CHP’li anayasa profesörü Kaboğlu, Temmuz 2008’den bu yana yürürlükte olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni analiz etti. ‘Yasama Yetkisi Devredilemez’ adlı çalışmada yer alan veriler, yeni sistemin sürdürülebilir olmadığını ortaya koyuyor

CHP İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu tarafından hazırlanan “Yasama Yetkisi Devredilemez” adlı çalışmada, Temmuz 2018’den bu yana yürürlükte olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin aksayan yönleri ele alındı. “Yeni sisteme karşı yeni bir muhalefet yönteminin geliştirilmesi gerektiğine” dikkat çekilen çalışmada, dikkat çeken “Millet İttifakı’nda yer alan partiler kadar HDP, TİP gibi muhalefette yer alan partileri de kapsamına alan demokratik muhalefetin tek kişi yönetimini aşmaya özgü muhalefet yol ve yöntemleri geliştirmesi gerektiği” tespiti yer aldı.

Cumhuriyet’ten Mahmut Lıcalı’nın haberine göre, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun talimatı üzerine CHP’li Kaboğlu tarafından hazırlanan çalışmada, Avrupa ve Türkiye’nin anayasal mirasıyla ilgili giriş bölümünün ardından 2017 yılındaki anayasa değişikliği ele alınıyor. TBMM ve Cumhurbaşkanı yetkilerinin kapsamlı bir şekilde anlatıldığı bölümün yanı sıra 27. dönemde yaşananlar tek tek sıralanıyor. Kitabın öneri bölümünde ise “sistem ve rejim tartışmalarının bilimsel verilerle yapılması gerektiği ve nitelikli yasa ile demokratik bir anayasa için nasıl bir yol haritasının izlenmesi gerektiği” anlatılıyor.

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin 18 aylık uygulamalarının sürdürülemezliğin teyidi olduğu” belirtilen çalışmada öne çıkan tespitler özetle şöyle:

İttifaklar gündeme geldi: Yaklaşık 20 yıldır Türkiye parlamenter rejimde koalisyonsuz yönetildi. Parlamenter rejim kaldırıldıktan sonra kurulan Cumhur İttifakı, müzakereci demokrasi ortamını yok etmiş bulunuyor. “Koalisyonlar olmayacak” söylemiyle getirilen yeni sistemde ittifaklar dönemi başladı.

TBMM yasa yapmıyor: Yasama girişimi TBMM tekeline verilmiş olsa da yasa önerileri genellikle TBMM dışında, Saray’da ya da bakanlıklarda hazırlandığından; inisiyatif, komisyonlar, TBMM Genel Kurulu’ndan oluşan yasama sacayağı kırılmış bulunuyor. Erkler ayrlığı vaadiyle getirilen yeni sistemde üç erkin yürütme tekelini elinde tutan tek kişi güdümünde birleşme tehlikesi doğdu.

Bir düzenleme birçok kez değiştiriliyor: Art arda yürürlüğe konulan farklı torba yasalarda kısa zaman diliminde sıkça değiştirilmekte ve birden çok kez düzenleme konusu olabiliyor. TBMM dışında hazırlanan darmadağın teklif metinleri, bir yasa metninin yansıtması gereken asgari özelliklerinden yoksun oluyor. Taslağı TBMM gündemine taşıyabilmek amacıyla imzalamış olan vekiller tarafından ikna edici biçimde komisyonlarda savunulamadıkları gibi, aynı vekiller TBMM Genel Kurulu’nda hazır bulunma gereğini bile duymuyor.

Yeni bir muhalefet yöntemi olmalı: Yeni sistemin sürdürülebilir olmadığı 18 aylık uygulamayla teyit edildi. Demokratik hukuk devletine dönüş için yeni bir muhalefet yöntemi geliştirilmesi gerekiyor. CHP öncülüğünde oluşan Millet İttifakı içerisinde yer alan partiler kadar, HDP ve TİP gibi muhalefette yer alan partileri de kapsamına alan “demokratik muhalefet”, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olarak adlandırılan tek kişi yönetimini aşmaya özgü muhalefet yol ve yöntemlerini geliştirme ve uygulamaya koyma tarihsel sorumluluğu ile karşı karşıya bulunuyor.

Muhalefet gelişmezse sistem meşrulaşır: Yeni bir muhalefet yönetimi uygulanmaz, muhalefet edilemezse Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne karşıtlık söylemle sınırlı kalacağı gibi erken bir tarihte yapılacak genel seçimler de tek kişi yönetimi için meşrulaştırıcı bir işlev görecek.