Cumartesi, Eylül 24, 2022

Mezarlık, İstanbul Sözleşmesi, sadakat hukuku

Fuat Keyman
Fuat Keyman
Prof. Dr. Fuat Keyman, Lisans ve yüksek lisans eğitimini Orta Doğu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü'nde, doktorasını Kanada'da Carleton University'de yapmıştır. Doktora sonrası çalışmalarını Harvard Üniversitesi ve Wellsley College´da sürdürmüştür. Bilkent ve Koç üniversitelerinde çalışmış olan Keyman halen Sabancı Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesidir. Bilim Akademisi üyesi de olan Keyman’ın yurtdışında ve yurtiçinde yayımlanmış çok sayıda yayını bulunmaktadır.

Danıştay 10. Dairesi’nin onayladığı karardan sadece kadına karşı şiddet bağlamında değil, hukukun tanınmaması açısından da endişe duymalıyız. Hukuk siyasallaşırken, sadakat hukuku liyakat hukukunun yerini alıyor.

Son on yıldır Türkiye, kadına karşı şiddetin ve kadın cinayetlerinin giderek arttığı bir ülke oldu.

Yapılan araştırmalar, son yıllarda, yaklaşık 4 bin kadının öldürüldüğünü ortaya çıkartıyor.

Her gün en az bir kadın öldürülüyor.

Bu yılın Mayıs ayında 36, Haziran ayındaysa 31 kadınımızı kaybettik.

Şiddetten öldürmeye kadar kadınların yaşamlarının ciddi tehlikede olduğu bir ülkeye dönüşüyoruz.

Kadın dernekleri bu sorun üzerine etkili ve önemli çalışmalar yapıyorlar. Kadın cinayetleri ve kadına karşı şiddet ile ilgili haberler basın organları yoluyla yayınlanıyor.

Fakat bu çabalar bu üzücü ve kabul edilemez Türkiye tablosunu ve gerçeğini değiştirmiyor.

Aksine, şiddete maruz kalan ya da öldürülen kadınlarımızın sayısı her geçen gün artıyor.

Bu sorun, Türkiye’nin çözülmesi gereken temel sorunlarından biri konumuna geliyor.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ VE SADAKAT HUKUKU

Buna karşın, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Cumhur İttifakı’yla yönetilen Türkiye’de iktidar, kadına karşı şiddet ve kadın cinayetleri sorununu çözmek çabasının tam tersi bir istikamette ve tavırda hareket ediyor.

Kadına karşı her tür şiddetin ve ev içi şiddetin önlenmesi için kritik önem taşıyan İstanbul Sözleşmesi’ni, kanunlara ve teamüllere aykırı bir şekilde, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle fesh ediyor ve yürürlükten kaldırıyor.

Farklılıkları içinde kadınların çoğunluğunun itirazına ve ‘bu karar ile dolaylı olarak şiddeti teşvik ediyorsunuz’ ikazına rağmen.

Bu konuda, başta Prof. Feride Acar olmak üzere, Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Bertil Emrah Öder ve önemli akademisyenler, hukukçular, sivil toplum temsilcileri yaptıkları ciddi çalışmalar temelinde İstanbul Sözleşmesi’nin Cumhurbaşkanlığı kararıyla tek taraflı olarak fesh edilemeyeceğini ve tekrardan yürürlüğe sokulması gerektigini vurgulayan değerlendirmeler yapıyorlar. Bu çabalar da hükümet tarafından dinlenmiyor.

Kadın cinayetleri devam ediyor; bu da, hükümetin yaptığı hatadan dönmesi için bir anlam taşımıyor.

Hükümet, kadına karşı şiddete ve kadın cinayetlerine gözünü kapatıyor. Giden kadınlarımız geri gelmiyor.

Hükümet, kadına karşı şiddete ve kadın cinayetlerine gözünü kapatıyor.

Ara ara, “kadın cinayetleriyle mücadele için bizim İstanbul Sözleşmesine ihtiyacımız yok” türünden açıklamaları duyuyoruz.

Giden kadınlarımız geri gelmiyor. Kadınlarımızı kaybetmeye devam ediyoruz.

Bu süreçte, Ankara Barosu önemli bir adım atıyor ve Cumhurbaşkanın bu kararının iptali için dava açıyor.

Danıştay 10. Dairesi davayı inceliyor ve kabul edilemez bir kararla, davayı iki muhalif üyeye karşı üç oyla redediyor: Meclis’in kanun çıkararak onayladığı uluslararası antlaşmaların Cumhurbaşkanı kararı ile “Türkiye bakımından feshedilebileceği” şeklinde bir içtihatı yaşama geçiriyor.

Halbuki yasa açık:  “Bir işlem hangi usule uygun tesis edilmişse aynı usule uyularak feshedilmesi gerekmektedir. TBMM’nin uygun bulma kanunuyla yürürlüğe giren bir anlaşmanın feshi ancak TBMM’nin uygun bulma kanunuyla kaldırılması kararı ve Cumhurbaşkanının uygun bulmasıyla yürürlükten kaldırılacaktır. Sadece Cumhurbaşkanı kararıyla feshedilemez.

Uluslararası anlaşmaların feshedilmesine ilişkin işlemler Cumhurbaşkanı’nın yürütme yetkisinde değildir. TBMM’nin yasama faaliyetindedir. Anayasaya göre Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenmesi mümkün değildir”.

