Geçtiğimiz yılda ne konuşulduysa yanına merkezine muhakkak salgına dikkat çekilip, ‘yoksullaşıyoruz ama ırkçılık Dünya’da yükselişte’ ‘ama kuraklık tehlikesiyle karşı karşıyayız’ ama denilip sonra anekdotlar düşülüp suçluyu buluverdiler. Utanmasalar kapitalizmin kuruluş tarihini 2019 yılı ilan edecekler.

200 yıla yakın geçmişlerinden ve yaptıklarından kurtulmak istiyorlar. Temiz bir sayfa açtıklarında dahi geride bıraktıkları da bir kıyımdan ibaret.

Ağzı açık bakılan medeniyetin beşiği Avrupa Birliği ülkeleri kendi canının derdine düşmüş durumda. Onların kapitalistleşme sürecinin eski oluşu, kuruluşlarını yaptıklarını unutturma gayretleri beyhude bir uğraş olduğu için iş yerlerinde işçileri, işgal ettikleri yerlerdeki insanları öldürüp sonra onları saymak yerine virüsle ölenlerin çetelesini tutuyorlar. Bu çetelenin skalasına yazılan bir milyonun üzerinde insan oldu. Toplu katliamı önleyemeyenler demokrasi, insan hakları konusunda ahkâm kesmeye bundan sonrada devam edecekler. Bizdeki Fransa ve AB meraklısı ”solculara” ve diğerlerine eski defterleri çok kurcalamadan hafızamızı zorlamayacak yakın tarihi hatırlatmamız yeterli olacak.

Türkiye’deki kapitalistler de diğerleri gibi yolunda giden sistemin virüs nedeniyle işlemez hale geldiğini iddia ediyor. Yoksulluğu, işsizliği bir kenara bırakırsak işçilerin çalışırkenki yaşam hakkını gasp edip sonrada resmi bir tutanak dahi tutma ihtiyacı duymayan patronlar ve devletinin bu yılki notunu İşçi Sağlığı ve Güvenliği Meclisi 2427 işçinin iş cinayetlerinde öldüğünü açıklayarak verdi. Türkiye’de virüs öncesi de ortalama 5 işçi iş cinayetinden dolayı yaşamını yitiriyordu. Bu ölümlerde alınmayan tedbirler nedeniyle gerçekleşiyor. 2019 işçi cinayetlerinde ölenlerin sayısı da 1736 bu sayılar medyaya yansıyan ve ailelerden edinilen bilgiler ışığında hazırlanıyor.

2020 yılını farklı kılan kapitalist sisteme virüs çarptı. BIDEN, İMAMOĞLU, MERKEL ve iyilerin dostu kötülerin düşmanı Selena da bu kapitalizmin geçmişini ve bugünün kurtaramaz. Çünkü bu çarpma sonrası tam boy ilaçlı tomografisi çekilip sorunun nereden kaynaklandığı görüldü. Kapitalizmin bir yerinde değil her yerinde kırık olduğu anlaşıldı.

Virüsün yayılmasını önleyecek olan tam kapanmayı sağlamayıp üretilen aşıları stoklayıp buradan medet uman patronların düzeninin bağışıklık sistemlerini güçlendirecek aşının bulunma ihtimali yok.

Çünkü o köprünün altından çok sular geçti.