Cuma, Nisan 19, 2024

Millet İttifakı seçimi kesin kazanacak!

Bence Cumhur ittifakı tarihin tozlu sayfalarındaki yerini hazırladı. Seçimi kazanma olasılığı “sıfır”. Çok iddialı biliyorum ama görebildiğim bu. Muhalefet ve vatandaş için umutsuzluk yaratan konular var. Partilerin konumlarını güçlendirmek için yaptığı çıkışlar endişe yaratıyor.

ABD, ÇİN, RUSYA: Putin geçen hafta oldukça can sıkıcı söylemlerde bulundu. Batı silahlarının etkili olduğu yerlere kadar operasyonu genişletme ve adım adım uygulama planından bahsetti. Bu söylemini destekler nitelikte Moldovya ile olan anlaşmasını iptal etti. Nükleer silah kartının hazır olduğunu söyledi. Piyasalar şimdilik oralı olmadı.
Çin, Rusya ilişkilerinin “Taş kadar sağlam olduğunu” açıkladı. Rusya – Çin ve Avrupa – Ukrayna ittifakları, dünyanın başına felaket tehlikesini her geçen gün azaltacağına arttırıyor.

FED ve ECB faiz beklentileri: FED tutanaklarının yansımaları devam ediyor. Yatırımcıların zirve beklentisi %5,36 seviyesine yükselmiş durumda. Mart ayında FED 25 baz, ECB 50 baz faiz artışı yapacak beklentisi var. Bu şekilde gerçekleşirse Euro/usd paritesi Euro lehine yeniden güçlenmeye başlayabilir.

Deprem ve Seçim: Depremin acıları ve yaralarının sarılması doğal olarak Türkiye’nin ağırlıklı gündemiydi. Dünya gündemi ile çok fazla ilgili değiliz. Deprem ve seçim. Tamamen bu iki konuya kilitlendik. Depremin ekonomiye yansımaları henüz çok az konuşuluyor. Oysa çok ciddi etkileyeceğini geçen haftaki yazımda kabaca rakamlarla açıklamıştım. Akademisyenler yavaş yavaş daha teknik rakamlarla raporlarını yayınlamaya başlayacaklardır önümüzdeki günlerde.

Kısaca rakamlara yansıyanlara bakacak olursak; Merkez bankası brüt döviz rezervi iki haftada 7 milyar dolar azaldı mesela. Krediler ciddi zayıfladı. Son iki haftalık kredi ortalaması 15 milyar lira. Ocak ayı ortalaması 60 milyar liraydı. Olmayan döviz azalmaya devam ederken, ekonomiyi canlı tutan krediler ciddi yavaşladı.

Geçen yıl başından beri ısrarla “Türk lirası kredi çekin mal alın” diye yazmaktan hiç usanmadım. Bakın Aralık 2022 ayının son haftası liste fiyatı 475 bin lira olan bir aracın Şubat 2023 ayının son haftası liste fiyatı 620 bin lira olmuş. İki ayda artış 145 bin lira. %30. Aracın tamamına aralık ayında %1,89 dan bir yıllık kredi çekseydiniz yükleneceğiniz kredi maliyeti 47 bin lira olacaktı. Bir yıllık faizin üç katını nerdeyse iki ayda kazanmış olacaktınız. Üstelik sıfır araç bulmak zor. Aynı aracın ikinci el fiyatı 675 liraya yükselmiş. Sadece arabada değil. Her üründe benzer durum söz konusu. Çamaşır makinasından peynire kadar. Vatandaş bu yüzden sürekli alışverişte. Kredi kartları, krediler sağ olsun. Bir yerde kilitleneceğiz. İşte o günden Türkiye’yi Allah korusun.

Depremin etkilerini, önümüzdeki günlerde konut sektöründe olumsuz etki yaratması şeklinde görebiliriz. Ancak arsa satışlarını hızlandırabilir. İnsanlar müstakil ev paniğine kapılacaktır.

