Bu cinayette suçlu fail değil bellidir. İşçi sınıfının örgütlü olması, Kemal Türklerin hayatında işçi sınıfıyla kurduğu bağın sadece sendika başkanlığı ile değil işçi önderliğiyle oluşması bugün alışılmış sendika başkanlığı eşittir işçi önderliği arasındaki farktır. Kemal Türkler işçi sınıfıyla organik bir bağ kurmuş, işçi direnişlerinde ve grevlerde öncülük misyonu üstlenmiştir.

Saraçhane mitinginde grev talebiyle 100 bin işçi toplandığında mitingin çağrıcısı ve örgütleyicisidir. Kendi deyimiyle “Grevsiz sendika silahsız askere benzer” diyerek grev ve toplu sözleşmenin işçilerin en doğal hakkı olduğunu savunur. Kavel Kablo Fabrikası’nda 28 Ocak 1963 yılında Maden-İş sendikasının başlattığı ve 36 gün süren grevin işçi sınıfı hareketi için önemli bir uğrak olduğu, işçi sınıfının hak arayışı ile siyaset sahnesindeki yerini almaya başladığının kanıtıdır. Bu grev “kanunsuzdur”. Kemal Türkler bu greve de sendikasıyla birlikte öncülük eder. Hasan Hüseyin Korkmazgil bu grevi mısralara dökmüştür.

İşime karım dedim, karıma Kavel diyeceğim.

Ve soluğum tükenmedikçe bu doyumsuz dünyada,

Güneşe karışmadıkça etim

Kavel Grevcilerinin türküsünü söyleyeceğim.

Ve izin verirlerse Kavel Grevcileri,

İzin verirlerse İstinyeli emekçi kardeşlerim,

İzin verirlerse Kavel Grevcileri,

Ve ben kendimi tutabilirsem eğer sesimi tutabilirsem

O çoban ateşinin yandığı yerde Kavel’de,

O erkekçe direnilen yerde, Kavel’de

Karın altında nişanlanıp dostlarımın arasında

Öpeceğim nişanlımı Kavel kapısında

Ve izin verirlerse İstinyeli emekçi kardeşlerim

İzin verirlerse Kavel Grevcileri

İlk çocuğumun adını Kavel koyacağım

Kemal Türkler 1967 yılında DİSK’in kuruluşuna da öncülük etmiş ve ilk genel başkanı olmuştur. Hızla örgütlenen DİSK, sermaye sınıfını ve dönemin AP iktidarını rahatsız etmiştir. Bu rahatsızlık meclise getirilen yasa ile işkolu barajı ile DİSK’i tasfiye etmeye yönelmiş bu durum karşısında 15 16 Haziran eylemleri gerçekleşmiştir. Bu eylemlere öncülük eden yine kemal Türklerin kendisidir. Bu direniş sıkıyönetimle bastırılmış olsa da, iktidara ve sermaye sınıfına 2 uzun gece yaşatmıştır. TİP 1972’de bu yasayı Anayasa Mahkemesi’ne götürerek iptal edilmesini sağladı. Bu büyük direnişin geç kalmış bir başarısıdır.

DİSK işçiler için bir okuldur aynı zamanda. İşçi hakları, sendika ve toplu sözleşme başlıklarında küçük büyük seminerler düzenlenip işçilerin bilgilenmesi sağlanmıştır. Kemal Türklerin en büyük özelliği iyi bir örgütleyici oluşudur.

Devlet Güvenlik Mahkemeleri’ne karşı örgütlenen genel grevde yine Kemal Türkler ve DİSK vardı. 1977 1 Mayıs Taksim mitinginde 500 bin işçiyi bir araya getiren örgütleyenlerin arasında yine Kemal Türkler ve DİSK vardı. 1977-78 yıllarında Turgut Özal’ın başkanı olduğu Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) ile Kemal Türklerin genel başkanı olduğu Maden-İş Sendikası arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamayınca, MESS grevleri olarak bilinen ve iş kolunun en yaygın grevleri yaşandı.

İşçi sınıfının dostluğunu hak edecek birçok işe imza atmıştır. Bu hak ediş sermaye sınıfı tarafından düşmanlık olarak karşılığını bulmuştur. Kemal Türkleri işçi önderi yapan şey uzlaşmacılık, koltuk sevdası, başkanlık merakı değil kararlılık, örgütçülük ve işçi sınıfına olan güvenidir. Bugün bazı genç artistlik pozlar veren sendika başkanlarına benzemiyor değil mi?

İşçi sınıfına siyasette tarafsızlığı değil, sınıf siyasetinin gerekliliğini bu anlamda kararlılığını da aktarmıştır. Kendisi Türkiye İşçi Partisi üyesidir.

Kemal Türklerin emek mücadelesinde sermaye sınıfına karşı örgütlediği direnişler grevlerin bazılarından bahsettim. Bu kadarı bile 22 Temmuzda evinden çıkıp sendikaya giderken kurşunlanıp öldürülmesi için yeterli sebeptir.

12 Eylüle giden yolda önemli bir suikasttır. Sermaye sınıfı orduyu göreve çağırıyordu. Turgut Özal Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası başkanı darbeden sonra sivil iktidar diye övülen bu şahıs serbest piyasayı savunan özelleştirme aşığı birisidir. 24 Ocak kararlarının hazırlayıcısı ve yılmaz savunucusudur.

Türkeş darbe öncesinde birçok grev ve direnişe saldırı düzenleyen sağcı milislerin önderidir. Türkeş’de sermaye sınıfına hizmetleriyle hatırlanacak bir siyasetçidir.

Bugün bu cinayet aydınlatılamıyorsa bunun nedeni cinayeti işleyenin hala iktidarda olmasıdır.

Sizce Kemal Türklerin katili kim?