Birbirinden farklı olmayan işyerlerinde, ismini değiştirerek müşterisine mesajını vermek isteyen patron, hep kendisinin farklı olduğu vurgusu yapar. İsmi değişir ama amaç hep aynıdır. Daha fazla karı nasıl elde edebilirim. Ürettiği hizmet veya malın müşteriye ulaştıktan sonrası onu ilgilendirmez. Doğası gereği rekabet ortamı yaşanırken, iş gücünden ne kadar kesinti yapılırsa karın oranı da bir o kadar artar.

Hedef kar ise işletmeyi büyütmek için rekabet ortamında, diğer işletmelerle ortak paydada buluşmak için çok derinlikli bir tartışma içerisine girilmesine gerek yok. Patronun siyasi görüşüne göre siyasi İslamcılık ya da laiklik öne çıkıyorsa, bu ayrılığı kısa sürede ortadan kaldıran nokta, işyerinde işçilere uyguladıkları ortak sömürü, müşteri olarak ta bizimde bir siyasi görüşümüz var. İkisinden birine verdiğimiz destek ayrıların aynılarına verdiğimiz destek oluyor.

Çağdaşlığa itirazımız olamaz da, sömürünün çağdaşlıkla bağdaştırılmasına muhakkak itirazımız olur. Marketler süslü raflar arka fonda çalan müzik en fazla bir saati bulan alışveriş esnasında keyifli olabilir, ancak hafta da en az 57 saati burada çalışarak geçiren bir işçi için bu durum aynı hazzı içinde barındırmaz.

Satış baskısı, marketteki şef müdür gibi görevsel ayrımlar, fazla mesai ve markette her işin ucundan tutma zorunluluğu birbirini izleyen süreçlerdir. İsmi değişik bütün marketlerde bu durum, ufak değişikliklerle birlikte aynıdır.

Aynı zamanda mobing uygulamalarıyla ya da şube değişiklikleriyle uzunca bir çalışma ortamı sağlanması zordur. Resmi tatillerde çalışıldığında mesaiye değil normal ücrete tabi tutulur. Büyük bir kısmında yol ücreti ödenmez.

İşe başlanmadan önce, insan kaynakları şirketin kurumsallığından dakikalarca söz eder. Bu kurumsallık işe başlandıktan sonra yatmayan mesailerin sorgulanmasına müsaade etmez.

İşçiler için bu koşullar varken, marketlerin zincir halinde açılması şirketin yönetim kurulunun değil, işçilerin sunulan bu çalışma koşullarına mecbur olmalarından kaynaklıdır.

Sömürünün yeşili ile kırmızısı arasında fark beyazdır. Diğer sektördeki işçiler gibi, market işçilerinin de bir araya geleceği olanaklar aranmalıdır. Çünkü siyasal İslamcı sermaye grupları MÜSİAD’da, laikliği savunduğunu iddia eden sermaye grupları da TÜSİAD’da kendi çıkarları için birlikteler.