Türkiye’de ilk defa bir Başbakan partisiz olduğu bizatihi kendi partisinin yönetimi tarafından ilan edildi. MKYK’nın Davutoğlu elinden "partiye iç işlerine karışmaması" için yaptığı parti içi darbe siyasi tarihe geçmiştir. Ülkeyi, siyasi partileri, rejimi, sivil toplumu, medyayı dizayn eden cumhurbaşkanının kendi partisini dizayn etmemesi beklenmemelidir. 

Ancak buradaki sorun Davutoğlu’nun itibarsızlaştırılıp bütün görevlerinden el çektirilmesidir. Başbakan Davutoğlu her zaman yaptığı gibi zaman içinde "intikam alma" ötelemeleri artık ötelenmez ve ertelenemez bir hal aldı.  

Bundan sonra Davutoğlu’nun nasıl çekileceğine tanıklık edeceğiz. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Davutoğlu ile istediği rejim değişikliğini yapamayacağını çok iyi biliyor. Aslında Davutoğlu’na en büyük fırsatı CHP Genel Başkan’ı Kemal Kılıçdaroğlu vermişti. Eğer Davutoğlu CHP lideriyle koalisyon kursaydı, bugün çok daha rahat bir konumda olacaktı. Ama Davutoğlu bütün oyun kurucuları oyunun dışına çıkarma planını yürürlüğe koymaya çalıştı ve sonunda kendisi oyunun dışında kaldı.  

AKP MKYK’sı Davutoğlu’na açık darbe yapmış ve onun bir danışman ve geçici bir görevli olduğunu çok net bi biçimde kendisine bildirmiştir. Bundan sonra Davutoğlu her zamanki gibi birşey olmamış gibi davranıp konumunu korumaya ve rövanşı almak için bir uygun anı bekleyecektir. 

Fakat artık kendi partisinde bile itibarı kalmayan bir Başbakan’ın bu ülkeyi yönetmesi zuldür… Ülke için de kendisi için de…