Ahmet Altan ve Mehmet Altan ile Nazlı Ilıcak’ın da yargılandığı 17 sanıklı davanın ilk duruşması, Çağlayan’daki İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Nazlı Ilıcak ” Bana Akın İpek ismini Abdullah Gül verdi” dedi.  

Duruşmada iddianamenin okunmasının ardından ilk açıklamayı 29 Temmuz 2016’dan beri tutuklu olan Nazlı Ilıcak yaptı. Nazlı Ilıcak’ın ifadesi devam ederken saat 18.40 sularında mahkeme başkanı yarın saat 10.00’a kadar ara verildiğini açıkladı.

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında FETÖ’nün medya yapılanmasına yönelik yapılan operasyon kapsamında tutuklanan gazeteciler Nazlı Ilıcak ile Ahmet-Mehmet Altan kardeşlerin de arasında olduğu 17 sanığın yargılanmasına başladı. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanık Ahmet Atan katılmadı.
Tutuklu sanıklar Nazlı Ilıcak, Mehmet Altan, Fevzi Yazıcı, Şükrü Tuğrul Özşengül ve Yakup Şimşek ise duruşmada hazır bulundu.

Duruşmada kimlik tespiti yapılan Nazlı Ilıcak, “Mesleğiniz” sorusuna, “Gazeteciydim. Şimdi gazetecilikten içerideyim” şeklinde cevap verdi.

“HİÇBİR DİNİ CEMAATLE İLİŞKİM OLMADI”

İddianamenin özetinin okunmasının ardından da Nazlı Ilıcak ilk savunmasını yaptı. 11 aydır cezaevinde olduğunu ve 11 ay sonra savunmasını yapabildiği için çok mutlu olduğunu söyleyen Ilıcak, “Ben bu örgütle kendi irtibatımı göremiyorum. Ben 70 yaşının üstünde bir kadınım. Hayatım boyunca hiçbir dini cemaatle ilişkim olmadı. Dini cemaatle doğrudan doğruya ilgim olmadı. Benim hayatımla, anne babamla, okuduğum okulla hiçbir alakaları olmadı” dedi.

“BU SUÇLAMALAR BENİ RENCİDE EDİYOR”

Babasının demokrat partinin bakanı olduğunu dayısının da sonraki dönemde orman bakanı olduğunu ve ikisinin partisinin de darbe ile devrildiğini anlatan Ilıcak, “Dolayısıyla darbe denilen lafa benim herkesten çok antipatim var. Hayatı boyunca darbelerle mücadele etmiş Nazlı Ilıcak bugün hakarete uğruyor. Böyle bir suçlamayla karşı karşıya kalmak beni rencide ediyor” dedi.
“Ben kimseye mürit olmadım” diyen Nazlı Ilıcak, “Ben hep bireysel davrandım. Kula kulluk etmedim. Kendi ayaklarım üzerinde durmayı başarmış bir insanım” dedi.

“AKIN İPEK İSMİNİ BANA ABDULLAH GÜL VERDİ”

Bugün Gazetesi’ni Mehmet Ali Ilıcak ile kurduklarını ancak daha sonra devretmek istedikleri için birini aradıklarını anlatan Ilıcak, “Akın İpek ismini bana Abdullah Gül verdi. Akın İpek ismini bu vesile ile öğrendim” dedi.
11 aydır tutuklu olduğunu hatırlatan Nazlı Ilıcak, “Sorun değil ben bedel öderim. Ben gazeteciyim. Ama artık tahammül sınırlarımı aşmış durumda” dedi.

FİRARİ SAVCI ÖZ’LE KARTOPU FOTOĞRAFI

Firari savcı Zekeriya Öz ile yaptığı röportaj için çekilen kartopu fotoğrafını hakkında konuşan Ilıcak, “Somut olarak sunulan tek belge kartopu. Zekeriya Öz’ü kartopu oynayarak aklamışım. Biz gazeteciler röportaj yaparız ve dikkat çekici bir fotoğraf kullanırız. O zamanlar Zekeriya Öz terör örgütü üyesi değil. Açığa alınmış bir savcı. Baktım kar yağıyor aldım elime bir kartopu ona da verdim bir tane çekildik. Bu önemli bir şey değil. Aklamak için yapılmadı” dedi.

DURUŞMA ERTELENDİ

Mahkeme Nazlı Ilıcak’ın savunmasına devam etmek üzere duruşmayı yarına erteledi.

KONSOLOSLUK TEMSİLCİLERİ DE İZLEDİ

Norveç Büyükelçi temsilcisi, İngiltere, Almanya, Danimarka, Çek Cumhuriyeti, Fransa ve İsveç’in ise konsolosluk temsilcileri ile Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü duruşmayı izlemek için adliyeye gelenler arasındaydı. Salona izleyici ve sanıkların alınmasının ardından duruşma salonun ses sistemindeki teknik bir sorun nedeniyle kimlik tespitine geçilemeden duruşma öğleden sonraya ertelendi.

3 KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTENİYOR

Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak, “TBMM’yi ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” suçlarından 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 7,5 yıldan 15’er yıla kadar hapis talebi ile yargılanıyor.

Haklarında yakalama kararı bulunan davanın firari sanıkları Ekrem Dumanlı, Tuncay Opçin ve Emrullah Uslu hakkında ise, “TBMM’yi ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” ve “silahlı terör örgütü yöneticisi olmak” suçlarından 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 15’er yıldan 22,5 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.