İrfan Kaplan: “Eğitimciye verilmeyen öncelik turistlere verildi”

CHP Gaziantep Milletvekili İrfan Kaplan öğretmenlerin aşılanma sürecinin gecikmesi sorununu meclis gündemine taşıdı. Ülkemizde Mart 2020 itibariyle başlayan pandemi sürecinden olumsuz anlamda en çok etkilenen...

Türkiye’de bir partinin tapusu işçi sınıfına aittir

Uzunca zamandır siyasetin gündemini tek kişi meşgul ediyor. Meşguliyetinin sebebi kendisine atfedilen siyaset yapış şeklinden kaynaklanıyor. Siyasal İslamcı geleneğin temsilcisi oluşu ve partisi geri planda kalmış durumda. Kimden bahis ettiğimi hepimiz biliyoruz. Kapitalizmde siyasetin işleyiş tarzı çubuğu durmadan kişiye büküp onu değerli kılıp iktidar yapmaktır. Muhalefette her dönem düşman kişiyi bulup yaşanan olumsuzlukların faturasını ona keser. Menderes ile başlayan, Demirel ile devam eden, Özal ile cisimleşen, Erdoğan ile tavan yapan bu durum siyaseten alışılmışlığı da neden olmuştur. O kişiye yani partisine oy verenlerin, destekleyenlerin tümü için bağlılık duygusu geçicidir. Destekleyenlerin kurduğu bağın ideolojik alt yapısında dincilik olsa da para ile ilişkisi her zaman ağır basar. Seçmenlerinin büyük bir kısmının yoksul ve emekçi olması liderlerinden beklentisinin gündelik çıkarlarıyla azda olsa buluşması yeterlidir. Azla yetinmeyecek az sayıdaki destekleyicisi için durum biraz daha karmaşıktır. Asıl olan onların güvenini kazanıp bir daha da kaybetmemektir.

TÜSİAD’ın son açıklamasında ekonomi yönetimine getirdiği eleştiri iktidara milyonlarca oy vereninin eleştirisinden daha önemlidir. Getirilen eleştiride İşsizlik, enflasyondaki artış, kurdaki dalgalanma var. Şu anda patronların karını engelleyici bir durum olmasa da ileride orta sınıfın alım gücünün azalması patronların ürettiklerinin satışında bir azalmaya neden olacağını kaygısına düşürmüş olabilir. Çalıştırdıkları işçilerin yâda yedekte beklettikleri işsizlerin enflasyondaki artışla aldıkları ücret arasında fark açılınca gösterebilecekleri tepkiyi de öngörüp bundan da rahatsızlanmışlardır.

Azınlığın partileri ve liderlerini desteklerken gösterdikleri karmaşıklık iktidara getirdiklerinde de devam eder. Devam etmesi iktidardaki kişiyi de afallatır. Hem daha fazlasını isteyip, isteklerini aldıklarından dolayı ortaya çıkan ekonomik tablodan da iktidarı suçlarlar.

Sermaye sınıfı iktidar yaptığı ya da muhalefet görevi verdiği partilerinde ki üyeliklerde beklenti maddi çıkarlara dayalıdır. Milyonlarca üye kaydetmeleri bu gerçeği değiştirmez. Maddi beklentiler parti yöneticilerinde babasından kalmış tarlaya sahip çıkarmışçasına bir sahiplenişe yol açar. Bu partilerin ortak özellikleri tapuları paylaştırmak paylaştırırken hiçte adil davranmamak.

Tapuların azınlıktan kurtarılmasını ve milyonların ortak kullanımına açılmasını savunan tek parti farklı parti Komünist Partisidir. Partiyi farklı kılan özellikler arasında tapuların azınlıktan kurtarılmasıyla birlikte toplumsal dönüşüme de yol açacağını savunur. Bunu gerekçelendirirken mülk sahibi olma baskısından kurtulan insanlar kendisini farklı alanlara yönlendirebilir. Uzun çalışma saatlerinden arda kalan zamanında şiir yazan kişi bunu paraya çevirmeyi düşünmeden ya da çalışma saatleri kısaldığın da üretiminin sanata katacakları farklı olacaktır.

Komünist partilerinde üye olanların beklentisi yukarıda tek örnekle somutlaştırdığım yeni bir düzenin gerçekleşmesi için verilecek mücadeleye katkıdır. Üyelerinin ve yöneticilerinin partiye sahiplenişi büyüklerden miras kalan tapuya sahip çıkmak değil yeni düzene giden yolda partinin kıymetini bilmeleridir.

Tek partiyi, onlarca partiden farklı kılan yeni düzene giden yolda da varışta ve sonrasında da işçi sınıfı olmazsa olmazdır. O yüzden parti tek kişinin yâda birkaç kişinin babasının tapulu malı değil işçi sınıfının olmazsa olmazıdır.

- Reklam -

SOSYAL MEDYA

13,554BeğenenlerBeğen
209TakipçilerTakip Et
30,665TakipçilerTakip Et
9,464AbonelerAbone

KÖŞE YAZARLARI

EDİTÖR ÖNERİSİ

Metin Çulhaoğlu: Türkiye’de sosyalist hareketin üzerinden yürüdüğü pek çok alanı cumhuriyet açmıştır

Söyleşi: Dilara İlbuğa Cumhuriyetin 94. yılı sebebiyle başlattığımız “Cumhuriyet” başlıklı dosyamızda Türkiye solu ve "Cumhuriyet" ilişkisini Metin Çulhaoğlu ile konuştuk. Türkiye sosyalist hareketine ilkelerini yerine koyma,...

Murat Karayalçın: Sosyal demokrasiyi yeni üretim sistemi içerisinde yeniden tanımlamalıyız

21. Yüzyılda nasıl bir sosyal demokrasi olmalı? Sosyal demokrasinin eşitlik ve özgürlük amacının sağlanması için idari, iktisadı, siyasi ve toplumsal olarak hangi araçlar kullanılmalı? 

Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy: Tek adam rejiminin kurulmasını bir “adalet hareketi” durdurabilir

Söyleşi: Aylin Kaplan Fotoğraflar: Hakan Bintepe Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy ile Adalet Yürüyüşü ve Adalet Mitingi'ni konuştuk. Adalet Yürüyüşü'nün en başından itibaren Halkevleri olarak desteklediklerini ve...

HAFTANIN ÇEVİRİSİ

SON HABERLER

PolitiYol Telegram'da