Cumartesi, Eylül 24, 2022

Muhalefet HDP’ye neden dokunamıyor?

Mert Uzunsoy
Mert Uzunsoy
1997 yılında Samsun’da dünyaya geldi. İlk ve Ortaöğrenimini Ordu’da tamamladı. 2015-2020 yılları arasında Trakya üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesinde Ekonometri bölümünde lisans eğitimini aldı. Lisans eğitimine devam ederken Trakya, Doğu Karadeniz ve Ankara’da siyasi aritmetiğin değişimine dair araştırmalar yaptı. Lisans eğitimini tamamladıktan sonra ise daraltılmış bölge seçim sistemi, partiler arası oy geçişleri, yanlış oy kullanımı gibi konularda araştırmalarda bulundu. Şu an ise Ankara’da yaşamakta ve araştırmalarını Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) bünyesinde sürdürmektedir.

Hiç unutmam 2018 genel seçimlerinden önce ‘’Liderler Fox’ta’’ programına katılan Buldan’ın defalarca ‘’Sayın Öcalan’’ şeklinde hitap etmesi 2019 yerel seçimlerinde Millet İttifakı’nın HDP’ye doğru bir adım atamamasının temellerinden biridir.

31 Mart 2019 tarihinde gerçekleşen yerel seçimler Türkiye’de referandumlar hariç muhalefetin en fazla konsolide olduğu seçimler olmuştu. İstanbul, Ankara, Bolu, Kırşehir, Bilecik, Artvin gibi şehirler ve birçok ilçe mecliste grubu bulunan muhalefet partilerinden yalnızca birinin aday gösterilmesiyle muhalefet tarafından kazanıldı.

2018 genel seçimleriyle beraber seçimlerde ittifak sistemi gündeme gelmiş ve seçim öncesinde Cumhur ve Millet ittifakı resmileşmişti. Bürokratik prosedürün yerine getirilmesinin dışında seçmeninde süreci benimsemesi ve yeni olan bu durumu anlaması gerekiyordu. 2018 genel seçimlerinde ilk defa resmi ittifaklarla seçime gidildi ve isteyenler aynı ittifak içerisindeki birden fazla partiye oy verebildi. İttifaklara kullanılan oylar ortak havuzda toplandı ve milletvekili hesaplamasında değerlendirildi. 2019 yerel seçimlerine gelindiğinde ise partiler arasında gayrı resmi ittifaklar oluşturuldu. AK Parti, MHP ve BBP 30 büyükşehirde tek adayla seçime katılma kararı aldı. Bu adıma karşılık CHP ve İyi Parti’de büyükşehirlerin çoğunda bazı il merkezlerinde ve ilçelerde belediye başkanlığına ortak adaylarla katıldılar. 2018 genel seçimlerinde hiçbir ittifakın içerisinde yer almayan HDP ise 2019 yerel seçimlerinde stratejisini ‘’kazanma ihtimalinin zayıf olduğu’’ bölgelerde muhalefeti desteklemek, 2014 yerel seçimlerinden sonra kayyum atanan HDP’li belediyeleri tekrar kazanmak üzerine kurdu.

Hiç şüphesiz ki HDP’nin Millet İttifakı’na destek vermesi birçok belediyenin muhalefete geçmesinin önünü açtı. 2018 genel seçimlerinde Millet İttifakı’nın, Cumhur İttifakı’ndan daha az oy aldığı büyükşehirlerden İstanbul, Ankara, Mersin, Adana, Hatay’da seçimi muhalefete kazandırdı. Batı’da  HDP’nin güçlü olduğu ve Millet İttifakı’nın geride olduğu ilçelerden Esenyurt, Gemlik, Turgutlu ve Ceyhan’da muhalefet seçimleri kazandı. HDP’nin 2019 yerel seçimlerinde Millet İttifakı’na verdiği destek AK Parti ve MHP tarafından sıkça dile getirilmiş, Millet İttifakı’na oy veren ve oy verme niyeti oluşabilecek seçmene şikayet söylemine dönüşmüştü. Ancak birçok büyükşehirde ve ilçe seçimlerinde görüldüğü üzere Millet İttifakı’na oy verme arzusu olan seçmen Cumhur İttifakı’nın söylemlerinden etkilenmemiş.

MİLLET İTTİFAKI KAZANIRKEN HDP DE KAZANDI MI?

