Bu yıl okullar tartışmalarla aynı zamanda endişelerle açıldı. Tartışmanın nedeni pandemi sürecinde oluşumuz. Sosyal mesafenin ve hijyenin eğitim kurumlarında sağlanıp sağlanamayacağı, tartışma başlıklarıydı. Okul öncesi ile birinci sınıf öğrencileri okullardaki yerini aldı. Milli Eğitim Bakanı bir okulda açılış gösterişini yaptı. Birçok okuldan gelen haberlerde, maske yetersizliği, güvenlik görevlisi ile temizlik işçilerinin olmayışından kaynaklı sorunlar yaşandığı görüldü.

Olağanüstü süreçlerden geçiyorken, tedbirleri olağan süreçlerdeki gibi uygulanması, kurumların devlet okullarına bütçe ayırmaktaki isteksizliği görülüyor. Devletin hazinesinin eğitim, sağlık gibi önemli insan haklarında kullanımı olağanüstü süreçlerde de aynı olduğunu deneyimliyoruz. Hazinede insan haklarına harcanacak para yok.

Uzaktan eğitimde çocukların ihtiyacı olacak olan tablet ve internet de bütün çocuklara sağlanabilmiş değil.

Okulların açılışından önceki hazırlık evresinde okullar velilerden bağış isteyerek eksikliklerin giderilmesini sağlamaya çalıştı. Bakanlık da açıkladı. Bütün tedbirler alınarak yeni eğitim ve öğretim yılı başlamıştır. EBA sistemi ilk gün çöktü. Bakan dedi ki çok yoğun ilgi var şaşırtıcı dedi. Aziz Nesin masalları gibi değil mi? Ülkenin birisinde bir bakanlık varmış. Bu bakanlık durmadan açıklamalar yapıp her şeyin çok güzel olduğunu söyler dururmuş. Halk da buna inanmaz ama ne yapacağını bilmediğinde inanmış gibi yaparmış.

Masalın girişi yeterli devamını Nesin’den okumak daha güzel olur. Büyüklere de masalları vardır da inananları azdır.

Türkiye’de bakanlıkların hepsi masal anlatıyor. Bazıları komik açıklamalar yapıp gönüllere su serpiyor. Dönemin en iyi masalcısının, masallarını güncelleyerek her gün Twitter’dan yazan Sağlık Bakanı olduğu kaçınılmaz. Masalları birbirine çok benzemiyor mu?

Çalışma Bakanlığı da her yıl ders zili ya geç çalan ya da hiç çalmayan çocuk işçiliğine dair çalışmalar yapıyor. Sokakta karton toplayan çocukların, ‘Selpak’ satan çoğu mülteci çocukların, mobilya üretiminde yevmiyeci çocukların sayılarında azalış çalışma koşullarında herhangi bir iyileşme söz konusu oluyor mu? Olmaz çünkü, bakanlıklar masalları uzatmak onlara renk katmak için var.

Halkın sağlığını halkın inisiyatifine bırakıp, çocukların emeğini de patronların insafına bırakıp masallar anlatan bakanların yazdıkları masalların sonu “biz girelim iğneli fıçının içine” diye bitiyor.