Salı, Nisan 23, 2024

Mide ve Sindirim Sistemi Hastalıkları ile Ramazan ve Oruç

Banu Salman
Banu Salman
Dr. Banu Salman, 1976 yılında Ankara’da doğdu. 1998 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun olarak diyetisyen ünvanını, 2007 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde yüksek lisansını tamamlayarak bilim uzmanlığını ve ardından Doğu Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi doktora programını tamamlayarak da doktor ünvanını aldı. 2000-2010 yılları arasında Ankara Özel Güven Hastanesi Beslenme Bölüm Başkanılığını yürüttü. Amerika Harvard Üniversitesi’nde; 2010-2014 yılları arasında “Lifestyle Medicine Tools For Promoting Healthy Change”, “Treatment of Obesity “ ve “Obesity and Diet” konularında eğitimler aldı. 2012-2020 yılları arasında Doğu Akdeniz Üniversitesi, Biruni Üniversitesi ve Yüksek İhtisas üniversitesi’nde misafir öğretim görevlisi olarak verdiği derslerle genç meslektaşlarının yetiştirilmesinde görev aldı. Günümüzde ise, 2010 yılında kurmuş olduğu olduğu danışmanlık merkezinde hasta/danışan kabulüne devam etmekte, yurt içi ve yurt dışı firmaların kurumsal beslenme danışmanlıklarını yürütmektedir.

 

Oruç sırasında sağlıklı beslenme kadar vücutta yaşanan değişimler konusunda da bilinçli ve dikkatli olmak gerekiyor. Beslenme düzeninin birdenbire değişmesi orucun ilk günlerinde kan şekerinin düşmesi, vücut ısısının azalması, üşüme, başağrısı, uyku hali ve halsizlik gibi sorunların yaşanmasına neden olabilir. İşte bu nedenle iftarda mideye aşırı yüklenmeyip doğru beslenmek gerekiyor. Ramazan, doğru beslenildiği takdirde sürekli çalışan bedenimizin toksin atılımını sağlamak için iyi bir fırsattır. Vücut, bu dönemde zararlı fazlalıkları atarak kendini yeniler, mide-bağırsak sistemi istirahate çekilir, gün içersinde alkol ve sigara alımı olmadığı için vücuttaki kan temizlenir, ciğerler yenilenir.

Özetle; Ramazan ayında uygulanan dengeli bir diyet ile ; kan kolesterol düzeyi düzenlenmekte , gastrik asidite düşmekte, kabızlık ve diğer sindirim sistemi hastalıkları önlenmekte ve sağlıklı yaşam şekli ortaya çıkmaktadır. Dengeli ve yeterli bir diyet kişiyi ramazan ayı boyunca sağlıklı ve aktif tutabilir.

Ramazan ayında özellikle mide ve sindirim sistemi rahatsızlığı olanların ise daha dikkatli olmalarında fayda var..

Mide ve Sindirim Sistemi ve Ramazan

Büyük bir sosise benzeyen mide, besinlerin bağırsağa geçmeden önce bir süre kaldığı bir tür  torbadır

Midenin üç temel fonksiyonu vardır:

  • Birinci olarak, yutulan yiyecek için bir depo görevi yapar.
  • İkincisi, yiyeceğin hidroklorik asit ve pepsin gibi sindirime yardımcı sıvılarla karışmasını sağlamak için çalkalama görevidir.
  • Üçüncü işlevi ise vücuda yiyeceklerle birlikte giren birçok bakteri ve değişik mikroorganizmaları yok etmektir.

Mide ve Sindirim Bozuklukları

İltihap kökenli (gastrit) ve diğer mide rahatsızlıkları sindirim güçlüğü olarak tanımlanan bir dizi bozukluğa yol açar. Midede şişkinlik, ağırlık duygusu, bulantı, geğirme, ağızda kötü tat  ve koku, bazen yanma ve ekşime ile midenin olduğu bölgede ağrı görülür. Yine reflü de mide sıvısının  yemek borusuna geri kaçması olarak basitçe tanımlanabilir.  Bu durumda ise, sabahları ağızda acı bir tat , ağız ve boğazda oluşan aftlar, faranjit vb  sağlık problemleri ortaya çıkabilir.