Danıştay 10. Dairesi, Meclis’in kanunla onayladığı bir uluslararası antlaşmanın tek imzalı bir “Cumhurbaşkanı kararı” ile yürürlükten kaldırılmasını uygun buluyor.

Sadece kadına karşı şiddet ve aile içi şiddet bağlamında değil, hukukun hukukçular ve üst mahkeme tarafından tanınmaması temelinde de endişe duymamız gereken bir karar.

T24’de, 20 Temmuz’da, Ali Ulusoy, kararla ilgili altını vurgulayarak çizeceğimiz şu eleştiriyi yapıyor:  “Danıştay 10. Daire kararı, hem esas yönünden değerlendirme gerekçesinin idare hukuku teorisi açısından vahameti, hem de usulde paralellik ilkesini açıkça göz ardı etmesi yönlerinden bence ciddi biçimde sorunlu.”

Danıştay 10. Dairesi, bu kararı 2 üyenin itirazına karşı 3 üyenin evet demesiyle alıyor.

İtiraz eden iki üye, sadece var olan Anayasa’yı ve yasaları hatırlatıyorlar. Var olan yasalar, yukarıda alıntıladığımız gibi, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle uluslararası anlaşmaların feshi yapılamaz diyor.

Nokta.

Ama değil: üç üye, yasalar bu kadar açıkken, hukuku tanımayarak evet oyu kullanıyorlar.

Hukuka değil iktidara sadakat, liyakat değil sadakat tercih ediliyor.

Sadakat hukuku diyebileceğmiz bir tavır sergileniyor.

Hukuk siyasallaşırken, sadakat hukuku liyakat hukukunun yerini alıyor.

Kadınların her gün öldürüldüğü ve şiddet gördüğü bir dönemde, Danıştay, İstanbul Sözleşmesi’nin feshini böylece uygun görüyor.

MEZARLIK

Politikyol’da, Sezin Öney’in ve Gamze Pamuk Ateşli’nin yazılarında vurguladıkları gibi,  şüphesiz ki, hukuk mücadelesi ve siyasal mücadele devam edecektir.  Hukuk alanında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar her yol ve ilgili her kurum denenecektir.

Siyasal mücadele de, başta kadın örgütleri olmak üzere, siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, düşünce kuruluşları ve üniversiteler tarafından yapılacaktır.

İstanbul Sözleşmesi ile ilgili tüm bu süreç yaşanırken, kadın cinayetlerini ele alan ve dört bölümden/hikayeden oluşan Netflix dizisi “Mezarlık”ı izledim.

Evren Oğuz’un yapımcılığını, Abdullah Oğuz’un yönetmenliğini yaptığı, bölümlerini ve hikâyesini içerik ve kurgu olarak çok başarılı bir şekilde Özden Uçar, Onur Böber ve Evren Oğuz’un yazdığı Mezarlık, Birce Akalay ve Olgun Toker’in müthiş oyunculuklarıyla, çok beğenerek izlediğim bir dizi oldu.

Bir gerilim ve polisiye dizi olarak, ki ülkemiz de çok örneğini bulamıyoruz, Mezarlık, hikayesi ve kurgusuyla üst düzeyde ve Türkiye’den de bu alanda çok iyi işler çıkar dedirtiyor.

Son dönemde çok beğenerek izlediğim dizilerden biri oldu.

İzlenmesi zor; çünkü kadın cinayetlerine odaklanıyor ve bu konuda erkek egemen toplumsal ve kurumsal yapının yarattığı engeller içinde başarılı olmanın zorluğu, çabaları anlatıyor.

Hukukun ve kurumların erkek egemen yapısının bu sorunun çözümünde ciddi bir engel olduğunu izliyorsunuz.

Ama, mücadele önemli. Faili meçhul cinayetlerin arşivlendiği ve en alt katta bir yere atılan bir odada, ki bu niteliği içinde Mezarlık olarak adlandırılıyor, bir grup polis büyük bir çaba ve mücadele içinde kadın cinayetlerinin üzerine gidiyorlar ve çözüyorlar.

Kurgusu, hikayesi ve oyunculuğu çok başarılı Mezarlık’ı izlenmesini tavsiye ederim.

Danıştay 10. Daire’sinin hukuku ve var olan yasaları hiçe sayarak aldığı karara karşı, Mezarlık, kadına karşı şiddetin bitmesi için mücadele devam edecek mesajını veriyor.

Erkek egemen hukuk sadakat hukukuyla birleşse de…

PolitikYol'da yayınlanan yazılar her gün öğlen mailinizde!

Fuat Keyman
Fuat Keyman
Prof. Dr. Fuat Keyman, Lisans ve yüksek lisans eğitimini Orta Doğu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü'nde, doktorasını Kanada'da Carleton University'de yapmıştır. Doktora sonrası çalışmalarını Harvard Üniversitesi ve Wellsley College´da sürdürmüştür. Bilkent ve Koç üniversitelerinde çalışmış olan Keyman halen Sabancı Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesidir. Bilim Akademisi üyesi de olan Keyman’ın yurtdışında ve yurtiçinde yayımlanmış çok sayıda yayını bulunmaktadır.
spot_img
PolitiYol Telegram'da
PolitikYol.com Podcast

GÜNÜN YAZILARI

SÖYLEŞİLER

SOSYAL MEDYA

13,609BeğenenlerBeğen
10,160TakipçilerTakip Et
50,339TakipçilerTakip Et
9,354AboneAbone Ol

GÜNDEM

ÇEVİRİLER

Bir Cevap Yazın

YAZARIN DİĞER YAZILARI