2014 yerel seçimlerinde HDP/BDP 103 belediye kazanırken, 2019 yerel seçimlerinde 65 belediye başkanlığı kazanabildi. Her iki yerel seçim arası belki de DEP’ten bu yana Kürt siyasi hareketi için en başarılı ve çalkantılı dönem oldu. 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Selahattin Demirtaş’ın %10 seviyesinde oy alması, 2015 Haziran seçimlerinde ilk defa seçim barajının aşılması HDP’nin batı bölgelerde daha rahat teşkilatlanmasını, Kürt yurttaşların daha az yaşadığı bölgelerde görünür olmasının yolunu açmıştı.

Ancak çözüm sürecinin sona ermesi, Suriye’de ve Türkiye’de PKK ile TSK arasındaki çatışmaların yeniden yoğunlaşması iktidar ile HDP arasındaki ipleri oldukça gerdi. Şiddet ortamı ve HDP içerisinden gelen bazı açıklamalar partinin 2014-2015 Haziran döneminde Türkiye genelinde topladığı sempatinin ve oy oranının gerilemesine neden oldu. 2016’da eş başkanlar Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ile beraber birçok HDP’linin tutuklanmasıyla beraber partinin örgütlerinde ciddi oranda değişimler ve eksilmeler meydana geldi. 2017 referandumunun Cumhur İttifakı tarafından zafere ulaşmasında HDP’nin etkin bir propaganda süreci yürütememesi etkili oldu. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde özellikle HDP’nin yüksek oy aldığı mahallelerde katılım oranı %10-15 oranında azaldı ve “Evet” oyları Cumhur ittifakından çok daha yukarı taşındı.

2018 genel seçimlerinin üzerinden dört yıl geçmişken hala HDP doğu bölgelerde neden oy kaybettiğini analiz etmiş ya da analiz etmeye yeltenmiş değil.

2018 genel seçimlerinde ise HDP 2015 Haziran’da olduğu gibi bazı sosyalist partilerle ittifak yaparak seçime katıldı ve %11,7 ile barajı geçerek meclise girdi. Ancak HDP 2018 genel seçiminde Kürt yurttaşların yoğunlaştığı bölgelerde oy kaybederken batı bölgelerde oy kazandı. HDP’nin batıda oy kazanması toplumun geniş kesimi ve siyaset bilimciler tarafından Millet İttifakı seçmeninin HDP’ye barajı geçmesi için kerhen oy verdiği yönünde yorumlandı. Kaldı ki durum bundan farklı değildi. 2018 genel seçimlerinin üzerinden dört yıl geçmişken hala HDP doğu bölgelerde neden oy kaybettiğini analiz etmiş ya da analiz etmeye yeltenmiş değil. 2019 yerel seçimleri ise HDP’nin biraz daha güç kaybettiği seçim oldu. Yaklaşık 40 belediyeyi çoğunluğu AK Parti’ye olmak üzere diğer partilere kaptıran HDP’nin kazandığı bölgelerde de oy oranında ciddi azalmalar var. HDP, 2018 genel seçimlerinde %77,6 oy aldığı Van/Saray’da, %61,9 oyu bulunan Van/Çatak’ta, %64 oy aldığı Hakkari/Çukurca’da ve %60 oy aldığı Mardin/Dargeçit’te belediyeleri AK Parti’ye kaptırdı. 2019 yerel seçimlerine partiler bazında bakıldığında HDP’nin net bir şekilde kayıplara uğradığı görülecektir. Ancak yazının en başında da belirttiğim üzere 2019 yerel seçimlerine bizler ittifaklar dünyasında gittik. Her ne kadar resmi olmasa da…

HDP 2019 YEREL SEÇİMLERİNDEN EN AZ CHP KADAR KAZANÇLI ÇIKTI. NEDEN Mİ?

2015 Haziran ve 2018 genel seçimleri Kürt hareketinin Kürt olmayan vatandaşlarla en yakın teması kurduğu, en çok oy aldığı seçimler olarak öne çıkmaktadır. Ama oy aldığı iki seçim arasında ‘’seçmenin rızası ve gönüllülüğü’’ ciddi bir makas bulunuyor. 2015 Haziran seçimlerinde Kürt siyasi hareketine ilk defa oy veren seçmenin motivasyonu hem HDP’nin söylem ve politikalarına destek hem de barajı geçmesi umuduyla verilmişti ancak 2018 genel seçimlerinde bu seçmen sadece barajı geçmesi için HDP yönünde oy kullandı. 2015 Haziran-2018 genel seçimleri arasında Kürt seçmenlerin yoğunlaştığı bölgelerde oy kaybetmesi HDP’nin Türkiyelileşme iddiasından uzaklaştığını-uzaklaştırıldığını göstermektedir.

