Çalışma bakanlığı 2017 yılı ile 2023 yılları arasında, çocuk işçiliği ile mücadele programı oluşturmuş. Programda çocuk işçiliğinin ortaya çıkmasındaki ana neden doğru tespit edilmiş, dünyanın hem fikir olduğu yoksulluk başa yazılmış. Sonra ”Çocukların eğitime eşit ulaşamaması eklenmiş. Kırdan kente göç, yetişkin aile bireylerinin işsizliği, geleneksel bakış açısı, mevzuatın eksikliği etkin uygulanamaması, işverenlerin(patronların) çocuk iş gücü talebi”… Evet bunları yazan iktidara bağlı bakanlık bu ne perhiz bu ne lahana turşusu dedirten tarz tespitlerin ardından bu sorunu çözecek kaynakların olduğunu söylemiş bakan Müezzinoğlu.

Bir programın doğruluğu geçmişte ve bugün pratikte denenerek ortaya çıkar. AKP iktidara geldiğinde Kemal Derviş ekonomisinin uygulayıcısı olmuştur. Derviş modeli ekonomi IMF’nin dayattığı iktidarında ikirciksiz uyguladığı bir modeldir. Sermaye sınıfının hoşnutluğunu kazanan, işçi sınıfının iş güvencesine aynı zamanda ücretlerdeki düşüş ile çalışma saatlerindeki artışa neden olan bu uygulama bugünkü ekonomik krizinin en önemli nedenlerinden biridir. Kriz=Yoksulluğun artışı demektir.

Yoksullaşma tesadüfen orta çıkan bir durum değil, kapitalist sistemin olmazsa olmazıdır. Hangi siyasi parti hangi ekonomik stratejileri uygularsa uygulasın bu durum ortaya çıkar. AKP’yi aklayıp suçu sistemin kendisinde ararsak bu seferde AKP’nin kapitalist sistemin partisi olduğu gerçeğini yadsırız.

Çocuk işçiliğinde dünyaya bakıldığında da Türkiye gibi bir görüntü çıkmasının nedeni budur. Önleyici girişimler oluyor ancak sonuç alınamıyor. Bunlardan bazıları, BM Çocuk Hakları Bildirgesi 20 Kasım 1959’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda oy birliği ile kabul edilmiştir. 18 yaşın altındaki her insan çocuk sayılmıştır. Bir diğer önlem olan ekonomik sosyal ve kültürel haklara ilişkin sözleşmeyi Türkiye’de imzalamıştır. ” Türkiye Cumhuriyeti tarafından 2000 yılında New York’ta imzalanan sözleşmede, ailenin ve annenin korunmasına ilişkin hükümler getirilmiş, çocuk ve gençlerin korunması ve gerekli yardımın yapılması için özel önlemler alınması öngörülmüştür. Çocukların ve gençlerin ekonomik ve toplumsal sömürülere karşı korunması, bununla birlikte ahlaklarını bozacak, yaşamlarını tehlikeye sokacak ya da normal gelişimlerini olumsuz etkileyecek işlerde çalışmaları durumunda çocukları çalıştıran kişilerin yasalarla cezalandırılmasının gerektiği vurgulanmıştır. Bildiri ayrıca devletin belli bir yaşın altında çocuk emeğinin ücretli olarak istihdam edilmesini yasaklaması ve çocuklar için asgari bir çalışma yaşının saptanmasının gerektiğini kabul etmiştir.”

Avrupa Birliği, BM, ILO gibi örgütlerin uluslararası anlamda geliştirdikleri önleme girişimleri tavsiyenin ötesine geçememiştir. ” ILO, 182 sayılı En Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Acil Eylem Sözleşmesini 17 Haziran 1999 tarihinde kabul edilmiştir. Ülkemiz ise 182 sayılı ILO Sözleşmesinin onaylanmasını 25 Ocak 2001 tarihinde 4623 sayılı kanun ile uygun bulmuştur. Sözleşme, 18 Mayıs 2001 tarihli 2001/2528 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının ardından 27 Haziran 2001 tarihli ve 24445 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi”

Çocuk işçilikte ana iki temel mesele yoksulluk ve patronların çocuk işçi talebi belirleyici oluyor. Dünya’da ve Türkiye’de iktidarlar patronların talebi doğrultusunda izledikleri ekonomik model, bütün kaynakların patronlar tarafından kullanılmasına aynı zamanda patronlar açısından karın maksimum düzeyde tutulması 1. Görev olarak görülüyor. Patronlar açısından çocuk işçilik ucuz iş gücü anlamına da geliyor.

Bugün Türkiye’de yaşanan ağır ekonomik kriz ve artan mülteci nüfus ile birlikte çocuk işçilikte yoğunlaşma kendisini gösteriyor.

Bu koşullarda Türkiye’nin kendi ve uluslararası mevzuatların uygulanması kriz öncesi dönemlere göre daha da zorlaşmış durumda.

AKP’nin 2023 vizyonu dün ve bugün yaptıklarının yarına devridir.

Sorunların nedenlerinin doğru tespiti sorunun kendisini çözmeye yetmiyor. AKP iktidarı çocuk işçilikle ilgili doğruları sıralıyor, bunun ötesinde bir şey yapamaz. Çocuk işçiliğinin yasaklanması gerektiğini düşünenler için ise sorunları alt alta yazılmasının bir anlamı harbiyesi yoktur, eğer yoksulluğu ortadan kaldıracak bir ekonomik model önerisi ile mücadele başlığı yok ise.

Dipnotlar

https://www.ailevecalisma.gov.tr/media/1322/cocukisciligimucadele_2017_2023_tr.pdf

https://disktekstil.org/yasalar-hukuk/haklarimiz/cocuk-isciligi-ile-mucadele

https://calismaortami.fisek.org.tr/icerik/55-cocuk-55-can/