CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel yenilenen İstanbul seçimleri ve YSK kararı ile ilgili PolitikYol’a değerlendirmelerde bulundu. Özel, “23 Haziran seçimleri anayasa ve yasada olan bir seçim değil, bir mızıkçılık seçimidir, bir milli iradeyi tanımama seçimidir” ifadelerini kullandı.

İstanbul seçmeninin 31 Mart seçimlerinde sandığa giderek bir tercih ortaya koyduğunu ve bu tercihin 31 Mart öncesi iktidar partisinin genel başkanı ve sözcülerinin kullandığı kutuplaştırıcı ve ötekileştirici dile karşı ciddi bir yanıt içerdiğini ifade eden Özel, “İstanbullu, 25 yıldır büyükşehir belediyesini yöneten anlayışı değiştirmek istediğini, iktidar partisi sözcülerinin kendi ifadeleriyle İstanbul’a ihanet eden bir gelenekten gelen adayı tercih etmediğini ortaya koymuştur.” dedi.

Özel açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“İktidar partisi yıllarca kutsadığı “milli irade” söylemini, kendisine oy verilmeyen ilk seçimde tanımamış, bunun için kamu kuruluşları eliyle kanun dışına çıkarak seçmenlerin kişisel verilerini temin etmiş, buna karşın Ekrem İmamoğlu’nun mazbatasını geri alabilecek, seçimleri iptal edebilecek hiçbir veri bulamamıştır. 1994 yılında İstanbul ve Ankara’yı kazandıktan sonra genel iktidara gelen Adalet ve Kalkınma Partisi, kendisi ve yandaşları için çok şey ifade eden İstanbul’u kaybetmemek adına seçimleri iptal ettirebilmek için her yola başvurmuştur. Son olarak, Yüksek Seçim Kurulu üyelerini baskı altına almış ve hiçbir somut delil olmamasına karşın 7 üyenin oyuyla, seçmenin iradesi sakatlanmış, Ekrem İmamoğlu’nun mazbatası ve İstanbullunun ucuz belediye hizmetlerine erişim hakkı çalınmıştır.”

“ÇALDILAR İFADESİNİ AÇIKLAYACAK HİÇBİR İFADE YOK”

Yüksek Seçim Kurulu’nun kamuoyuna 200 sayfayı aşkın olarak duyurulan gerekçeli kararının ancak 12 sayfayı bulduğunu ve kararın açıklanmasıyla anlaşıldığını ifade eden Özel, “Muhalefet şerhlerinin 38 sayfayı bulduğu kararda, seçimin yenilenmesini isteyen üyelerin kaleme aldığı bölümde kamu vicdanını tatmin edici hiçbir gerekçe bulunmadığı gibi, iktidar partisi genel başkanı ve sözcülerinin “çaldılar” ifadesini açıklayacak hiçbir ibare de yer almamaktadır.”

Özel açıklamasına şöyle devam etti:

“100 TL’lik tek bir banknotun 75 TL’sinin geçerli, 25 TL’sinin geçersiz sayılması nasıl mümkün değilse, aynı zarfa atılan 4 pusuladan 3’ünün geçerli, 1’inin geçersiz sayılmasının anlaşılması da mümkün değildir.

31 Mart seçimleri öncesinde kendi adayına oy vermeyen seçmeni “illet”, “zillet”, “terörist” diye yaftalayan iktidar partisinin, 23 Haziran’a giden süreçte de bu söylemi terk ederek, bunun yerine “hırsız” ifadesini kullanmayı tercih edeceği anlaşılmaktadır. Ancak, 31 Mart’ta bu kutuplaştırıcı dile yanıt veren seçmenin, 23 Haziran’da da aynı cevabı vereceğinden kuşkumuz yok.

“CHP TAM KADRO SAHADA OLACAK”

Cumhuriyet Halk Partisi, 23 Haziran seçimlerine kadar en başta İstanbul il örgütü ve İstanbul milletvekilleri olmak üzere tüm milletvekilleriyle, PM üyeleri, tüm il örgütleriyle sahada olacaktır.

23 Haziran seçimleri anayasa ve yasada olan bir seçim değil, bir mızıkçılık seçimidir, bir milli iradeyi tanımama seçimidir. 31 Mart seçimlerinde İstanbullu hakkı yenen, mazbatası çalınan Ekrem İmamoğlu’nun hakkını teslim etmek için yeniden sandığa gidecek ve İmamoğlu’nu yeniden seçecektir.”