İşçi sınıfı ortaya çıktığı günden bu yana, üretimden gelen gücünü kullanmış, birçok kazanım elde etmiştir. İşçi sınıfının hak arayışındaki en büyük silahı grev olmuştur. Karşısına çıkan engellere örgütlü bir şekilde karşı koyup, yeni dönemde de sınıfının çıkarlarını savunmaktan vazgeçmemiştir. Tarihteki ilk grev olarak bilinen Mısır piramitleri yapan işçilerin grevidir.(Bu zanaatkarlar, çağdaş anlamda bir işçi sınıfı oluşturmamakla birlikte, belirli bir ücret karşılığında işgücünü satan ve kamuya ait bir işyerinde ücret karşılığında çalışan işçilerdi.)

Bu zanaatkarlar, Milattan önce 1170 yılında kendilerine ücret olarak verilen yiyeceklerin dağıtılması gecikip aileleri açlıkla karşı karşıya kalınca, eşlerinin de desteğiyle işi durdurdular. (Chris Harman, A People’s History of the World, Verso Pub., Londra, 2008, s.37) Bilinen ilk grev bu eylem. (Yıldırım Koç Tarihte İlk grev ne zaman yapıldı makalesi)

Darbeden sonra 1987 yılında Türkiye genelindeki 3. grev deri sektöründe gerçekleşmiştir. Bu grev, Kazlı çeşmede yoğun olan deri işyerlerinde örgütlü deri iş sendikasının, uzun süren masa başı pazarlığının boşa düşmesi sonucunda, 129 gün sürecek grev, bölge halkının ve işçi ailelerinin de desteğiyle kazanımla sonuçlanmıştır.

Çalışma koşullarının dayanılmazlığı karşısındaki çalışma mecburiyeti, alınan ücretlerin yetersizliği, sosyal güvencenin olmaması gibi birçok neden bu grevi mecbur kılmıştır. Bu grev karşısında patronların lokavt uygulaması, örgütlü işçileri bölme girişimleri sonuçsuz kalmıştır. (Türk-İş Eğitim Sekreteri Mustafa Başoğlu, “Bu kadar pislik ve geriliğin Hitler’in esir kamplarında bile olacağını sanmıyorum” diyor. “İşyerinde duş olmadığı için eve yıkanmadan gidiyoruz” diyor bir işçi çekimlerde, “Küçük çocuğumun zaman zaman ‘Babam pis kokuyor’ diyerek beni ittiği olmuştur.”

“Ücret ve sosyal haklarda yüzde 83 artış, erzak yardımı 18 bin lira, tahsil yardımı ilk ve ortaöğrenim için 23 bin, üniversite için 25 bin lira, yılda 4 maaş ikramiye, bayram ve izin harçlığı için 35’er bin lira, yılda 3 ton kömür…” (https://www.evrensel.net/haber/277986/kazlicesmeden-tuzlaya-tasinan-mucadele)

Grev süresince işçi ailelerinin desteği ve birlikte mücadelesi darbe sonrasındaki ilk işçi mitingini de ortaya çıkarmıştır. Bölge halkının ve esnafın desteği ise greve güç katan başka bir etmen olmuştur.

Diğer sektördeki işçilerin grev süresince desteği de unutulmamalı.

Bu grev tarihe düşülen bir nottur. Bugün işçi sınıfı açısından durum daha ağır, ekonomik krizin bedelini kendi hanesine yazılmasına izin veriyor. Bunun nedeni, krizin yaratıcılarının örgütlü olması, krizin faturasını ödeyenlerin ise örgütsüz olmasından dolayı. Disk 52. Yılını kutladı geçenlerde sınıf sendikacılığına dair önemli bir tarih ancak bugün bu ihtiyacı karşılamıyor. Bu gidişin değişeceği kesin, işçi sınıfının arayışı da durmayacak eskisiyle olmayacaksa yeni bir sınıf sendikasıyla yoluna devam edecektir.