Araba fiyatlarında artış yaşanabilir. Deprem bölgesinde ciddi araç kaybı yaşandı. Mevcut araçlarının sadece %15 civarında kaskosu olduğu söyleniyor. Bu durum arabaya talebi patlatmayacak olsa da bir miktar araç talebi artışı söz konusu olacaktır.

Seçim konusu netleşmeye başladı. Büyük olasılık seçimler zamanında yapılacak. Muhalefetin biran önce adayını netleştirip sahalara çıkması gerek. Türkiye’nin maddi ve manevi durumu çok karıştı. Hangi ittifakta olursa olsun, her parti kendi pozisyonunu güçlendirmeye çalışıyor. Çünkü seçimden nasıl bir ortamın çıkacağı belli değil. Vatandaşımız maddi ve manevi darmadağın olmuş şekilde seçime gidecek. Seçim sonrası çok ilginç sonuçlara gebe.

Geçen yıl başından beri ısrarla “Türk lirası kredi çekin mal alın” diye yazmaktan hiç usanmadım. Bakın Aralık 2022 ayının son haftası liste fiyatı 475 bin lira olan bir aracın Şubat 2023 ayının son haftası liste fiyatı 620 bin lira olmuş.

Bir tarafın “Ümmetin lideri Erdoğan” demesiyle diğer tarafın “Sürahi olsa ona oy veririm” demesi aynı duygusal karmaşanın göstergeleri bana göre. Millet ittifakının konuşulan adaylarına bakıyorum. Hepsi nitelikli, bilge, dürüst, devlet tecrübeli, liyakati olan kimseler. Onları “sürahi” ile kıyaslamak en hafif tabiri ile ayıp. Zaten Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılına talip olanlar neden sürahiyi aday göstersin ki. Millet ittifakının kadroları Türkiye’yi düzlüğe çıkaracak bilgi ve liyakate sahip, yeter ki siyasetin çirkin yüzünün etkileyici cazibesine kendilerini kaptırmasınlar.

Bence Cumhur ittifakı tarihin tozlu sayfalarındaki yerini hazırladı. Seçimi kazanma olasılığı “sıfır”. Çok iddialı biliyorum ama görebildiğim bu. Muhalefet ve vatandaş için umutsuzluk yaratan konular var. Partilerin konumlarını güçlendirmek için yaptığı çıkışlar endişe yaratıyor. Bir de “Ben buna oy vermem, şuna oy vermem” diyen seçmenin çokluğu. Aslında demokratik bir ülkede bir adaya oy vermek kadar, vermemek de anasının ak sütü kadar doğal bir hak.

Ancak Türkiye’nin içinde olduğu şu ortamda “Kişiye değil, sisteme oy vereceğini” anlamak çok daha mantıklı olacaktır. “Ona, buna oy vermem” diyenlerin sandığa gidip gitmemesi yeni Başkanın kazanmasını önleyemeyecektir. Sadece yüzde kaç ile Başkan olacağını belirleyecektir. Yeni Başkan %52 ile mi yoksa %58 ile mi seçilecek? Karar verici olacaklar. Siyaset uzmanlarının, akademisyenlerin, toplum bilimcilerin hatta anket şirketlerinin bile kendi doğruları ve bilgileri ışığında görüşleri çok belirleyici olamayacaktır sanırım bu seçimde. Çünkü bu gurubun içinde de “Bu aday olmazsa kazanılmaz, şöyle yapılırsa kaybedilir” diyenler çoğunlukta. Kim ne derse desin, bu yıl iktidar değişecektir.

PİYASA

DOLAR/TÜRK LİRASI: Üç haftadır doların tüm paralar karşısında değer kazanmasının etkisi ile yükseldi. Henüz Türkiye’nin özeli bir hareket yok. Ancak teknik, zıplamaya çok fazla zaman kalmadı diyor. Hedef, iki ay içinde 21,5 – 22 lira arası. Buralar panik fiyatlaması değil. Normal teknik hareket. İki haftadır aynı şeyi yazıyorum mecburen.

