Serkan Üstün

Gazeteci ve iktisatçı Ozan Gündoğdu, market ve pazarda satılan meyve ve sebze ürünlerindeki fiyat artışını PolitikYol’a değerlendirdi.

Türkiye soğan, patlıcan, kabak gibi sebzelerdeki fiyat artışlarını konuşurken bu artışın nedenlerini açıklayan gazeteci Ozan Gündoğdu, fiyat artışlarının temelde 3 nedeni olduğunu söyledi. Tarım ürünlerinde mevsimsel etki, kur artışı ve tarımın ithalata bağımlığından kaynaklı sorunlar olduğunu ifade eden Gündoğdu, “Çiftçi önünü göremiyor. Önünü göremediğinden hasat yapmak için katlanacağı maliyetlerin bir kısmına katlanmıyor ve üretimden çekiliyor. Çünkü çiftçi para kazanmıyor. Para kazansa bile geleceği öngöremiyor.” dedi.

Mevsimden kaynaklı bir etkinin mutlaka olduğunu hatırlatan Gündoğdu şöyle konuştu:

Ozan Gündoğdu

“Mevcut fiyat artışı kıştan kaynaklı mevsimsel etkilerle açıklanacak kısmın çok ötesine geçti. Bunun başka başka faktörleri var. Genel eğilim kur artışı ile açıklama yönünde. Kur artışının da etkisi var tabi. Üçüncü büyük etki de şu: Çiftçi önünü göremiyor. Önünü göremediğinden hasat yapmak için katlanacağı maliyetlerin bir kısmına katlanmıyor ve üretimden çekiliyor. Örneğin, malını soğuktan koruması gerekiyor. Malını soğuktan korumak için katlandığı maliyet cebinde olmayınca ve hasat yaptıktan sonra satıp da elde edeceği geliri ön göremediği için diyor ki, ben hiç hasat yapmayayım. Örneğin şöyle haberler görüyoruz: Pancarlar tarlada kaldı, patates tarlada kaldı. Niye tarlada kalıyor? Zarar edecek çünkü. Bunun ekstra maliyetine katlanmak istemiyor. Başka bir problem daha var. Türkiye’deki çiftçi uzun zamandır ülkedeki diğer çiftçilerle değil, tarımda ithalat politikası yüzünden uluslararası büyük gıda kartelleri ile rekabete zorlanıyor. 2018’in zam şampiyonu %185’le soğan oldu. Tarım Bakanlığı ne yapıyor. Hemen Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile bir düzenleme yapıp gümrük vergisini sıfırlıyor. 45 günlüğüne yapıyor bunu ama üreticiye, “Bir süre yerli soğan alma, ithal soğan al” demiş oluyor. Bu yerli üreticiyi sırtından bıçaklamak demek. Bugün sırtından bıçaklanan yerli üretici yarın niye soğan üretmek istesin. Zaten önceki sene para kazanamamış. Bu yıla özgü bir şey değil. On yıldır devam ediyor. Ekonomik bunalımla beraber bu yıl gıda fiyatlarındaki artış ayyuka çıkmış durumda.

KONYA OVASI KADAR ALAN ARTIK EKİLMİYOR

Sonuç olarak birkaç sebep sayılabilir. Birincisi mevsim. İkincisi kur. Üçüncüsü ise üretimin azalması. Bunun nedeni ise tarımda ithalat politikaları. İthalat politikalarını AKP kısa vadeli hedeflere ulaşmak için yaptı. Mesela seçim geliyor. Soğan fiyatlarını nasıl düşürürsün? İthalat yaparak. İçeriye soğan girince fiyatlar bir nebze azalsın. Bu da yerli üreticiye, çiftçiye bu anlamda ihanet etmek oluyor. 2001 yılında toplam ekili tarım arazisi 17,9 milyon hektardı. 2018 yılında 15,4 milyon hektar. 2,5 milyon hektarlık alan artık ekilmiyor. Bu yaklaşık Konya Ovası kadar bir büyüklüğe tekabül ediyor. Niye ekilmiyor? Çünkü çiftçi para kazanmıyor. Para kazansa bile geleceği öngöremiyor. Bir sene 3 bin, bir sene 5 bin kazanarak Ziraat Bankası’ndan kredi dahi çekemezsin. Değişken bir gelirle kredibiliten de azalıyor. Çiftçinin önünü görmesi neredeyse imkânsız.”

TÜM GİRDİLER İTHAL

Gündoğdu, yaşanan fiyat artışının önümüzdeki süreçte devam edip etmeyeceği konusunda da şu yorumu yaptı:

“Bu yaz yaşanan fiyat artışı daha çok kur seyrini takip ediyordu. Ekim ayından bu yana kur yatay seviyede. Kış sebzelerindeki fiyat artışlarında kur etkisi daha düşük seviyede. Yazın 3.85’ten başlayan dolar 7 liraya çıktı. Bu artış tarım ürünlerini de etkiledi. Tarım ürünlerindeki ithalat bağımlılığı yalnızca nihai üründe değil, tohumunda, gübresinde, muşambasında, serasında, mazotunda da var. Tüm girdilerin dolarla artması yaz sebzelerine yansımıştı. Kışın yaşadığımız kurdan ziyade daha çok mevsimsel etkiler, ithalat bağımlılığı ve çiftçinin maliyetlere katlanamayacak durumda olması.

KUR ARTARSA ÇİFTÇİ 2019’U ÇIKARTAMAZ

Kur 5,20 seviyesinde kalırsa 2018 yazından daha rahat bir 2019 yazı yaşayabilir çiftçi. Ancak kurda bir artış yaşanırsa (çiftçi zaten son nefesini vermek üzere çünkü nakdi de tükenmiş durumda) 2019’u çıkartamaz. Bu da tüketiciye yansır. Çiftçi üretimden çekilir ve çok daha kötü bir 2019 yazı ortaya çıkabilir. Burada bakılması gereken temel şey ithalat bağımlısı haline gelmiş çiftçinin kurdan nasıl etkileneceği. Kur böyle giderse de yine çiftçi için zor geçecek çünkü 2018’den para biriktiremedi, kredibilitesi tükendi. Kurdaki bir dalgalanma ise çiftçiyi perişan eder. Çünkü mazot, gübre, tohum girdisi tamamen ithal. Tohumu kıştan korumak için katlanmak zorunda olduğu giderler dahi ithal giderler. Ne olacağını söylemek o yüzden çok mümkün değil.”