2015 Haziran-2018 genel seçimleri arasında Kürt seçmenlerin yoğunlaştığı bölgelerde oy kaybetmesi HDP’nin Türkiyelileşme iddiasından uzaklaştığını-uzaklaştırıldığını göstermektedir.

HDP, 2019 yerel seçimlerinde boykot kararı alsaydı ya da İstanbul ve Ankara başta olmak üzere belirleyici olduğu yerlerde aday çıkarsaydı çok yüksek ihtimalle CHP’nin kazandığı birçok belediye şu anda Cumhur ittifakı partileri tarafından yönetiliyor olacaktı. Kürt olmayan ve geçmişte Kürt siyasi hareketiyle yolu hiç kesişmemiş muhalif seçmenlerin hem 2015 Haziran hem de 2018 genel seçimlerinde HDP’nin barajı geçebilmesi ve AK Parti’nin geriletilmesi için HDP’ye oy vermişti. Bu oy verme davranışı özellikle CHP tabanını, HDP genel merkezine karşı 2019 yerel seçimlerinde ‘’Şimdi destek sırası sizde’’ tarzında bir beklentiye sokmuştu. HDP’nin Millet İttifakı’nın lehine aday çıkarmadığı bölgelerin kazanılması, HDP’yi ve HDP seçmeninin sistemin içerisinde kalmasının önünü açtı. İstanbul ve birçok büyükşehir belediyesinin iktidar tarafından kazanılması yalnızca o gün kazanılan belediyeler anlamına gelmeyecek bugünkü aritmetiğin iktidar açısından daha avantajlı olmasını sağlayacaktı. Ama HDP’nin asıl kazancının başka bir nokta olduğunu düşünüyorum. HDP’nin Millet İttifakını desteklemiş olması genel seçimlerde HDP’ye oy vermeyen ancak sert eleştiriler de yöneltmeyen kitlenin HDP’ye karşı pozisyonunu korumasını sağladı. HDP’nin bu kitleyle bağının kopmamış olması bugün hala daha Karadeniz ve Orta Anadolu gibi Kürt yurttaşların Türkiye geneline göre çok daha az yaşadığı bölgelerde konuşulabiliyor hatta destekçi bulabiliyor olmasının önünü açıyor. HDP, bu özelliğiyle öncül partilerinden ayrışıyor. Yoksa BDP’den, HADEP’ten, DTP’den ne farkı kalır ki? Bence HDP’nin 2019 yerel seçimlerinde Millet İttifakı’na destek vermesi ve seçimi kazandırması HDP’yi Kürtler dışındaki kesimlerle iletişimini ve sempatisini korumasına katkı sunan gelişme oldu. O nedenle birçok belediyesini tekrar kazanamamış olsa da 2019 yerel seçimlerinin kazançlı partilerinden biride HDP olmuştur.

MİLLET İTTİFAKI HDP’YE DESTEK VEREBİLİR MİYDİ?

Bu yazıda öne çıkarmak istediğim nokta 2019 yerel seçimlerinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde HDP’nin küçük farkla kaybettiği dört belediyeyi irdelemek ve neden kaybettiğini, Millet ittifakının desteğini neden alamadığına dair birkaç analiz yapmak.

HDP, 2019 yerel seçimlerinde dört belediyeyi %1 civarındaki oy farklarıyla kaybetti

  • Muş-Malazgirt
  • Bitlis-Tatvan
  • Şanlıurfa-Viranşehir
  • Batman-Gercüş

Yukarıda belirttiğim ilçelerde belediye başkanlıklarını AK Parti kazandı. 2018 genel seçimlerinde ise tüm ilçelerde HDP birinci parti durumundaydı. 2019 yerel seçimlerinde ilçelerde nasıl sonuçlar elde edilmiş inceleyelim.

 

MALAZGİRT

  • Malazgirt’te AK Parti HDP’den sadece %0,1 oranında fazla oy alıyor ve seçimi kazanıyor.
  • CHP adayı ise %20 oy alıyor ve seçilemiyor. Muhalefetin Malazgirt’te birleşememesi AK Parti’ye bir belediye kazandırıyor.

 

TATVAN

  • Tatvan’da AK Parti seçimi HDP’nin %0,9 önünde tamamlıyor ve belediyeyi kazanıyor. Millet ittifakı ortaklarından CHP ve İyi Parti ise ilçede %2,5 oranında oy elde ediyorlar. Millet ittifakı üyelerinden birinin dahi HDP’yi desteklemesi Tatvan’da seçimin kaderini değiştirebilirdi.

