Berat Albayrak’ın açıkladığı yeni ekonomi programı, IMF programının gizli uygulama paketiydi. Türkiye’de, kapitalist sistemin yapısal krizinin öncekilere benzemeyişi, nereye evrileceği belirsiz bu kriz karşısında sermaye sınıfının kendisini temsil eden iktidardan, kriz koşullarını kendileri için fırsata çevirme hünerini, iktidarın meşruiyet kaybettiği bir dönemde talep etmesi, iktidarı risk alma konusunda cesaretlendiriyor. Suriye’nin doğusuna yapılacak operasyon iktidarın son dönemdeki siyasi çizgisine uygun. AKP’nin uzun bir süredir milliyetçiliği iç siyasette bu kadar kullanmasının nedeni, sermaye sınıfı partilerinin klasikleşen milliyetçiliği kriz dönemlerinde kullanışlı bir araç olduğunu bilmelerinden kaynaklı. Bu tespitin kendisi de klasik olsa da, bu durumun her dönem işçi sınıfı içerisinde itibar görmesi, bu klasikleşen tespitin yapılıp çözümünün bulunmasını zorunlu kılıyor.

Trump’ın BM’de yaptığı konuşmada, küreselleşmenin sona erdiğini, kurtuluşun vatanseverlikte olduğunu söyledi. Sovyetler Birliği’nin yıkılmasıyla birlikte, 30 yıla yakın küreselleşme ve özgürlüğün bir arada kullanılması ve güzellenmesi neden bugün vazgeçilir hale geldi?

Emperyalist ülkelerdeki durağanlaşan ekonomi, kemer sıkma politikalarına karşı oluşan tepkiler ve Afrika’da ve Orta doğuda ki gelişmelerde emperyalistler arasındaki rekabetin ortak bir payda da buluşulamaması sermaye sınıfını vatanlarını hatırlamaya yöneltti. Sermaye sınıfı için vatan ,ucuz iş gücünü bulabileceği, aynı zamanda o ülkenin kaynaklarını talan edebileceği yer onların vatanıdır.

Sermaye sınıfı vatanlarını burjuva devrimlerinden sonra iktidara geldiklerinde, arkalarında bıraktı. Kapitalist sistemin bugün ki ihtiyacı, işçi sınıfına karşı kullanışlı bir silah olan milliyetçiliktir.

Türkiye’deki mülteci düşmanlığı, AKP karşıtlarının büyük bir kısmında mevcut. Birde mülteci denince ilk akla Suriyelilerin geliyor olması, mülteciliğin bir tercihmiş gibi düşünülmesine neden oluyor. Kendilerinin vatanlarını çok sevdiğini onların ise vatanlarını savunmayan kaçaklar olduğunu düşüncesiyle geliştirdikleri düşmanca tutum, sosyal medyadaki yalan haberlerle iyice perçinleşiyor. Suriyelilere ücretsiz eğitim, çalışmadan maaş vb yalan haberler, Türkiye’de işçi sınıfının içinde bulunduğu ekonomik kötü koşulların sorumlusunun sermaye sınıfı ve iktidarı değilde, mültecilerin olduğu algısı çürütücüdür.

Mülteciler gittikleri ülkede ucuz işgücüdür. İşgal edilen ülkelerinin siyasi geleceğini, yine işgal eden emperyalist ülkeler belirleyince, işgal edilen ülkenin halkı belirleyici bir durumda değil, belirlenen bir durumda kalıyor. Dünya halkları olarak, değiştirme iradesini örgütlü bir şekilde elimize almadığımız taktirde, vatanımızı terkederiz. Vatanımızı sevmediğimiz için değil, değiştireceğimize inanmadığımız için.