Serkan Üstün

Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras’ın, geçtiğimiz hafta yaptığı Amerika ziyareti, 2,5 milyar dolarlık silah anlaşması ve Trump için söyledikleri, hem Yunan siyasiler arasında hem de Avrupa sol siyaseti arasında büyük tartışmalara neden oldu. Ziyareti PolitikYol’a değerlendiren Yunan Sosyalist Skoufoglou, Çipras’ın bu eylemlerinin kendileri açısından şaşırtıcı olmadığını ve SYRİZA’nın kendini reel-politaya hapsettiğini düşünüyor.

SYRİZA (Radikal Sol Koalisyon) lideri ve Başbakan Aleksis Çipras, geçtiğimiz hafta Amerika Birleşik Devletleri’ne bir ziyaret gerçekleştirdi. Çipras, geçen yıl, Trump’ın batı demokrasilerinde hiç bir yeri olmayan şeytani fikirleri temsil ettiğini söylemişti. Bu nedenle dünya kamuoyu tarafından merakla beklenen ziyaret, aynı zamanda Çipras için bir yüzleşme olarak görülüyordu.

ÇİPRAS: TRUMP DEMOKRATİK DEĞERLERİ SÜRDÜRMEYE DEVAM EDİYOR

Çipras, bu ziyaretinde, “Ortak değerlerimiz var, demokrasi kültürünün ve özgürlük değerlerinin Yunanistan’da doğduğunu unutmamak gerek. Bu değerler aynı zamanda Amerikan kültürü ve geleneklerine de geçmiştir. Başkan da bu değerleri sürdürmeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Çipras, aynı zamanda ülkesi ile ABD arasında büyük bir silah anlaşmasına da imza attı ve tam 2,5 milyar dolar değerinde F-16 uçakları satın aldı. İktidara gelmeden önce “Ege denizi balıklarındır”  söylemiyle tanınan Çipras’ın Ege’deki silahlanma yarışına böylesine bir katkıda bulunması, büyük tartışmaları da beraberinde getirdi.

Konu ile ilgili PolitikYol’a konuşan ANTARSYA (Antikapitalist Sol Koalisyon) Merkez Koordinasyon Komitesi üyesi Manos Skoufoglou, tüm bunların kendileri için şaşırtıcı olmadığını ve bu eylemleri nedeniyle SYRIZA’nın itibarının hızla düştüğünü belirtiyor.

“ÇİPRAS’IN SOLA AİT BİR POLİTİKACI OLDUĞUNA İNANMAK ZOR”

Çipras’ın, Komünist Parti gençliğinden gelen bir siyasetçi olduğunu hatırlatan Skoufoglou, “Kendisinin Amerikan karşıtı ve NATO karşıtı olması beklenirdi. Donald Trump ile F 16’lar için yaptığı 2,5 milyar dolarlık anlaşma bu görüntü ile keskin bir karşıtlık oluşturuyor. Hatta Çipras daha da ileri gitti ve Trump’la demokasi konusunda aynı fikirleri paylaştığını söyledi. Tüm bunlar Çipras’ın bir zamanlar sola ait bir politikacı olduğunu düşününce inanılmaz görünüyor. Ve o kendisini hala solcu bir politikacı olarak tanımlamaya devam ediyor.” diye konuştu.

“ÇİPRAS’IN POLİTİKASINI BELİRLEYEN ŞEYLER İDEALLER DEĞİL”

“Ancak Amerikan emperyalizmine yapılan bu utanç verici dalkavukluk bizim için şaşırtıcı değil.” diyen Skoufoglou, şu ifadeleri kullandı:

Manos Skoufoglou (ANTARSYA Merkes Koordinasyon Komitesi Üyesi)

“Syriza ve Çipras’ın politikasını belirleyen şeyler idealler değil. Onlar kendilerini tamamen kapitalist sistemin reel-politiğini yönetmeye adadı. Trump’a yönelik yaklaşımı şaşırtıcı gibi gelebilir ancak SYRİZA’nın AB ile mültecileri Avrupa dışında tutmak için yaptığı pazarlıkları bildiğimiz için bize pek şaşırtıcı gelmiyor. Yüzlerce yeni tasarruf önlemi ile birlikte IMF ve AB ile yaptığı yeniden yapılandırma planları da aynı şekilde.”

SYRİZA bu anlaşmanın Türkiye’nin silahlanmasına karşı gerekli olduğunu ve olabilecek en ucuz şekilde yapıldığını iddia etmişti. Skoufoglou bu konuda, iki ülke arasındaki silahlanmanın, egemen sınıfların ve Ege’nin iki tarafına da silah satan emperyalistlerin yoksulluk ve sömürüyü örtmesine yaradığını ve ancak emekçileri temsil eden bir hükümetin “bu iki ülke arasındaki felaket getirecek rekabetle” mücadele edebileceğini belirtti.

“ÇİPRAS’IN İTİBARI AZALIYOR”

Skoufoglou, “bu anlaşmalar ve söylemler Çipras’a yönelik halk desteğini azaltır mı?” sorumuza ise şöyle yanıt verdi:

“Çipras’ın Trumpla olan bu yeni dostluğu, 2015’te referandumda çıkan oyları yok sayarak yeni kemer sıkma politikalarını hayata geçirmesiyle kaybettiği itibarını daha da sarsacak. SYRIZA hızla destek kaybediyor. Tek umutları, Yunan halkının sağcı Yeni Demokrasi Partisi’nden nefret ediyor olması. SYRİZA, kamuoyu yoklamalarında lider görünmesine rağmen, bir sonraki seçimlerde tek başına iktidar olması zor görünüyor. Koalisyon hükümeti kurup kuramayacağı da belirsiz.

Kesin olan şey, Yunan halkının Çipras’ın yeni sosyal demokrasisine ve sağcılara karşı yeni bir alternatife ihtiyaç duyduğudur. Yunanlar emperyalizmle ve kapitalizmle gerçekten mücadele edecek bir partiye ihtiyaç duyuyor.”