Türkiye son dönemde o kadar çok sandığa gitti ki; seçim dönemlerinde merkezi bütçeden halka verilen ufacık seçim rüşveti, sermaye sınıfının canını acıtıyor.

Bir de TÜSİAD kriz süreçlerindeki seçimlerin bir risk unsuru olduğunu biliyor. Ekonomik kriz süreçlerinde seçim ister istemez bazı sürprizlere de gebe oluyor. Son yerel seçim de bunun göstergesi aslında. Muhalefet “Bu bir yerel seçim, merkezi iktidarı oylamıyoruz” dese de, Erdoğan seçimlerin başrol oyuncusu olup, yan oyuncuları devre dışı bırakmak istedi. Bu filme çok alışmış olan halk da bu sefer aynı sonu izlemek istemeyerek kimi dokunuşlarla filme renk kattı. TÜSİAD da bu kadarcık rengin merkezinde duran iktidara bir uyarı niteliği taşıdığını söyleyip yoluna devam etmesini istedi.

Bu dokunuşa seçim akşamı rıza gösteren Erdoğan, sonraki günlerde bu renk cümbüşünün İstanbul ayağının değişmesini uygun gördü. Bir çok senaryo yazılabilir. İmamoğlu’nun artık bir hikâyesi var. Bu hikâye “Erdoğan sonrasının siyasi figürü yaratılıyor”a kadar gider. Konuşulmuyor da değil yani, Erdoğan da bu senaryoyu kimlerin yazdığını, kendisinin oyuncu olduğunu, isterlerse oyuncu değişikliğine gidebileceklerini biliyor. Kendi açısından önlemler alıp, bu sefer İstanbul seçimlerini yerel seçim havasına sokmak istiyor olabilir.
Senaristi zora sokmanın anlamı yok. 17 yıldır senaristiyle oyuncusuyla uzun süren bir refah dönemi var. Atlatılan zorluklar da var elbette, bir kaçını hatırlayalım: Milli iradeye dönem dönem ket vuran sermaye devletinin üst yapısı TSK’yı yola getirip demokrasi getirilmişken, bu seferde yıllarca aynı kamera karşısında birlikte rol aldıkları arkadaşlarının gazabına uğrayıp bir darbe girişimi atlatıldı. Bu zorlu süreçler kamu mallarının TÜSİAD’a bağlı sermaye gruplarına verilmesiyle, grev yasaklarıyla devam eden bir birliktelik de yarattı.

TÜSİAD ne istiyor? Demokrasi ve ekonomik reformlar. Yani iktidara diyor ki, işçi sınıfına sus payı verdiğin dönem artık kapandı. Demokrasi kamu spotu gibi olaca, ama inandırıcı, mesela kızıl elma, Türkiye ittifakı, yani aynı gemideyiz diyeceksin biz geminin asli sahipleri olarak yolumuza devam edeceğiz. Ekonomideki reformlara gelince, kriz sürecindeyiz. Devletin ekonomisini tamamen sermayeye akıtacaksın, işçi sınıfına ortaya çıkacak açığı ödeteceksin. Mesaj iktidarca alınmış, Albayrak’ın seçim sonrasındaki ekonomik reform paketinde sermayeye kıdem tazminatı müjdesi geldi.

Erdoğan son grup toplantısında TÜSİAD’a yani senaristlerden birisine neden kızdı? Kızgınlığın nedeni, “Ne istediniz de yapmadık?” kızgınlığı, doğru elinden geleni yaptı, birlikte kazandınız. Yani yapımcısı da, senaristi de, oyuncusu da bu sürecin kazananı; kaybeden sadece izleyici.

Seçimler devamı çekilen filmler var ya, Recep İvedik 1, 2,3… bunlara benziyor.
Son yerel seçimlerinde halkın filme kattığı renk önemli, ama yetersiz, ancak bu filmin devamı çekilecek o filmde eski oyuncuların hiçbirisi olmayacak. Samsun’da çekilen fotoğrafta yer alan oyuncuların hiçbirisi olmayacak.

Yapımcının, senaristlerin ve oyuncuların tamamının değiştiği yeni filmde, şu anki izleyiciler filmin sonunu belirleyecek.