Mide fıtığı ve reflü hastalığı olanların yemek yedikten hemen sonra yatmamaları ve mide asidini arttırıcı durum ve gıdalardan uzak durmaları gerekmektedir. Uzun süren bir açlığın ardından birden çok fazla miktarda yemek yenilmesi rahatsızlık oluşturacaktır. Bu nedenle bu hastalar Ramazan ayı boyunca yemek sonrası yatış pozisyonunda olmamalı ve bir defada fazla gıda alımından kaçınmalıdırlar.

Gastrit ve Peptik Ülser :

Gastrit ve peptik ülserlilerde genellikle artmış mide asit salınımı mevcuttur. Açlık halinde ise hastaların şikayetleri artmaktadır. Yapılan araştırmalar ülser hastalarında orucun; kanama, delinme, tıkanma gibi komplikasyonları artırması nedeniyle, aktif ülser hastalarının oruç tutmamaları önerilmektedir. Daha önce ülser tanısı ile tadavi edilmiş ve kontrollerinde iyileştiği saptanmış kişilerin oruç tutmasında bir sakınca yoktur. Ekşime, yanma, kazıntı gibi yakınmaları olan gastritlilerin, uzun süreli açlık durumlarında bu şikayetlerinin arttığı saptanmıştır. Bu nedenle bu hastaların da oruç tutmamaları ve mide asidini artırıcı gıdalardan uzak durmaları gerekmektedir.

Kronik Pankreatit :

Kronik pankreatit hastalarının oruç tutmaları önerilmemektedir. Açlık sonrası ölçüsüz yemek yenmesinin mideyi aniden genişletebilir ve buna pankreas iltihaplanması eşlik edebilir.

Karaciğer Hastalıkları;

Alkole bağımlı ise alkol alımı olmayacağından oruç rahatlama sağlayabilir. Ancak hastalık siroza ilerlemiş ise uzun süre açlık konsantrasyon bozukluğuna neden olacaktır. Sirotik hastalarda,mide rahatsızlıkları da birlikte bulunduğu için, mide yakınmalarda artış gözlenir.

Kabızlık ve İshal :

Bağırsak hastalıkları genellikle kendini kabızlık ya da ishal ile belli eder. Bunlar, crohn hastalığı, ülseratif kolittir. Diğer iltihabi bağırsak hastalıkları gibi günlük düzenli ilaç kullanım zorunluluğu, susuzluğa yatkınlık ve kronik bir hastalığa sahip olmanın getirdiği beslenme bozuklukları nedeniyle oruç tutmaları tavsiye edilmez.

Spastik Kolon:

Spastik Kolon adı ile bilinen “irritable bağırsak hastalığı “ olanlarda ise; Ramazan boyunca manevi rahatlamanın getirdiği (endorfin isimli bir hormon salınımı sonucu) etki sonucu hastalık belirtilerinde azalma görülebilir. n Kabızlık sorunu ile karşılaşmamak için günlük sıvı alımı artırılmalıdır. Sıvı alımı, iftar ile sahur öğününde bol su tüketerek ve öğünlerde ayran, cacık, komposto gibi sıvılar içilerek çoğaltılabilir.

Böbrek Hastalıkları:

Böbrek hastalığı olanların vücutta sıvı dengeleri ayarlanamadığı için gün içinde bol bol sıvı almaları gerekmektedir. Bu nedenle oruç tutmamaları önerilmektedir.  Diyalize giren böbrek hastaları ise kesinlikle oruç tutmamalıdırlar..

Mide ve Sindirim Rahatsızlığı Olanlar İçin Ramazana Özel Öneriler :

