Hürriyet Gazetesi yazarı Murat Yetkin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 10 Kasım’da Atatürk’ü öven konuşmasının pek çok kişi için sürpriz olduğunu, bu konuşmanın Türk siyasetinde baskın konumu bulunan muhafazakâr söylem bakımından bir dönüm noktası sayılabileceğini ifade etti.

Yetkin; “Erdoğan’ın Türkiye Cumhuriyetinin kurucu önderi Atatürk’ü övüp mirasına sahip çıktığını söylemesini destekliyorum ama bir de ihtiyat payı bırakmak istiyorum. Bu önemli hamle lafta kalmamalı ve kraldan çok kralcı takım tarafından Cumhuriyetin kazanımlarını, temellerini sulandıran bir propaganda kampanyasına dönüştürülmemeli.” dedi.

Yetkin’in “Ve Erdoğan Atatürk’ü övüyorsa” başlıklı yazısından ilgili kısım şöyle:

Atatürk reformlarının üç temel özelliği vardı:

– Din ve devlet işlerini birbirinden ayırmak, yani laiklik,

– Cinsiyet eşitliği, kadının statüsünün erkekle aynı düzeye getirilmesi,

– Ve küresel batı sistemiyle bütünleşme çabası.

Atatürk’ün “muasır medeniyet”, yani çağdaş uygarlık ifadesi bu sacayağı üzerine oturuyordu.

İşte bu nedenden dolayı, Erdoğan’ın 10 Kasım konuşması, Türk siyasetinde baskın konumu bulunan muhafazakâr söylem bakımından bir dönüm noktası sayılır.

Doğrusu şimdiye dek Adnan Menderes’ten Süleyman Demirel’e, Necmettin Erbakan’dan Turgut Özal’a dek hiçbir muhafazakâr Türk siyasetçisinin söylemi muhafazakâr ve İslami kesim üzerinde Erdoğan’ın söylemi kadar ani tesir yapmadı.

Bunda Erdoğan’ın oy gücü, şahsi karizması, on beş yıldır iş başında olmasının getirdiği alışkanlık etkisi, ne derseniz deyin, şimdiye dek hiçbir sağ siyasetçi Atatürk’ü övmesiyle akşamdan sabaha bu kadar keskin dönüşlere yol açmadı.

Akşamdan sabaha ne kelime? Erdoğan’ın konuşmasından neredeyse dakikalar sonra AK Partili siyasetçiler, kanaat önderleri, hükümete yakın çizgideki gazeteci ve yazarlar, adıyla sanıyla Atatürk’ü anarak mirasına sahip çıkmaya başladı.”