VİRANŞEHİR

  • Viranşehir’de AK Parti, HDP’nin %0,9 puan önünde seçimi kazanıyor. Burada Millet ittifakının %2,2 oy oranı bulunuyor. Millet ittifakının HDP’yi desteklemesi durumunda AK Parti’nin belediyeyi kaybetmesi gündeme gelebilirdi.

 

GERCÜŞ

  • Gercüş’te Millet İttifakının %1,8 oy oranı bulunuyor ve HDP seçimi %1,3 oy farkıyla kaybediyor. Diğer ilçelerde olduğu gibi Gercüş’te de muhalefetin birleşmesi AK Parti’nin seçimi kaybetmesinin yolunu açabilirdi. 

 

DÖRT BELEDİYEYİ KİM KAYBETTİ?

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde HDP’nin çok küçük farklarla kaybettiği ve Millet İttifakı’nın aday gösterdiği ilçeleri belirttik. Bu ilçelerde Millet İttifakı partilerinin aday göstermemesi seçimin kaderini HDP adına olumlu etkileyebilirdi ancak aday gösterdiler ve HDP %1 ve daha az farklarla seçimleri kaybetti. Burada aklıma ilk olarak şu sorular geliyor.

  1. Millet İttifakı’nın desteğini HDP mi alamadı, Millet İttifakı mı HDP’yi desteklemedi? 
  1. Millet İttifakı belirttiğim bölgelerde aday çıkarmasa İstanbul’u, Ankara’yı, Antalya’yı kazanabilir miydi?
  • İlk soruya kesinlikle HDP’nin Millet İttifakı’nın desteğini alamadığı seçeneğiyle cevap vermek gerektiği kanaatindeyim. Hem Cumhur ittifakının HDP’ye karşı ötekileştirme söylemleri hem de HDP’li bazı yöneticilerin söylem ve eylemleri Millet İttifakı’nın HDP’ye yönelik adım atmasının önündeki en büyük barikat olarak duruyor. Hiç unutmam 2018 genel seçimlerinden önce Fox TV’de Fatih Portakal ve İsmail Küçükkaya’nın hazırladığı ‘’Liderler Fox’ta’’ programına seçimlerin hemen öncesinde katılan Pervin Buldan’ın yayın boyunca defalarca ‘’Sayın Öcalan’’ şeklinde hitap etmesi 2019 yerel seçimlerinde Millet İttifakı’nın HDP’ye doğru bir adım atamamasının temellerinden biridir. Pervin Buldan’ın açıklamaları sadece bir örnek. Oysa süreç içerisinde daha dikkat çekici söylemler de olmadı değil. Düşüncem HDP’nin Millet ittifakından destek alacak kadar Türkiyelileşemediğidir.
  • İkinci soru içinse kesinlikle kazanılmazdı diyeceğim. Cumhur İttifakı bileşenlerinin 2017 referandumu itibariyle HDP ve HDP’ye sıcak bakan ya da nötr insanlara karşı geliştirdiği sert dil milli hassasiyetleri yoğun olan yurttaşların HDP’ye dokunan partilerden uzaklaşmasına, tepki koymasına neden olması muhtemeldi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesi AK Parti’nin yerel ve genel seçimde tek rakibi olarak HDP’nin öne çıktığı bölgede Millet İttifakı bileşenlerinin aday çıkarmaması batı şehirlerinde Millet ittifakının ayağına dolanan bir argüman olacaktı. 

PolitikYol'da yayınlanan yazılar her gün öğlen mailinizde!

Mert Uzunsoy
Mert Uzunsoy
1997 yılında Samsun’da dünyaya geldi. İlk ve Ortaöğrenimini Ordu’da tamamladı. 2015-2020 yılları arasında Trakya üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesinde Ekonometri bölümünde lisans eğitimini aldı. Lisans eğitimine devam ederken Trakya, Doğu Karadeniz ve Ankara’da siyasi aritmetiğin değişimine dair araştırmalar yaptı. Lisans eğitimini tamamladıktan sonra ise daraltılmış bölge seçim sistemi, partiler arası oy geçişleri, yanlış oy kullanımı gibi konularda araştırmalarda bulundu. Şu an ise Ankara’da yaşamakta ve araştırmalarını Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) bünyesinde sürdürmektedir.
spot_img
PolitiYol Telegram'da
PolitikYol.com Podcast

GÜNÜN YAZILARI

SÖYLEŞİLER

SOSYAL MEDYA

13,609BeğenenlerBeğen
10,160TakipçilerTakip Et
50,352TakipçilerTakip Et
9,354AboneAbone Ol

GÜNDEM

ÇEVİRİLER

Bir Cevap Yazın

YAZARIN DİĞER YAZILARI