Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), bankalar tarafından borçlarına karşılık el konacağı iddia edilen Doğa Koleji için atılacak adımı planlamaya başladı. İktidarın eğitimdeki özelleşme projesinin sekteye uğrayabileceği endişesi ile el konma konusunun ikinci planda kaldığı öğrenildi. Okulların parçalanarak, kurtarılması gündemde. Doğa Koleji, 2 aydır öğretmenlerine maaş ödememesiyle gündeme gelmişti. 

Özele yönelik teşvik uygulamasının kademeli olarak kaldırılacağının açıklanmasının ardından sene başından itibaren özel kurumlarda kemer sıkma politikları başladı. MEB’in ise koşulların daha kötüye gitmesini engellemek için süreci yavaşlattığı öğrenildi. Son olarak devlet okullarını “nitelikli” bulmayan velilerin yöneldiği özel okullarda fiyatlarda ciddi yükseliş yaşanırken, birçok okulun sene ortasından başlayarak yaşadığı iflas tartışmaları da velilerin güvensizliğine neden oldu.

Cumhuriyet’ten Ozan Çepni’nin haberine göre, 2011’de kurulan, yabancı sermaye ile büyüyen 123 kampusu ile dikkat çeken Doğa Koleji markası, 2016’da Metal Yapı Konut Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Saçaklıoğlu’na devredildi. Devir işlemlerinin ardından Saçaklıoğlu, her yıl 100 milyon dolar, 5 yıl içinde 500 milyon dolar yatırım yaparak okulların büyüyeceğini belirtse de 2 yıl içinde maaş ödeyemez duruma geldi. İnşaat alanında ciddi yatırımları bulunan Saçaklıoğlu’nun sektördeki kriz nedeniyle yaşanan sorunları okul yönetimlerine de yansıdı. Kurum bünyesindeki sayısı 10 bine yaklaşan öğretmenin eğitim öğretim ödenekleri unutulurken, maaşları da yarım olarak yatmaya başladı. Maaş ödemelerinin yüzde 30’a kadar düştüğü öğrenildi.

Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde erken kayıt ve kayıt yenileme işlemi gerçekleştirmek isteyen velilerin birçok ilde okullarda muhatap bulamaması da güvensizliği doruk noktasına çıkardı. MEB’de, bu kadar fazla sayıda okul, öğretmen ve öğrenciye sahip bir kurumun ekonomik olarak batmasının maliyetinin de büyük olacağı değerlendirmesi yapıldı. Özel okul imajının da bu süreçten kötü etkileneceği belirtilirken, el koyma, kayyım atama ve sonrasında satış formüllerinin de risklerinin değerlendirildiği öğrenildi. İflasın eşiğinde olduğu ileri sürülen okulların kamu bütçesine yük olmasının önüne geçebilmek için yasal koşullar yumuşatılarak özelden özele sermaye değişimlerinin hızla gerçekleştirilmesi fikrinin öne çıktığı belirtildi. Doğa Okulları için ise ilk planda bütüncül bir devrin kolay olmamasından kaynaklı, kayyım atama yerine bölgesel veya tekil olarak, potansiyellere göre satış işlemlerinin gerçekleştirilebileceği formüller üzerinde durulduğu öğrenildi.