Başka ülkelerin birbirine tehdit oluşturduğu iddiası, ya da bir ülkede demokrasi özgürlük sorunu olduğu tespiti ve birçok neden ile girişilen savaşların sonucunda girişilen operasyonun başarıyla sonuçlanması için her ülke için önem arz eden başkentlerin saldıran ülkenin işgalinin başarısı için olmazsa olmazdır.

Ortadoğu’da demokrasi eksikliğini gören ABD emperyalizmi Afganistan ve Irak’ta bütün meşru ortamları oluşturarak askeri işgallerini başarıya ulaştırdı. Radikal İslamcılık dünyayı tehdit ederken işgalin karşısında yer almak terörizme destek diye sunuldu. Buradaki iddialar rakipsiz bankolar olarak tuttu.

Suriye farklı idi ama halkının Esad rejiminden rahatsızlığını ABD kilometrelerce öteden sezmiş bu zulme son vermek için harekete geçivermişti. AKP bu sefer sermaye sınıfına sizin için Şam’da namaz kılacağımın müjdesini vermiş ancak nefesi yetmemiştir. Rusya’nın ve İran’ın devreye girmesi Suriye halkının direnişi işgalin başarıya ulaşmasını engellemişti. İşgal başarısız olmuş ancak iç savaş çıkarılmış, AKP cihatçıları beslemiş Suriye’de birçok siyasi unsur oluşturulmuştu.

Yıllara yayılan iç savaş Suriye’nin ekonomisini olumsuz olarak etkilemiş yer altı kaynaklarının, iş gücünün başka ülkelere gitmesine neden olmuştu. Türkiye buradan üzerine düşeni aldı. Suriye’de vasıflı veya vasıfsız çalışan insanlar Türkiye sermaye sınıfı için ucuz iş gücü oldu. Üç buçuk milyon Suriyeli bugün Türkiye’de bunun bir milyonunu çocuklar oluşturmakta, iki milyonun üzerinde çocuk işçiliğinin büyük bir kısmını da mülteci çocuklar oluşturuyor.

Suriyeliler, Türkiye’ye tatil yapmak için değil çalışmak ve yaşamak için geldiler. Bunun sorumluluğu da emperyalist güçler ve emperyalist güç olma hayali olan Türkiye sermaye sınıfı ve onun iktidarıdır.

Bugün İdlib’de yaşananlar yıllardır Suriye’de asker bulundurma hayalinin vuku bulmuş halidir. Bu durum sınır güvenliği ile açıklanamaz sadece, başka bir ülkede asker bulundurmanın bahanesidir.

İdlib’de ölen askerin ardından iktidar sözcüleri misli ile karşılığın verildiğini söylerken muhalefette el yükseltip Şam’a kadar gidilmesini istiyor. Yalnız Şam’ın taliplisi fazla; Esad (Rusya, İran) buradan sonra AKP’ye yar etmez.