BİST100: ABD ve Avrupa borsaları, Majör Merkez Bankalarının faiz artışı güncellemelerine henüz tepki vermemiş görünüyor. D&J endeksi çok kritik bir yerden haftayı kapadı. 32.600 puan civarı bu hafta içinde destek ama 32.050 puanın altına gelmesi panik satışları getirebilir. 29.500 puan bir anda hedefe girer.

Bist: Bu hafta direnç 5230 puan civarı. Destek 5000 puanda. Yabancı yok, hacim yok. Borsa babaları satamıyor, kuruluşlar ve devlet destekliyor. Bu durumda borsada sallanıp duruyor. Deprem yüzünden çimento ve demir, çelik hisseleri prim yaptı. Bundan sonrası için, leasing, beyaz eşya, mobilya, taşıt şirketlerini göz önünde bulundurmakta fayda var. Bir kez daha kısa vade düşünerek al-sat yapacakları ve kredili işlem yapanları, “yapmamaları” konusunda uyarayım.

ALTIN/ONS: Israrla “majör ülke faiz artırımları olduğu müddetçe altın yükselemez” demeye devam edeceğim. Altın aslında daha sert düşebilirdi ama, Rusya – Ukrayna savaş alanının derinleşeceği ve büyüyebileceği endişesi altını ayakta tutuyor. Böyle bir durum olursa faiz artışından bağımsız olarak altın hızlı tırmanır. Geçen hafta “1810 dolar seviyesine inse bile yukarı toparlaması önemli” demiştim. Dönemeyip haftalar önce bahsettiğim 1785 dolar desteğini görecek gibi duruyor.

Burası benim gibi risk algısı düşük biri için bile cezbedici bir yer. Dolar, 19 lira altındaysa lira karşılığı almak çifte kazanç getirisi sağlayabilir. 1785 dolar aşağı kırar mı, tabii ki. Ama uzun zamandır “altında fazla beklentiniz olmasın, gidebileceği yer en fazla 1900 dolar” dedim. İlla ki risk alacaksanız buradan bence alınabilir. Onu anlatmaya çalışıyorum.

EURO/USD: “Paritede 1,0470 görülebilme olasılığı varsa da, ben 1,06 seviyesinin altında kalmasını beklemiyorum” tahminde bulunmuştum. 1,06 kırıldı. Yine de ben Euro’nun dolara göre bu yıl daha iyi getiri sağlayacağını düşünüyorum. Birkaç hafta 1,05-1,08 bandında dinlense de 1,1180 hedefim duruyor. Geçen yılın son çeyreğinden beri “Mart 2023 sonuna kadar 1,08 civarında kalıp Nisan ayıyla 1,12 seviyelerine yükseleceği” tahmininde bulunuyordum. 1,11 seviyesine çok hızlı geldi. Bu hızı hazmedip yoluna devam edecektir bence.

DOLAR ENDEKSİ: Üç haftadan beri 105 puana hatta biraz daha üstüne gidebileceğini ama, 105 puanın üstünde kalamayacağını tahmin ettiğimi yazmıştım. 105,20 puan üstünde iki-üç hafta kalmadığı müddetçe bu tahminimde ısrarlıyım. Üç hafta önce 100 puanı hedef gösterenler artık 109 puanı hedef gösteriyor. 100 puanı göremiyordum, 109 puanı da göremiyorum.

BRENT PETROL: Geçen hafta “ 86,85 dolarda direnci, 80 dolarda desteği var. Ben desteğini test etme olasılığını daha yüksek görüyorum.” Tahmininde bulunmuştum. 81,80 doları gördü. Destek ve dirençlerde bir değişiklik yok. Ama, 75 dolar yeniden hedefte.

PolitikYol'da yayınlanan yazılar her gün öğlen mailinizde!

spot_img
PolitiYol Telegram'da

GÜNÜN YAZILARI

SÖYLEŞİLER

SOSYAL MEDYA

13,609BeğenenlerBeğen
10,160TakipçilerTakip Et
60,616TakipçilerTakip Et
9,354AboneAbone Ol

GÜNDEM

ÇEVİRİLER

Bir Cevap Yazın

YAZARIN DİĞER YAZILARI