Cumhuriyet devriminin kadroları ideolojik tercihleri ile beraber ekonomiyi de, toplumsal düzeni de yeniden kurdular. Tekke ve zaviyeler kapattılar ancak özel mülkiyetin önünü açtılar. Devletin desteğini alan sermaye grupları gelişirken sömürünün devamlılığı için toplumun bir yerlerde aidiyet duygusu oluşturması zorunluydu. Demokrat partinin iktidarıyla Cumhuriyetin ilericiliğine düşman kadroları cemaatlerin devletle ilişkisini kurmuştur. Nurcular ve kolları büyüyüp serpilmiştir.

Bundan sonrada Devlet cemaat ilişkileri bütün siyasi iktidarların vazgeçilmezi olmuştur. Cemaat sayıları kollara ayrılarak çeşitlenmiştir. Bu çeşitlilik kendi içlerindeki rekabeti de oluşturmuştur.

AKP iktidarı özelleştirme rekoru kırarken, Devletin kurumları cemaatlere paylaştırılmıştır.  Cemaatlerin de en fazla ivme kazandığı bu dönem rastlantı olmasa gerek. Cemaatlerin ticaret ile olan ilişkisi aynı zamanda iktidarla kurdukları bağ ve açılışlarda AKP yöneticilerinin yanı başlarında olması bir görüntüden fazlasını anlatıyor.

Cemaat liderlerinin çocuk istismarları cemaatlerin iç işleyişini tartışma konusu haline getirdi. Tartışılan konu cemaatlerin cumhuriyetteki yeri değil, denetim eksikliği oluyor. Denetimleri sağlansın varlıkları devam etsin. Bugün bütün düzen partileri cemaatlerin toplum üzerindeki işlevlerinden memnuniyet duyuyorlar.

Emekçilerin emeğini patronlara, çocuklarını cemaatlere emanet etmeleri düzenin bekası açısından önemli bir yere sahip.

TÜİK’in 2019 yılının sonunda açıkladığı çocuk işçiliği raporunda 726 bin çocuk işçi görülüyor. Mülteci çocukların araştırmada yer almaması bu çocuklarında dâhil edilmesiyle birlikte 2 milyona yakın çocuk işçi olduğu görülüyor.

Çocukların emeği de patronların himayesi altında yani. Çocuklar aile bütçesine katkı koymak zorunda oldukları için çalışıyorlar. Yoksulluk çocuk işçiliğinde birinci neden iken yoksulluğun nedenini açıklayan cemaatler patronların kendisini akladığı yerler oluyor.

Cemaatlerdeki istismar, tarlalarda günde 12 saat 20 tl ye çalıştırılan çocukları, tekstil atölyelerinde güvencesiz çalıştırılan çocukların istismarını gölgeliyor. İşçi sağlığı ve güvenliği meclisinin Ağustos ayı işçi cinayetleri raporunda çalışırken 7 çocuk işçinin öldüğünü görüyoruz. İstismarın birinin birine tercih edilecek yanı yok.