDEDEN KONUŞARAK İÇ BARIŞ SAĞLANMAZ

Oluşan metal yorgunluğunun ortadan kaldırılası için ise neler yapılacağını soran Karamollaoğlu, şunları kaydetti: “Kendi adamına değil de işi ehline verecek misiniz? Dış politikada bugüne kadar izlenen ve başarısız olduğu artık ortaya çıkan politikalar terk edilecek mi yoksa edilmeyecek mi? Ekonomimizi kıtlığa sürükleyen politikalardan vazgeçilecek mi? Rant ekonomisi ortadan kaldırılacak mı? Gerginliğe ve kutuplaşmaya neden olan üslup değişecek mi? Bunlar olmadan öyle üst perdeden konuşma ülkenin içi barışını sağlamaz.”

CEVAPSIZ SORULAR ZİHİNLERİ BULANDIRIYOR

15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili devam dene mahkemeler hakkında da görüşlerini dile getiren Karamollaoğlu, zihinleri bulandıran birtakım sorulara cevap bulunması gereken yerde bu soruların derinleştiğine dikkat çekti. Karamollaoğlu, “Meclis araştırma komisyonunun raporu üzerine herkes Ak Partililer de dâhil şu konuda ittifak ediyorlar ki, bu rapor kamuoyuna hiçbir ciddi bilgi sunmadı. Bu durum düzeltilmeli, toplum bilgilendirilmelidir” ifadelerini kullandı.

OHAL, OLAĞAN HALE GELİRSE PROBLEM DOĞAR

OHAL ile ilgili de konuşan Karamollaoğlu, şunları söyledi; “Hükümet 15 Temmuz’da çok ciddi bir problem ile karşı karşıya kaldı. Ancak daha sonra OHAL ile itham ile karşı karşıya kalan birçok insanın kendini savunma hakkını kısmen elinden aldı. Bundan dolayı hükümet OHAL içinde bulunsa bile mağdur edildiğine inanan insanların hak arayışlarını sağlayan mekanizmaları oluşturmalı bunları önünü açmalıdır. OHAL, olağanüstü bir durum var ise tabi ki de uygulanmalıdır. Ancak OHAL, olağan hale gelirse işte orda problem doğar. O zaman ortaya çıkan haksızlıkların önünü kesemezsiniz. Bundan dolayı da çok kısa zamanda hükümet bu yanlışlıkların önlenmesi yönünde adımlar atar”