  • Yemeklerinizi yavaş yiyiniz ve iyi çiğneyiniz.
  • Yemeklerden sonra yatmayınız..
  • Hızlı ve aşırı miktarda yemek yemeyiniz..
  • Özellikle kızartma, baharatlı, salçalı ve aşırı yağlı gıdalardan uzak durunuz..
  • Gerektiğinde doktor kontrolünde asit baskılayıcı tedavi alınız..
  • Yemekleri ve içecekleri çok soğuk ve çok sıcak tüketmekten kaçınınız.
  • Yağlar mide asit salgısını azaltıcı etkiye sahiptirler. Ancak diyet yağının artması başka hastalıklara (koroner kalp hastalıkları, kanser v.b.)  zemin hazırlayacağından aldığınız yağ türü ve miktarına dikkat etmeniz gerekmektedir. Aldığınız enerjinin %25-30’u yağlardan gelmelidir. Yağlardan zeytin yağı, ayçiçek yağı ve mısır özü yağı gibi  bitkisel yağları kavurmadan tüketmeyi tercih ediniz.
  • Yağda kızarmış / kavrulmuş etler, sucuk pastırma, sakatat, salam, sosis, salamura balık tüketmekten kaçınınız.
  • Bazı bireylerde süt şekerine karşı intolerans görülmekte, karın ağrısı, gaz ve diyare(ishal) oluşmaktadır. Buna bağlı olarak; süt tüketiminde aşırıya kaçmamalı (1-2 su bardağı/ gün ) ve yanında bir başka besinle (bisküvi, kabuksuz muz, etimek v.b.) beraber tüketmeye özen gösteriniz. Bu tarz rahatsızlığı olan bireyler rahatlıkla “laktozsuz süt” tüketebilirler..
  • Kepekli tahıl ürünleri ve kurubaklagil türevlerini (kurufasülye, nohut, barbunya, mercimek v.b.) tüketmekten sakınınız.
  • Sebzeleri iyi pişmiş olarak tüketmeye özen gösteriniz. Ancak yemeklerin pişirilmesi sırasında yağı yakmamalı, tüm besinleri çiğden koymalı  ve kavurmadan kaçınılmalıdır.
  • Asit içeri yüksek meyve (portakal, mandalina, kivi v.b.) ve meyve sularını tüketmeyiniz. asitli meyveler dışındaki meyveleri(muz, elma, armut v.b.) kabuksuz olarak yiyebilirsiniz. Ancak bazı meyveler ağrıya neden oluyorsa diyetinizden çıkarınız.
  • Tuz; mide duvarını olumsuz yönde etkilediği için mümkün olduğunca az  tüketiniz, tuzlanmış salamura besinlerden kaçınınız.
  • Baharatlar; mide duvarında ödem ve harabiyete neden olabilmektedir. Bu    nedenle turşu, soğan, sarımsak, limon tuzu, zeytin, sirke ve acılı besinlerden uzak durmaya özen gösteriniz
  • Kahve; içerdiği kafein maddesi nedeni ile sindirim güçlüğüne neden olabilir. Ramazan süresince , su kaybına da neden olacağından, koyu çay, kahve, neskafe içmeyiniz.

 

Sağlık ve keyif dolu bir Ramazan ayı olması dileklerimle..

Dr. Dyt. Banu Salman

 

Referanslar

  1. Tibi S, Ahmed S, Nizam Y, Aldoghmi M, Moosa A, Bourenane K, Yakub M, Mohsin H. Implications of Ramadan Fasting in the Setting of Gastrointestinal Disorders. Cureus. 2023 Mar 31;15(3):e36972. doi: 10.7759/cureus.36972.
  2. Abbas Z. Gastrointestinal health in Ramadan with special reference to diabetes. J Pak Med Assoc. 2015 May;65(5 Suppl 1):S68-71.

PolitikYol'da yayınlanan yazılar her gün öğlen mailinizde!

Banu Salman
Banu Salman
Dr. Banu Salman, 1976 yılında Ankara’da doğdu. 1998 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun olarak diyetisyen ünvanını, 2007 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde yüksek lisansını tamamlayarak bilim uzmanlığını ve ardından Doğu Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi doktora programını tamamlayarak da doktor ünvanını aldı. 2000-2010 yılları arasında Ankara Özel Güven Hastanesi Beslenme Bölüm Başkanılığını yürüttü. Amerika Harvard Üniversitesi’nde; 2010-2014 yılları arasında “Lifestyle Medicine Tools For Promoting Healthy Change”, “Treatment of Obesity “ ve “Obesity and Diet” konularında eğitimler aldı. 2012-2020 yılları arasında Doğu Akdeniz Üniversitesi, Biruni Üniversitesi ve Yüksek İhtisas üniversitesi’nde misafir öğretim görevlisi olarak verdiği derslerle genç meslektaşlarının yetiştirilmesinde görev aldı. Günümüzde ise, 2010 yılında kurmuş olduğu olduğu danışmanlık merkezinde hasta/danışan kabulüne devam etmekte, yurt içi ve yurt dışı firmaların kurumsal beslenme danışmanlıklarını yürütmektedir.
spot_img
PolitiYol Telegram'da

GÜNÜN YAZILARI

SÖYLEŞİLER

SOSYAL MEDYA

13,609BeğenenlerBeğen
10,160TakipçilerTakip Et
60,616TakipçilerTakip Et
9,354AboneAbone Ol

GÜNDEM

ÇEVİRİLER

Bir Cevap Yazın

YAZARIN DİĞER YAZILARI