Cumartesi, Eylül 24, 2022

Muhalefet bloğu Meclisi de nasıl kazanır?

İlkan Dalkuç
İlkan Dalkuç
İlkan Dalkuç, İzmir doğumlu, 60. Yıl Anadolu Lisesi ve Ege Üniversitesi İİBF İktisat Bölümü mezunu. Dış haberler üstüne medyada çalıştı. Çeşitli mecralardaki Türkiye siyasetine dair yazıları ve konuşmalarının ardından dostlarıyla birlikte Daktilo1984 kurdu. Şu an Daktilo1984 yorumcusu ve yayın koordinatörü.

Kılıçdaroğlu’nun liste ittifakının başarısı için sadece partilerin uyumu da yeterli olmayacaktır. Bu partiler uyumla çalıştıktan sonra seçmenleri de yer yer partilerini de aşacak bir motivasyon ve kararlılıkla sandığa giderse; liste ittifakı gerçek bir başarı sağlayacaktır.

Cumhurbaşkanlığı ve Parlamento seçimlerine bir yıldan az bir süre kalmışken, anketlerde muhtemel muhalefet adayları karşısında geride kalmaya başlayan Tayyip Erdoğan’ın ilk stratejisi, muhalefetin birden fazla aday çıkartmasını sağladıktan sonra Cumhurbaşkanlığı seçimlerini ikinci tura taşımak olacaktır. Erdoğan’ın sonraki hamlesi de seçimlerin ikinci turunda mecliste çoğunluğu sağlayamamış bir muhalefet ile karşılaşmaktır. Çoğunluğu olmayan muhalefet karşısında Erdoğan bu sayede istikrar vaad eden isim olacaktır. Anketlerde gerilerde kalmış olmasına rağmen Erdoğan için seçimlerde tek çıkış yolu budur.

Muhalefet seçimlerin ikinci tura kalması ihtimali, seçim sonrası ülkenin istikrarını, hedeflenen anayasa değişikliklerini ve yargı reformunu gerçekleştirmek için mecliste 300, 360 hatta 400 vekili hedeflemek zorundadır. Bütün bunlara karşın; seçimlere giderken muhalefet bloğu ise olmadığı kadar parçalı bir halde. Ekonomiden insan haklarına, sağlıktan eğitime AKP hükümetin her alandaki başarısızlıklarına rağmen AKP’nin de Afyon’dan Erzurum’a, Kilis’ten Sakarya’ya az nüfuslu illerde çekirdek tabanını koruduğu görülüyor.

Muhalefet seçimlerin ikinci tura kalması ihtimali, seçim sonrası ülkenin istikrarını, hedeflenen anayasa değişikliklerini ve yargı reformunu gerçekleştirmek için mecliste 300, 360 hatta 400 vekili hedeflemek zorundadır.

SANDIK DENKLEMLERİ

Tüm anketlere göre AKP’nin oyları geçen seçimlere kıyasla kayda değer oranlarda azalsa da yüzde olarak anketlerde CHP ile aynı seviyede ya da üzerinde çıkmayı başardığı gibi D’hondt sisteminde meclisin yapılanmasını belirleyecek olan seçim çevreleri üzerinden bakıldığında, en çok seçim çevresinde birinci parti olacağı kesin gibi. D’Hondt sistemi o bölgede birinci olan partiye avantaj sağlar. 2018 seçimlerinde AKP 87 seçim çevresinin 68 tanesinde, CHP sadece 8, HDP ise ancak 11’inde ilk sırayı aldı. CHP’nin Ankara, İstanbul, Antalya, Adana gibi büyük seçim çevrelerinde ve hali hazırda önde olduğu yerlerde oylarını daha çok arttırırken, küçük illerde bu durum gözlenmemektedir.

TEAM Araştırmanın “Dindar Seçmenler Araştırması”nda da gösterildiği üzere, dindarlık arttıkça 2018’de AKP’ye oy vermiş seçmenlerinde AKP’ye sadakât de  artmaktadır.[1][2][3] Buradan hareketle küçük illerde AKP oyları daha az düşmektedir. Sonuç olarak AKP gelecek seçimde de ikinci parti bile olsa en çok seçim çevresinde birinci parti olan yani seçim sisteminden en çok avantaj sağlaması muhtemel siyasi parti olacaktır. Muhalefet en çok seçim çevresinde birinci olmanın yolunu aramalıdır.

Adalet ve Kalkınma Partisi, Nisan ayında yaptığı seçim yasası değişikliği ile seçime ayrı listelerden giren partilerin yaptığı ittifakların vekil dağılımına etkisinin önüne geçti. Bu süreçte muhalif partiler çeşitlenmeye de devam ettiler. 6 muhalif partinin yanyana geldiği 6’lı Masa, HDP ve Sol aktörler, Yeniden Refah Partisi, Memleket Partisi ve Zafer partisi bizi en az 10 parçaya ayrılmış bir muhalefet tablosuyla karşı karşıya bıraktı. 10 parçaya ayrılmış bir muhalefetin de seçimlerdeki doğal neticesinin, en çok seçim çevresinde birinci parti olacak AKP’nin lehine olacağı açıktır.

Akademisyen ve araştırmacı Nezih Onur Kuru ise parlamento seçimlerindeki son durumu şöyle özetlemektedir; “Cumhur İttifakı, yeni seçim yasasıyla birlikte 2023’te başkanlık seçimini ilk turda kazanamasa bile %43 ve üzeri oy oranıyla, aynı ittifakta olsalar dahi seçim bölgelerinde kendi listeleriyle ayrı ayrı seçime giren muhalefet partileri karşısında TBMM çoğunluğunu (301 milletvekili) elde etme şansını elde etti.”.[4]

ALTERNATİF İTTİFAK YOLLARI

Bütün bu şartlara karşı muhalefetin de yapabileceği şeyler var. Bu konuda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yakın zamanda farklı bir ittifak yolunu, liste ittifakını ifade etti, “Elbette ki arzu eden parti bağımsız girebilir. Bağımsız girecekse karşı taraf nasıl yapacak? Bir sefer önümüze bir gerçek var. Her siyasi parti en az 41 ilde kendi logosu ile seçine girmek zorunda ya da hiç seçime girmeyecek yani başka partinin logosuyla girebilir. 41 ilde bağımsız yani kendi partisi altında girenlerin, geri kalan 40 il ve 87 seçim çevresinde müşterek girme ihtimali olabilir. Bu konuda bir çalışma yaptık. ‘Hangi illerde ortak liste çıkarırsak hangi illerde bağımsız hangi illerde ortak listeyle girersek daha başarılı oluruz’ diye simülasyonlar yaptık. Arkadaşlarımız çalışmalarımızı ittifakı oluşturan diğer partilere giderek bunları anlattı. ‘Kazancımız kaybımız ne olur?’ diye bu çalışmaları sürdürüyoruz.”.[5]

Şu günlerde muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı meselesi muhalif partiler için kısır ve kilitli bir hale geldi. Bu meseleyi çözmenin yolu belki de Cumhurbaşkanlığından önce meclis için masaya oturmaktan, gerçekçi ama yüksek hedeflere ulaşmanın yolunu aramaktan geçer.

Kılıçdaroğlu’nun liste ittifakının başarısı için sadece partilerin uyumu da yeterli olmayacaktır. Bu partiler uyumla çalıştıktan sonra seçmenleri de yer yer partilerini de aşacak bir motivasyon ve kararlılıkla sandığa giderse; liste ittifakı gerçek bir başarı sağlayacaktır.

Seçimlerin ardından olası vekil transferleri risklerine karşı güvenilir, seçmen bazında etkili ve seçmende karşılığı olan aday listelerine muhalefet gerek duyacaktır. Doğru liste de muhalefete yetmeyecek; seçmenleri kendi partileri adına farklı partilere oy verdirecek bir politik motivasyonu, katılımı muhalefetin sağlaması gerekecektir. Artık demografi muhalefetten yanadır. Seçimlere katılımı muhalefet artırmalıdır. Muhalefet için gelecek seçimlerdeki başarı ve başarısızlık muhalefetin kendi seçmenini sadığa götürüp götürmemesiyle ölçülecektir. 

SONUÇ

Şu günlerde muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı meselesi muhalif partiler için kısır ve kilitli bir hale geldi. Bu meseleyi çözmenin yolu belki de Cumhurbaşkanlığından önce meclis için masaya oturmaktan, gerçekçi ama yüksek hedeflere ulaşmanın yolunu aramaktan geçer. Meclis anayasa ve sistem tartışmalarının ötesinde somut ve muhalif bloğa ruhunu verebilecek bir ittifak sahasıdır. Unutulmamalıdır ki meclisi kaybetmek Cumhurbaşkanlığını da kaybetme riskini arttıracaktır. Muhalif partilerin meclis seçimlerindeki ittifakları da Cumhurbaşkanı seçimindeki ittifaklarını besleyecektir.

[1]https://www.youtube.com/watch?v=r0vjcs8SyI0

[2] https://twitter.com/etkiarastirma/status/1472128863417339907

[3] https://t.co/8zyilP7Vs3

[4] https://www.politikyol.com/muhalefet-meclis-cogunlugunu-kazanamazsa/

[5] https://www.gercekgundem.com/siyaset/357217/kilicdaroglu-gercek-gundeme-konustu-cumhurbaskanligini-da-meclisi-de-alacagiz-onemli-olan-24-haziranda-ne-yapacagimiz

PolitikYol'da yayınlanan yazılar her gün öğlen mailinizde!

İlkan Dalkuç
İlkan Dalkuç
İlkan Dalkuç, İzmir doğumlu, 60. Yıl Anadolu Lisesi ve Ege Üniversitesi İİBF İktisat Bölümü mezunu. Dış haberler üstüne medyada çalıştı. Çeşitli mecralardaki Türkiye siyasetine dair yazıları ve konuşmalarının ardından dostlarıyla birlikte Daktilo1984 kurdu. Şu an Daktilo1984 yorumcusu ve yayın koordinatörü.
spot_img
PolitiYol Telegram'da
PolitikYol.com Podcast

GÜNÜN YAZILARI

SÖYLEŞİLER

SOSYAL MEDYA

13,609BeğenenlerBeğen
10,160TakipçilerTakip Et
50,352TakipçilerTakip Et
9,354AboneAbone Ol

GÜNDEM

ÇEVİRİLER

Bir Cevap Yazın

YAZARIN DİĞER YAZILARI